YİTİRDİKLERİMİZ: Yusuf Salih (Kara Yusuf)

Lefkoşa Sancağı’nın ilk serdarı, spor adamı, eğitimci kişiliğiyle bilinen, ‘Kara Yusuf’ lakabıyla tanınan bir kişi…

YİTİRDİKLERİMİZ: Yusuf Salih (Kara Yusuf)
  • 20 Ağustos 2018, Pazartesi 9:49

Serkan SOYALAN

Kıbrıs Türk toplumunun mücadele yıllarında almış olduğu görevlerle ve eğitimci kişiliğiyle yüzlerce genci yetiştirmesiyle toplumun gönlünde taht kuran Yusuf Salih ya da toplum tarafından bilindiği adıyla Kara Yusuf, 1916 yılında Aya Kebir (Dilekkaya) Köyü’nde doğdu.

Bir süre sonra, annesi İsmet Hanım ve bakkal dükkânı işleten babası Salih Yusuf’la birlikte, Lefkoşa, Kaymaklı’ya yerleşti. Yusuf Salih’in babası Salih, bakkal dükkânı işletmeden önce aşçılık da yapmış ve bundan dolayı da kendisine “Aşçı Salih” de denmişti.

Lise eğitimini Lefkoşa’da tamamlayan Salih, daha sonra 2 yıllık spor öğretmenliği eğitimi aldı.

Mısır ve Filistin’de 7 yıl çalıştı

İngiliz ordusuna spor eğitmeni olarak katılarak, Mısır ve Filistin’de 7 yıl görev yapan Salih, savaşın sona ermesiyle Kıbrıs’a döndü. Salih, sporcu kişiliğinin getirisi olarak çeşitli futbol kulüplerinde futbol oynadı, antrenörlük yaptı. Bu arada, futbol dışındaki spor dallarının da Kıbrıs Türk halkı arasında yaygınlaşması için çaba harcadı.

Esmer teninden dolayı Kara Yusuf olarak bilinen Yusuf Salih, Lefkoşa Türk Lisesi’nde spor öğretmenliğine atandı. Bu arada, Köroğlu Ailesi’nin kızı Mürüde Hanım’la evlendi ve Işıl, İsmet ve Süleyman isimli 3 çocuğa sahip oldu.

Öğretmenlik yıllarında sadece sporla değil izcilikle de ilgilenen Salih, Kıbrıs’ın ilk izci liderlerindendir. Salih, yıllarca öğretmenlik yaptıktan sonra Maarif Dairesi’nde müfettişliğe terfi ettirildi.

Disiplini hep ön planda tuttu

Disiplini daima ön planda tutan Salih, sert mizaçlı biriydi. Oğlu Süleyman Ergüçlü, babasını anlatırken, “Çok sert bir adamdı, eli sürekli havadaydı” şeklinde babasını özetler. Deneyimli gazeteci Akay Cemal de Yusuf Salih’in sert mizacını disiplinli kişiliğine bağlayarak, “Beden Eğitimi öğretmenliğinden geldiğinden disiplin onun için en başta gelen husustu. Herkes kendisine saygı duyar, hiç kimse sözünden çıkmazdı” dedi.

Gençlere büyük önem veren Yusuf Salih, gençlere örnek olmak adına sürekli nasihatlerde bulunur, onlara babacan bir tavırla yaklaşırdı.

TMT’nin kuruluşunda da önemli görevler alan Salih, Lefkoşa Sancağı’nın ilk Serdarı’ydı. Salih, TMT bünyesinde eğitim çalışmalarını yürüttü, TMT için adaya gelen silahların yerlerine ulaştırılmasında görev aldı.

1960 yılında adaya çıkan ilk Türk birliklerini karşılayanlar arasında olan Salih, izci üniformasıyla, Türk Alayı Komutanı’nı Mağusa Limanı’nda karşıladı.

Dr. Fazıl Küçük dostluğu

Kıbrıs Türk toplum lideri Fazıl Küçük ile de yakın dostluğu olan Yusuf Salih, zaman zaman Dr. Fazıl Küçük’ün sahibi olduğu Halkın Sesi Gazetesi’ne gider ve Küçük ile uzun sohbetler yapardı. Bu sohbetlerde genellikle toplumsal olaylar ele alınır ve fikir alışverişinde bulunulurdu.

Deneyimli gazeteci Akay Cemal, Lefkoşa’nın ilk Serdar’ı olan Yusuf Salih ile anılarını şu sözlerle anlatıyor: “Ben genç bir gazeteci iken, Lefkoşa’da Polis Sokağı ile Mahmutpaşa Sokağı’nın kesiştiği köşe üzerinde aynı sokağı kullanırdık ve sık sık karşılaşırdık. Selamlaşır, ayaküstü sohbete dururduk”.

Salih’in ailesine çok düşkün bir kişiliği olduğunu da söyleyen Cemal, “Kara Yusuf yolda yürürken, etrafına güven veren bir duruşa sahipti. İri yarı, azametli bir duruşu vardı. Halk o zor günlerde, bir İsmail Sadıkoğlu’nu bir de Kara Yusuf’u sokakta yürürken gördüğünde güven duyar, etraflarına güven aşılarlardı” dedi.

