banner6

“Yok oluşa sessiz kalmayacağız”

banner37

“Yok oluşa sessiz kalmayacağız”
banner151 banner143

Eniz ORAKCIOĞLU

   “TC-KKTC 2022 Yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması”nın içeriğindeki bazı maddelere sendikalar da tepki gösterdi.

   KIBRIS’a konuşan bazı sendikaların başkanları, protokoldeki sendikal haklar ile toplu iş sözleşmelerine yönelik maddelerin “kabul edilemez” olduğunu belirtti.

   Sendikaların eleştirdiği maddelerden biri; “Sendikal faaliyetler dışında, sendikaların kuruluş amaçlarını aşan siyasi, ideolojik faaliyette bulunmamalarına ve sendikal ayrımcılığı önlemeye yönelik mevzuat düzenlemeleri de dahil gerekli tedbirler alınacak”, diğeri ise; “Toplu İş Sözleşmeleri, süre bitiminden sonra otomatik olarak uzamayacak şekilde yeniden düzenlenecek”.

Bengihan: Kısıtlamalara geçit vermeyeceğiz

   Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Güven Bengihan, TC-KKTC 2022 Yılı İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması’nın iktisadi ve mali yapı dışında, Kıbrıslı Türklerin kimlik, kültür ve dokusunu yok etmek üzerine kurgulandığını ileri sürdü.

   Bengihan, protokol içerisindeki maddelerin, Kıbrıslı Türklerin kendi ayakları üzerinde durmasını veya daha güçlü bir ekonomik yapı sağlamak için hazırlanmadığını öne sürerek, aksine, ekonomik yönden bizi daha bağımlı hale getirmek,  iç işlerimize müdahale edebilmek ve siyasi irademizi elde tutmak için hazırlandığı görüşünü paylaştı.

   Protokolün, aile yapımıza, din ve kültürümüze, emek hayatımıza, demokrasimize sınırlamalar getirdiğinden bahseden Bengihan, bunun kabul edilemez olduğunu ifade etti.

   Bengihan, İşbirliği Çerçeve Belgesi Eylem Planı’nda, sendikaların görev, yetki ve sorumlulukları dışında herhangi bir eylem ve açıklama yapmasının sınırlandırılmak istendiğini anlatarak, “Sendikalar sadece kendi üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak için değil, demokrasiyi, insan haklarını ve özgürlüğünü korumak, anayasaya aykırı tüm siyasi gelişmelerle mücadele için de vardır. Ama protokolle yapılmak istenen, demokrasi ve anayasaya aykırı uygulamalara karşı sendikaların sessiz kalmasını sağlamaktır” dedi.

   Ülkedeki haksızlık ve hukuksuzluğa, toplumsal yok oluşa karşı sendikaların mücadele etmemesi için sendikaların yetkilerinin sınırlandırılmaya çalışıldığını iddia eden Bengihan, kısıtlamalara geçit vermeyeceklerini kaydetti.

   Bengihan, İşbirliği Çerçeve Belgesi Eylem Planı’na göre, Haziran 2022’ye kadar toplu iş sözleşmelerinin, süre bitiminden sonra otomatik olarak uzamayacak şekilde yeniden düzenleneceği maddesiyle ilgili şunları söyledi:

    “Toplu iş sözleşmelerinde, yenisi imzalanana kadar mevcudun devamı var.

   Sözleşmelerle, çalışanların, kötü niyetli işverene veya idareye karşı korumak amaçlanır.

   Protokolle murat edilen, emekçilerin toplu iş sözleşmeleri ile kazandıkları haklarını baltalamak, alım gücünü geriletmek, yasada değişiklik yaparak emekçilerin hak ve menfaatlerin son bulmasına sebep olmaktır”.

  Bengihan, bu ülkenin ilerici, demokratik ve aydın kesimleri ile örgütlerinin toplumsal yok oluşa dur demek için birlikte mücadele vermek ve eylem birlikteliği sağlaması gerektiğinin altını çizerek, çocuklarımıza daha iyi bir gelecek bırakma gailelerinin olduğunu vurguladı.

