banner6

Yollar yetersiz, ölümlü kazalar artacak!

banner37

Avrupa Sürdürülebilir Ulaşım Enstitüsü Yöneticisi Dr. Jürgen Perschon, ülkemizdeki yolların durumunu ve trafik güvenliğini KIBRIS Gazetesi’ne değerlendirdi.

Yollar yetersiz, ölümlü kazalar artacak!
banner99

Ahmet İLKTAÇ

Afrika, Avrupa ve Amerika’da ulaştırma planlaması, yol güvenliği ve düşük maliyetli taşımacılık konularında profesyonel çalışmalar yapan Avrupa Sürdürülebilir Ulaşım Enstitüsü (EURIST) Yöneticisi Dr. Jürgen Perschon, yol alt yapısı olarak yaptığı incelemelerde, sürücülerin trafikte nasıl davranmaları gerektiğini göstermeyen yollar olduğunu gözlemlediğini söyledi.

Dr. Jürgen Perschon, ülkemiz karayollarında seyahati sırasında, elinde rakam bazında veri olmasa da bazı bölgelerde “buralarda birçok kaza yaşanıyordur” dediği noktalar olduğuna dikkat çekti.

Ülkemizde, önümüzdeki yıllarda, Lefkoşa ve özelikle de Mağusa’da insanlar için değil de araçlar için planlama yapılmaya devam edilmesi halinde ölümlü kazaların artacağı uyarısında bulundu.

Perschon, ayrıca daha fazla emisyon ve daha fazla gürültü olacağı, daha fazla oto park alanına ihtiyaç duyulacağı öngörüsünde bulunarak, ülkemizin toplu taşımacılık yönünden de yetersiz olduğunu gözlemlediğini ifade etti.

“Yollar yetersiz, tehlikeli noktalar var”

Avrupa Komisyonu panelinden önce gazetemiz KIBRIS’a özel açıklamalar yapan Avrupa Sürdürülebilir Ulaşım Enstitüsü Yöneticisi Dr. Jürgen Perschon, Lefkoşa ve Mağusa ziyaretlerinde, sayıları az da olsa bisiklet sürenleri gördüğünü, bunun da ülkede bisiklet sürme potansiyeli olduğunu gösterdiğini söyledi.

Dr. Jürgen Perschon, ancak yol alt yapısı olarak yaptığı incelemelerde, sürücülerin trafikte nasıl davranmaları gerektiğini göstermeyen yollar olduğunu gözlemlediğini kaydetti.

Dünyada, sürücülere nasıl davranmaları gerektiğini gösteren karayolları olduğunu belirten Perschon, ülkemiz karayollarında seyahati sırasında, elinde rakam bazında veri olmasa da, bazı bölgelerde “buralarda birçok kaza yaşanıyordur” dediği noktalar olduğunu bildirdi.

Dr. Jürgen Perschon, bu noktaları gördükten sonra kendi kendine “insanlar buralarda nasıl korunuyorlar ?” diye sorduğunu da belirtti.

Belediyelerin, arabalar için planlama yaptıklarını ama insanlar için yapmadıklarını gördüğünü anlatan Perschon, “Arabaların içindeki insanlarla ilgili bir planlama yapıyorlar ama insanlar için bir şey yapmıyorlar. Belki de insanlar ulaşımla ilgili onlardan çok daha farklı bir şeyler bekliyorlar” dedi.

Dr. Jürgen Perschon, örneğin, yayalar, bisiklet sürenler, arabalar ve otobüsler için ayrı ayrı, birbirinden ayrılmış alt yapıların düzenlenebileceğini aktardı.

İnsanların daha az gürültü ve daha az emisyon için trafiğin sakinleştirilmesi adına daha etkin önlemler isteyebileceklerini ifade eden Perschon, kendisinin Kıbrıs’la ilgili bir uzman olmasa da rahatlıkla insanların güvenli ve iyi geçitler istediklerini söyleyebileceğini dile getirdi.

“Otopark fazla, toplu taşıma yetersiz”

Kıbrıs’ın kuzeyinde ulaşım için çok fazla iyi şeyler yapılabileceğine vurgu yapan Perschon, ülkemizde yaptığı incelemelerde oto park sorunu olduğunu gördüğünü söyledi.

Dr. Jürgen Perschon, şehir merkezlerinde park yerleri yapılabileceğini ancak ne kadar çok oto park yeri yapılırsa, insanlar da o kadar çok şehrin içinde arabayla seyahat edeceklerini kaydetti. Perschon, gerektiği kadar park yeri sağlanması, dolayısıyla gerektiğinden fazla park yeri yapılmaması gerektiğini, önemli olan noktanın da bu olduğuna dikkat çekti.

Dr. Jürgen Perschon, ülkemizde çok fazla göremediği şeyin de toplu taşıma olduğunu belirti. Bunun da önemli bir sorun olduğunu ifade eden Perschon, izlenimlerine göre Lefkoşa ve Mağusa’nın, önümüzdeki dönemde hem nüfus hem de şehir olarak büyüyeceğini bildirdi.

“Tedbir alınmazsa ölümlü kazalar artacak”

Dr. Jürgen Perschon, önümüzdeki yıllarda Lefkoşa ve özellikle de Mağusa’da insanlar için değil de araçlar için planlama yapılmaya devam edilirse ölümlü kazaların artacağı öngörüsünde bulundu; daha fazla emisyona, daha fazla gürültü olacağına, daha fazla oto park alanına ihtiyaç duyulacağına işaret etti.

Önümüzdeki 5 ve 10 yıllık süre içerisinde durumun iyiye gitmek yerine daha fazla kötüye gideceğine değinen Perschon, toz-toprak sorunun devam edeceğini ve en ciddisinin de ölümlü kazalar sorununun asla ortadan kalkmayacağına vurgu yaptı.

Dr. Jürgen Perschon, şunları kaydetti:

“Bakıldığında, Lefkoşa ve özellikle de Mağusa gerçekten yaşamak için güzel şehirlerdir. Benim gibi Kuzey Avrupalılara sorarsanız, buralara gelip de yaşayabilmek isteyeceğimiz yerlerdir. Ancak bu kadar çok trafik olması yaşanabilirliğine zarar veriyor. Ben kesinlikle araba kullanılmasın demiyorum ama optimum düzeyde ulaşım şekillerinin iyi bir karmasına ihtiyaç vardır. Örneğin, otobüsler, bisikletler, özel araçlar ve motosikletler. Ben bu ülkede bunların bu şekilde kullanıldığını göremiyorum”.

banner134

Kıbrıs’ın kuzeyinde arabaların statü konusu gibi görüldüğünü gözlemlediğini ifade eden Perschon, arabası olmayanın statüsü yokmuş gibi veya arabası ne kadar büyükse o kadar statüye sahip olunduğunun sanıldığı izlenenimini edindiğini dile getirdi.

Dr. Jürgen Perschon, sonuç olarak Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan insanların şehirdeki ulaşım ihtiyaçlarının büyüyecek olmasından, ileriki 25 yıl içinde kentlerin hareketliliği açısından hangi boyutta olmak istediklerini merak ettiğini sözlerine ekledi.

Güncelleme Tarihi: 29 Ekim 2017, 11:43
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104