Hayatını kaybettiğinde 47 yaşındaydı

18 Ağustos 1963’te kalp krizi sonucu hayatını kaybettiğinde 47 yaşındaydı ve Gençlik Gücü Spor Kulübü’nün başkanıydı.

Yusuf Salih’in oğlu Süleyman Ergüçlü, babasının hayatını kaybettiğinde kendisinin 9 yaşında olduğunu söylerken, yaşadığı o acı günü şu sözlerle anlattı:

“Ben babamla, özellikle başkalarının bana babamı anlattıklarıyla tanıştım. Babam, evde lavaboda yüzünü yıkarken, kalp krizi geçirmiş ve orada hayatını kaybetmişti. Doktorun anneme anlattığına göre, ani gelen kalp krizi, babamı çok erken öldürmüştü. Babamın öldüğü gün, biri sünnet olacaktı ve tatlı almak için beni Tatlıcı Altan’a yollamışlardı. Tatlıcı Altan’ın yeri şimdi hisarın üzerinde, Cumhurbaşkanlığı’na giden yolun üzerindeydi. Ben orada tatlı alırken, ambulansın geldiğini gördüm. Kanlı Mescit’in oradan içeriye dönmüştü. Yollar daracık olduğundan dolayı yavaş ilerliyordu. Ben de elimde tatlılarla peşine düştüm ve koşmaya başladım. Baktım ambulans bizim evin önünde durdu. Bizim evin önü çok kalabalıktı, ağlayan bir yığın insan vardı. O sırada çocuğun biri bana geldi ve ‘Baban öldü!’ dedi. Ardından da sedye ile babamı evden çıkarttılar ve ambulansa koydular. Ben hemen ağlaya ağlaya anneme koştum ve sarıldım. Beni kardeşim İsmet ile oradan aldılar ve Lefkoşa’nın Yediler bölgesinde bulunan Önder Ağabeyimin evine götürdüler. Oradan da Dereboyu’nda bir eve gitmiştik”.

Her yıl anılıyor

Babasının ölümünü çok sonra öğrenen küçük Süleyman bu olayı ise şöyle anlatıyor: “Babamın evden sedye ile çıkartılmasından sonra birileri geldi ve bana ‘Baban ölmedi, Londra’ya tedavi olmaya gitti’ dedi. Ben de öldüğünü bildiğim halde, buna inanmak istedim. Eylül ayında Atatürk İlkokulu’na kayıt olmak için gittiğimde, orada kayıt işlemini yapan öğretmenler baba adını sorduğunda ‘Yusuf Salih’ dedim. ‘Hangi Yusuf?’ diye sorduğunda bir öğretmen diğerine, ‘Rahmetli Kara Yusuf’ dediğinde ben ağlayarak, koşar adımlarla eve gittim ve anneme ‘Babam öldü mü?’ diye sordum. ‘Evet anneciğim’ deyince annem, sarıldım ve ağlamaya başladım. İşte o vakitten sonra babam benim için gerçekten ölmüştü. Babam öldükten sonra annem, çok zor günler yaşadı. Ekonomik bir dar boğaza girdi. Zaten babamın hayatını kaybetmesinden kısa süre sonra aralık ayında çatışmalar başladı. Şimdi babam her yıl TMT’nin düzenlediği etkinliklerle anılıyor.”

Ergüçlü soyadını almasında yine babasının büyük etkisi olduğunu da söyleyen Süleyman Ergüçlü, “TMT’de babamın kod adı ‘Güçlü’ydü. Ben de soyadımı almak için gittiğimde, ‘Güçlü’yü almak istedim. Oradaki memur bu ismin alındığını söyledi ve önüne veya arkasına bir şey eklersek alınabileceğini vurguladı. Ardından da ‘Er’i önerdi. Önce sonuna koyduk ‘Güçlüer’ oldu. Alınmıştı. Bu kez de başına koyduk ve ‘Ergüçlü’ olduk” dedi.

Süleyman Ergüçlü, İngiliz Koleji’ne giderken, Türk öğretmenlerinin hepsinin babasının öğrencisi olduğunu da söyleyen Ergüçlü, başından geçen bir anısını da şu sözlerle anlatıyor: “Babam rahmetli olduktan sonra, anneme babamın spordan dolayı hayatını kaybettiği şeklinde bir inanç gelmişti. O yüzden benim spor yapmamı hiç istemedi ve müsaade etmedi. Ben mahallede futbol bile oynamadım. Ben de okula gittiğimde beden eğitimi dersi hocamız, sporda başarısız olduğumu görünce, ‘Sakın Kara Yusuf’un oğluyum deme başka bir yerde de inanmayacaklar’ demişti.”

Beğendim 0 Muhteşem 2 Haha 0 İnanılmaz 1 Üzgün 1 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 8 8 0 0 18 24
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 8 6 1 1 10 19
3 BAF ÜLKÜ YURDU 8 5 2 1 12 17
4 CİHANGİR GSK 8 4 2 2 2 14
5 TÜRK OCAĞI LİMASOL 8 4 1 3 8 13
6 GÖNYELİ SK 8 4 1 3 2 13
7 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 8 4 0 4 6 12
8 BİNATLI YSK 8 3 1 4 -3 10
9 GENÇLİK GÜCÜ TSK 8 2 3 3 -2 9
10 LEFKE TSK 8 2 3 3 -4 9
11 ÇETİNKAYA TSK 8 2 3 3 -6 9
12 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 8 2 2 4 -4 8
13 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 8 1 5 2 -8 8
14 GİRNE HALK EVİ 8 2 0 6 -5 6
15 ESENTEPE KKSK 8 1 1 6 -13 4
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 8 0 3 5 -13 3
yukarı çık