'YÖDAK bundan sonra radikal kararlar alacak'

banner37

YÖDAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, YÖDAK tarafından 2010 yılında Netkent Üniversitesi’ne verilen öğretime başlama izninin iptal edildiğini söyledi.

'YÖDAK bundan sonra  radikal kararlar alacak'

Mustafa ÖZYAĞCI

Yükseköğretim Planlama, Denetleme Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, Netkent Üniversitesi’nin, 4 Şubat 2010 yılında aldığı öğretime başlama izninin YÖDAK tarafından oybirliğiyle iptal edildiğini açıkladı.

Söz konusu üniversitenin birkaç problemi bulunduğunu, ancak bu birkaç problemden önce, online eğitimin, uzaktan eğitim konusu olduğunu belirten Hasgüler, bu uygulama şeklinin “KKTC Yüksek Öğretim Planlama ve Stratejisi” içerisinde, bugüne kadar uygulana gelen ve desteklenen üniversite sisteminin dışında ve onunla çelişen yönlere sahip olduğunu söyledi.

Hasgüler, şu bilgileri verdi:

“Bu üniversitenin YÖDAK’tan aldığı öğretime başlama izninin ise bakanlık tarafından yasal ayağı, yani ön açma izni yasaya uygun verilmemiştir. Yüksek Öğrenim Yasası’na göre, bir üniversitenin YÖDAK’a öğretime başlama iznine başvurabilmesi için asgari 3 fakülte ve 6 bölüm için bakanlıktan ön açma iznine sahip olması gerekiyor. Bu şart sağlanmadan YÖDAK’a gelindiği halde, 2010 yılında o dönemin YÖDAK başkan ve kurulu, eksik gelen bu işlemi öğretime başlama iznine çevirdi, yani yanlış yaptı. Yasal olarak üniversite olunması için, YÖDAK fakülte kuramaz.”

Hasgüler, “Top artık Milli Eğitim Bakanlığı’nda, ya ön açma iznini iptal edecek ya da ne yapacağına   karar verecek”  dedi.

Hasgüler, özellikle bundan sonra akreditasyonlarda “akredite” edilirken kalite standartlarında öğrenci merkezli eğitimlerin Yükseköğretime gireceğini de söyledi. 

KIBRIS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ali Baturay ve Akademisyen Mehmet Hasgüler’in hazırlayıp sunduğu ve KIBRIS TV’de yayınlanan ‘Empati’ programında bu hafta özellikle ülkemizdeki üniversitelerin genel yapısı ve eğitim verme standartları üzerinde duruldu.

 

“Yasanın amacı KKTC’nin tanırlılığını ve görünürlülüğünü artırmaktı”

Hasgüler, 1995 yılında Yüksek Eğitim Yasası hazırlanırken, aslında önceliğin yabancı dilde eğitim ve uluslararasılaşmanın ön plana çıkarıldığını söyledi.

Prof. Mehmet Hasgüler, bu yasayla birlikte amaçlanan şeyin; hem yurtdışından öğrenci getirmek, hem KKTC’nin tanırlılığını ve görünürlülüğünü artırmak, hem de ekonomik kalkınmaya katkı koymak olduğunu vurguladı.

Bu uygulamalar ve çabaların yanı sıra, birçok üniversitedeki eğitimcinin girişimleri sayesinde Yüksek Eğitim Adası olma yolunda epeyce yol kat edildiğine vurgu yapan Hasgüler, bunun gerçekleşmesi için geçmişte hükümetler tarafından üniversitelere özel destekler verildiğini ifade etti.

Uzaktan eğitimin, örgün eğitimle yükseköğretim yapan üniversitelere öğrenci gelmemesine neden olacağının altını çizen Hasgüler, ayrıca bununla birlikte, bugüne kadar yapılan çabanın boşa gitmesine neden olacağı gibi, yüksek eğitimin imajına ve ekonomik kayıplarına da yol açacağını söyledi.

 

“KKTC ‘de ve Türkiye’de bir irade ortaya konulmaya çalışılıyor”

Mehmet Hasgüler, bu sayede, gerek KKTC’de gerekse Türkiye’de uzaktan eğitim konusunda bir iradenin ortaya konulmaya çalışıldığını söyledi.