   “Kıbrıslı Türklerin bu topraklarda sonsuza dek var olması gailemiz var” diyen Bengihan, Kıbrıslı Türklerin 1950’lerde İngilizlere ve ardından da faşist Yunan yönetimine karşı toplumsal var oluş için dik duruşunu hatırlattı.

   Bengihan, toplumsal var oluş için ve bu topraklarda var olmak için mücadele vermeye devam edeceklerini kaydetti.

Atan: Yok oluşa doğru gidiyoruz

   Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası  (Kamu-Sen) Başkanı Metin Atan, daha önce varoluşla ilgili grevler yaptıklarını hatırlatarak, şimdi de imzalanan İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması ile yok oluşla karşı karşıya olduklarını iddia etti.

   Atan, protokolde sadece sendikaları “susturmanın” yer almadığını, kabul edilmeyecek, “kimliğimizi kaybettiren can alıcı” maddelerin de olduğunu belirtti.

   İşbirliği Çerçeve Belgesi Eylem Planı’nda, mayısta tamamlanması istenen “Sendikal faaliyetler dışında sendikaların kuruluş amaçlarını aşan siyasi, ideolojik faaliyette bulunmamalarına ve sendikal ayrımcılığı önlemeye yönelik mevzuat düzenlemeleri de dahil gerekli tedbirler alınacak” maddesiyle sendikaların susturulmaya çalışıldığını anlatan Atan, bunun diğer adının “terbiye etmek” olduğunu vurguladı.

   Atan, yapılması istenenlerin işbirliği çerçevesinde yer alan eylem planlarının demokratik yapıya sığmadığına dikkat çekti.

   “Sendikalar demokrasiyi ayakta tutan direklerdir” diyen Atan, yasal değişikliklerle sendikaları susturmalarına izin vermeyeceklerini söyledi.

   Atan, Türkiye ile ilişkiler konusunda bir sorun olmadığını ifade ederek, “Bu noktada Türkiye Cumhuriyeti’nin bir suçu yoktur, suçlu bizim hükümetimizdir. Kaldı ki mevcut hükümetin ömrünü de çok uzun görmüyorum” dedi.

   Ülkenin yangın yeri olduğunu, zamların önüne geçilemediğini, alım gücünün her gün düştüğünü belirten Atan, hükümetin bu sorunları çözmek yerine, halkın hakkını savunan sendikaları algı operasyonu ile susturmaya çalıştığını kaydetti.

   Protokolün tamamen “dayatma” olduğunu savunan Atan, halktan, protokole karşı durmaları konusunda ciddi derecede baskı olduğunu vurguladı.

   “Yok oluşa doğru gidiyoruz” diyen Atan, koltuk sevdası uğruna ülkenin dik duruşunu yitirdiğini ifade etti.

   Atan, yaşananlara sessiz kalmayacaklarını söyleyerek, “Yapılması gerekenlerin olduğu ortadadır. Ama her konuda sendikalara yüklenmek, her şeyi sendikalar üzerinden yürütmeye çalışmak kabul edilebilir değildir. Sendikalar yanlışa ses çıkardığı gibi, doğruya da destek veriyor. Öte yandan bu ülkeyi sömürene, kızını, yeğenini makamını kullanarak işe alana neden ses çıkarılmıyor” dedi.

Aşam: Birçok madde yok oluşla ilgilidir

   Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (Dev-İş) Genel Başkanı Koral Aşam, protokolün bütününde altını çizdikleri birçok maddenin toplumun yok oluşu ile ilgili olduğunu söyleyerek, sendikaların kendi arasında değerlendirmelerde bulunduğunu ve gerekenlerin yapılacağını kaydetti.

   Aşam, “Sendikal faaliyetler dışında sendikaların kuruluş amaçlarını aşan siyasi, ideolojik faaliyette bulunmamalarına ve sendikal ayrımcılığı önlemeye yönelik mevzuat düzenlemeleri de dahil gerekli tedbirler alınacak” ve “Toplu İş Sözleşmeleri, süre bitiminden sonra otomatik olarak uzamayacak şekilde yeniden düzenlenecek” gibi maddelerin toplumsal yok oluş maddelerinden sadece ikisi olduğunu vurguladı.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104