'Yol haritası var, ancak detaylandırılmalı'

banner37

Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sözen,  Kıbrıs müzakerelerinde yaşanan çıkmazın aşılmasını ve ileriki süreci KIBRIS’a değerlendirdi.

'Yol haritası var, ancak detaylandırılmalı'
banner99

Emine DAVUT YİTMEN

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) İşletme ve Ekonomi Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi, Doğu Akdeniz Üniversitesi Kıbrıs Politikalar Merkezi (DAÜ – KPM) Başkanı Prof. Dr. Ahmet Sözen,  Kıbrıs müzakere sürecinde bir yol haritasının çıktığını ancak bunun ciddi bir çalışmayla detaylandırılması gerektiğini söyledi. Sözen, 9 Ocak tarihine kadar ciddi ve doğru hazırlıkların yapılması ve Cenevre’ye gitmeden pek çok konunun bağlanması gerektiğini vurguladı.

Sözen, Mont Pelerin’de ikinci tur görüşmelerde yaşanan kopmanın, özlü konularda anlaşamazlıklardan değil,   prosedürel ve taktiksel bir sıkıntıdan kaynaklandığı yönündeki düşüncesini paylaştı.

“Taraflar birbirlerine cömert davranmalı”

Sözen, Kıbrıs’la ilgi iki formülden söz ederek, öncelikle adada alışılagelmiş davranış biçimlerinden çıkmak gerektiğini ifade etti. Sözen, bunun formülünün ise Kıbrıs Türk tarafının Rum tarafına,  Rum tarafının da Türk tarafına cömert davranması olduğunu söyleyerek, “Kıbrıs Türk tarafı, toprak ve mülkiyet konusunda esnek ve cömert olacak. Rum tarafı da Kıbrıs Türklerinin siyasi eşitliğinin tescilleneceği anayasal konularda, Kıbrıs Türk tarafına cömert davranacak. Örneğin, dönüşümlü başkanlık ve tüm organlara etkin katılım gibi konularda cömert davranacak. Bence esas formül budur” diye konuştu.

“Liderler aralarında Gentlemen’s Agreement yapabilir”

Sözen, iki liderin Kıbrıs sorununu kapatarak, tarihe geçmek istiyorlarsa prosedürel olarak da ayrı bir formülün kullanabileceğini dile getirdi. Sözen bu noktada, iki liderin heyetleri ve BM dışında, iki akil adam olarak bir araya gelerek, beş başlıkta temel parametrelerde kimin ne alıp vereceği konusunda samimi bir al-vere girip bunları kendi aralarında Gentlemen’s Agreement’le tamamlaması gerektiğini ifade etti.

Garantiler konusunun da dışarıda tutulamayacağına işaret eden Sözen, “İki lider, garantilerle ilgili üç aşağı beş yukarı ne olacağı konusunda hemfikir olmalı. Bunun için madem Kıbrıs Rum tarafı Ankara’ya konuşamıyor, Akıncı aracılığıyla Ankara ile konuşulur ve o konuda da Cenevre’ye gitmeden, arka planda Türkiye, Yunanistan ve İngiltere de konuşmaya başlar” dedi.

banner134
Sözen, özellikle uluslararası konferanslarda işlerin şansa bırakılamayacağının altını çizerek, şöyle devam etti:

“Arka planda hazırlıklar yapılır ve oralardaki görüşmeler daha çok törensel olur. Taraflar, çok ciddi bir şekilde güvenlik, garantiler konusunda alışılagelmiş, kalıplaşmış pozisyonlardan uzaklaşıp, bu kalan süreyi çok iyi değerlendirmeli. Bu sürede iki tarafın insanlarının bilmesel bir şekilde korkuları nedir, güvenlik ihtiyaçları nelerdir? Buların analizi yapılmalı. Taraflar, güvenlik ve garantiler konusunda pozisyonlarını, bu tür bilimsel verilere dayandırarak yapmalı.”

“Rusya’yı bir miktar dahil etmek gerekiyor”

Kıbrıs konferansında ihtiyaç duyulması halinde ilgili taraflardan yardım alınacağı yönündeki ifade ile bundan kimlerin anlaşılması gerektiği sorusu üzerine Sözen, AB’nin teknik konularda bilgi vermesi için çağrılabileceğini, bu anlaşmanın özellikle AB müktesebatına ne şekilde uyumlaştırılacağı gibi konularda AB’nin teknik ve uzmanlık bilgisinden, görüşlerinden yararlanılmak istenebileceğini kaydetti.

Sözen, Kıbrıslı Rumların Güvenlik Konseyi’nin beş daimi ülkenin katkısını istediğini anımsatarak, “Uzun bir süre beşli konferansı sulandırmak için Rum tarafı bunu istiyor diye söylendi. Bir yere kadar doğrudur, ancak beğenelim beğenmeyelim Rusya, önemli bir aktör ve potansiyel bir oyun bozucudur. Rusya’yı, bir dirsek uzaklığında tutmak lazım. Rusya’nın daha sonra bu işi berhava etmesine izin vermemek lazım. Dolaysısıyla Rusya’yı bölgesel ve güvenlikle alakalı konulara bir miktar akıllı bir şekilde dahil etmek gerekiyor. Burada varılacak olan bir anlaşma, BM Güvenlik Konseyi’nin onayını ister. Onayı, 5 daimi ülke kabul etmezse sıkıntı yaşarsınız. Bu riski ortadan kaldıracak bir şekilde Rusya’nın da angaje edilmesinde fayda olduğunu düşünüyorum” dedi.

“19 aylık zaman, emek ve çaba heba edilmemeli”

Çıkmazın aşılmasında BM ve dış güçlerin rolü olduğunu söyleyebilir miyiz? sorusu karşısında Sözen, “Bu hem BM’nin hem de ilgili aktörlerin kombinasyondur. Ancak,  günün sonunda bir araya gelmeye iki lider karar verdi. Bu şu anda netleşmemiş de olsa bir yol haritasına benzeyen planı iki lider ortaya koymuştur. O yüzden kredinin çoğunu liderlere vermek lazım” yanıtını verdi.

Sözen, diğer tarafların liderleri cesaretlendiğini aktararak, liderlerin sürece 18-19 ay gibi ciddi bir zaman, emek ve çaba harcadığını, bunun heba edilmemesi gerektiğini kaydetti.

 

Güncelleme Tarihi: 03 Aralık 2016, 11:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75