Uzaktan eğitimle ilgili herhangi bir yasal mevzuat üretilmediği gibi, herhangi bir tüzük ya da herhangi bir yönetmenlik çıkarılmadığına da dikkat çeken Hasgüler, ancak birkaç köklü üniversitenin geçmişte uzmanlaşmış bir iki bölümle uzaktan eğitim verdiğini ve bunun da “okyanusta damla” gibi göründüğünü söyledi. Hasgüler, “Bunlar hem bakanlıktan ön açma izni temin etti, hem de YÖDAK’tan öğretime başlama izini aldılar” dedi.

Hasgüler, özellikle bu köklü üniversitelerin örgün eğitim alanlarında derinleşmiş olmaları sebebiyle bunu yapmalarında herhangi bir sakınca olmadığına işaret etti.

Bir üniversitenin adada uzaktan eğitim vermeye başlamasının hem köklü üniversitelere haksızlık olduğunu hem de adadaki yükseköğretime bir olumsuzluk olarak yansıyacağını belirten Hasgüler, bu tür eğitimlerin KKTC’deki eğim stratejisi ve politikalarına uygun olmadığına ve potansiyel olumsuzluklara yol açabileceğine dikkat çekti.

 

“YÖDAK, oybirliğiyle izni iptal etti”

Bu konuda yeni girişimlerin cesaretlendirilmemesi için YÖDAK olarak geçtiğimiz hafta perşembe günü oybirliğiyle, 4 Şubat 2010 tarihinde YÖDAK tarafından verilen örgün eğitim izninin iptal edildiğini vurguladı.

Hasgüler, şöyle devam etti:

“Netkent Üniversitesi, bakanlıktan 3 fakülte ve 6 bölüm yasal şartı yerine getirilmeden YÖDAK’a başvuruldu. Bakanlık izni bulunamamış. Sadece bir üniversite izni var. Biz, ‘bakanlıktan bunun iznini çabuk alın’ diye çaba sarf ettik. Ancak galiba ya gerekli çabalar sarf edilemedi ya da ikna edilemedi. Örgün eğitim izinleri var, ancak uzaktan eğitim lafını içeren herhangi bir karar ya da ifade söz konusu değil. YÖDAK tarafından 4 Şubat 2010 tarihinde sehven verilen örgün eğitim izni bulunuyor, ancak bakanlık tarafından 31 Aralık 2009 tarihinde sadece bir üniversite izni söz konusu. Fakülte ve bölümleri kurma izinleri yok. Buna rağmen Şubat 2010’da YÖDAK’tan 8 bölüme ve 3 fakülteye izin çıkmış. O dönemki YÖDAK kararı yasa dışıdır. Ayrıca buradan da ‘uzaktan’ diye bir şey söz konusu değil. Dolayısıyla bu konunun tamamen gündemden kaldırılması maksadıyla ve bazı oldubittilere yol açmamak sebebiyle 4 Şubat 2010 tarihinde YÖDAK tarafından verilen örgün eğitim izni kurul üyelerinin çeşitli gerekçelerle ve bugünkü kurulun oybirliğiyle almış olduğu karar neticesinde iptal edildi. İzinsiz olan alanlarla ilgili de faaliyetler gösterildiği takdirde yasal şartlar çalıştırılacak.”

 

“Türkiye ile KKTC arasındaki anlaşmada sadece örgün eğitim var”

Mehmet Hasgüler, “Türkiye ile KKTC arasındaki Yüksek Öğretim Uluslararası Anlaşması’nda sadece örgün eğitim konusunda işbirliği yapılacağı anlaşmayla kayıt altına alındı. Başka bir eğitim biçimi uluslararası anlaşmada yeri yoktur” dedi.

YÖDAK’ın aldığı kararın karşı tarafa tebliğ edildiğini de belirten Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, bu yasal şartlara uyulmadığı takdirde gerekli yasal işlemlerin uygulanacağını söyledi.

Son olarak, bir üniversiteye ön iznin verilmesi için, en az 3 fakülte ve 6 bölümün açılması şartının gerektiğini belirten Hasgüler, ancak bu şartlara uygun hiçbir faaliyetleri bulunmadığını ve YÖDAK’ın 2010 yılında almış olduğu kararında yasaya uygun olmadığını yineledi.

Güncelleme Tarihi: 18 Aralık 2018, 09:01
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER