Yolsuzluk ya da usulsüzlük yapıldığı yönünde bir bulgu yok

banner37

Cumhuriyet Meclisi’nde, İlaç ve Eczacılık Dairesi’nin deposunda bulunan tarihi geçmiş tonlarca ilacın akıbetini araştırmak üzere kurulan özel komite çalışmalarını tamamladı. Komite üyelerinden Erkut Şahali bu konuda hazırlanan rapor hakkında KIBRIS’a bilgi verdi:

banner87
Yolsuzluk ya da usulsüzlük  yapıldığı yönünde bir bulgu yok
banner90
banner99

RAPOR HAZIR… Cumhuriyet Meclisi’nde, İlaç ve Eczacılık Dairesi’nin deposunda bulunan ve daha sonra yeni ilaçlara yer açmak için farklı bir yere taşınan tarihi geçmiş tonlarca ilacın akıbetini araştırmak üzere kurulan özel komite, çalışmalarını tamamlayarak raporunu hazırladı. Rapor pazartesi günü komite üyelerinin onayına sunulacak. Komiteden oybirliği ile geçmesi beklenen rapor, ardından da meclis genel kuruluna havale edilecek.

“SORUN SİSTEMSİZLİK”… Komite üyelerinden olan CTP milletvekili Erkut Şahali, yaptıkları araştırmalar doğrultusunda ilaçların alımlarıyla ilgili çıkılan ihalelerin iddia edildiği gibi “belli şirketlere özel hazırlandığı” yönünde herhangi bir bulguya rastlamadıklarını açıkladı. Şahali, tarihi geçmiş bu kadar ilaç birikmesinin nedeninin, ilaç alımlarının bir önceki yılın istatistiklerine göre yapılması, İlaç ve Eczacılık Dairesi deposunun düzeninin ilk giren ilacın ilk olarak kullanılmasını sağlamaya uygun olmaması ve dairenin ilaç kayıt sisteminde hastanelerdeki ilaçları görmemesi olduğunu anlattı.

Ceren ÖZBİL

   Cumhuriyet Meclisi’nde, İlaç ve Eczacılık Dairesi’nin deposunda bulunan ve daha sonra yeni ilaçlara yer açmak için farklı bir yere taşınan tarihi geçmiş tonlarca ilacın akıbetini araştırmak üzere kurulan özel komite çalışmalarını tamamladı.

   Bu doğrultuda hazırlanan rapor, pazartesi günü Cumhuriyet Meclisi, İlaç ve Eczacılık Dairesinin Deposunda Tarihi Geçmiş Tonlarca İlacın İmha Edilecek Olmasının Ana Nedenlerinin Ne Olduğu ve Bu Konuda İhmalin Olup Olmadığı İle İlgili Meclis Araştırma Komitesi üyelerinin onayına sunulacak.

   Raporun komiteden oybirliği ile geçmesi ve Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’na havale edilmesi bekleniyor.

   Söz konusu komitenin üyelerinden olan CTP milletvekili Erkut Şahali yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.

   Şahali, yaptıkları araştırmalar doğrultusunda ilaçların alımlarıyla ilgili çıkılan ihalelerin “belli şirketlere özel hazırlandığı” yönünde herhangi bir bulguya rastlamadıklarını açıkladı.

   Şahali, tarihi geçmiş bu kadar ilaç birikmesinin nedeninin, ilaç alımlarının bir önceki yılın istatistiklerine göre yapılması, İlaç ve Eczacılık Dairesi deposunun düzeninin ilk giren ilacın ilk olarak kullanılmasını sağlamaya uygun olmaması ve dairenin ilaç kayıt sisteminde hastanelerdeki ilaçlar görmemesi olduğunu anlattı.

“İlaçlar bir önceki yılın istatistiklerine göre alınıyor”

   Cumhuriyet Meclisi, İlaç ve Eczacılık Dairesi’nin Deposunda Tarihi Geçmiş Tonlarca İlacın İmha Edilecek Olmasının Ana Nedenlerinin Ne Olduğu ve Bu Konuda İhmalin Olup Olmadığı İle İlgili Meclis Araştırma Komitesi Üyesi Erkut Şahali, ilaçların bir önceki yılın kullanım istatistiklerine göre ve hekimlerden gelen görüşler doğrultusunda alındığını söyledi.

   Şahali, “örneğin bir yıl çok soğuk oldu ve o yıl çok fazla grip vakası görüldü. Grip ilaçları daha çok kullanıldı. Bu durum bir sonraki yıl alınacak ilaç istatistiklerini etkiliyor. O yılki istatistiklere göre ilaç alınıyor. Yani burada çok fazla sapma ihtimali var. Alınan ilaçların eksik kalması da, fazla çıkması da muhtemeldir. Daha ölçülebilir değerlerle alım söz konusu değil” dedi.

“İhalelerin belli şirketlere özel hazırlandığı

yönünde bir bulguya rastlamadık”

   Şahali, komite olarak yaptıkları incelemede ilaç alımı ile ilgili özel bir işletmenin tercih edildiğine dair her hangi bir bulguya rastlamadıklarını söyledi ve şu şekilde konuştu:

   “İhale Komisyonu’nun verdiği bilgilerde yaptığımız incelemede direk “şu firmadan alınsın” gibi bir durum tespit etmedik. Ortada “belli başlı firmaların katılmasına uygun ihaleler hazırlanıyor” iddiası vardı. Ancak biz bunu doğrulayacak durumda değiliz, çünkü böyle bir maddeye rastlamadık. İddialardan biri buydu ancak bizim öyle bir tespitimiz olmadı. Kullanılan ilaçlara göre ya da yeni çıkan ve doktorlar tarafından talep edilen ilaçlara göre biçimlendirilen şartnamelere göre alımlar yapılıyor. Bu konuda hekim örgütlerinden de, hemşirelerden de aldığımız bilgiler bir birini teyit eder pozisyondadır. Yani siyasi iradenin bakanlık düzeyinde ya da İhale Komisyonu düzeyinde müdahil olduğu bir süreç söz konusu olmadı.”

“Stok kontrolü manuel ve güvensiz”

   Erkut Şahali, ilaç alımlarının varsayımsal olarak yapıldığının herkes tarafından teyit edildiğini belirtti ve en büyük sıkıntının stoklamada ve stok çıkışlarında olduğunu ifade etti.

   Depoya giriş noktasında güvenli bir kayıt sistemi olmadığını ve depodan çıkışta da güvenli bir kayıt mekanizması olmadığını söyleyen Şahali, “depolar arasında bir birini gören bir sistem yoktur ve bunlar bir birini görmeyen sistemlerdir” dedi.

   Şahali depo olarak da bir İlaç ve Eczacılık Dairesi’ne ait depo, bir de hastanelerin deposu olduğunu kaydetti ve İlaç Eczacılık Dairesi doğru şekilde stok tutsa da hastanelere gittikten sonrasını görme şansına sahip olmadığını belirtti.

   Bu nedenle hastanelerde hangi ilacın bulunduğunun hastanelerin sorumluluğunda olduğundan söz eden Şahali, bir hastanede olan bir ilaç diğer hastanede varsa sistemin bunu göremeyeceğini kaydetti. 

“Ambar, ilk giren ilacın

ilk kullanımına uygun değil”

   Şahali, ilaçların bulunduğu ambar koşullarının da ilk giren ilacın, ilk çıkacak şekilde düzenlenmesine elverişli olmadığını söyledi ve şu şekilde konuştu:

   “Eski tarihli ilaçların önce kullanılmasına yönelik bir düzen kurmak mümkün değil. Bu nedenle her şey yığılır. Yani yeni alımlar yapılır, içerdeki mevcut stokun önüne yeni tarihliler gelebilir. Böylece düzenli bir ambar olmadığı için kullanılırken, son gelenler alınabilir ve daha önce alınanların da tarihi geçebilir. Geride kaldığı için süresi dolabilir.”

“Ambara ilk giren ilacın,

ilk çıkmasını sağlayacak proje hazır”

   Erkut Şahali ambara ilk giren ilacın, ilk çıkmasını sağlayacak 200 bin TL’lik projenin hazır olduğunu söyledi ve devletin bu kaynağı sağlayamaması nedeniyle bu sistemin kurulamadığını ifade etti.

   Mevcut sistemin ambarda neyin nerede olduğunu bilme şansı vermediğini kaydetti ve “borçlanılıp, bu raf sistemi kurulsa bir yıl sonraki zararın önemli bir kısmı karşılanmış olacak. 200 bin TL ödenebilecek bir para. Olay öncelik meselesi” dedi. 

“Ülkenin ayıbı”

   Şahali, bu konuda bir kontrol mekanizması oluşturamamanın ülkenin ayıbı olduğunu söyledi ve şu şekilde konuştu:

   “Sağlık Bakanı, bu kadar bilinmezin içerisinde siyasi avantaj elde etmek için bir yaklaşımla konuyu gündeme getirdi. Ben ifade etmedim dediği halde 200 milyon TL’lik ilaç stoku ifadesi de kendisine aittir. Daha sonra da basın öyle yazdı diyor ancak herhangi bir yalanlama yapmadı. O miktarın bile gerçekten ölçülemeyeceği bir miktarın içerisinde bunu söylemek ya da yalanlamamış olmak da iyi niyetli değildir. Bunun dışında bu durum ülkenin ayıbıdır. Bugünü ile dünü ile ülkenin ayıbıdır. Bu kadar basit bir kontrol mekanizması oluşturulamamıştır.”

                                                  

“Veteriner Dairesi bünyesindeki fırınlarda yakılabilir”

   Erkut Şahali, tarihi geçmiş ilaçların 2012 yılına kadar vahşi depolama ile yok edildiğini söyledi ve şu şekilde konuştu:

   “Vahşi depolamada, bir çukur kazılması, yer altı sularına karışmaması için önlem alınır ve gömülürdü. 2012’de Çevre Yasası yürürlüğe girdi. Bu da gömülmesini imkansız hale getirdi. Geriye tek bir seçenek kaldı, o da yakmak. Bu da özel yakma fırınlarında olabilecek bir şeydir. O özel yakma fırınını da kuracak irade gelişmedi. Benim bildiğim iki seçenek söz konusuydu, çünkü tarımda da benzer bir durum vardı. Tarımda da yaklaşık 60 tonluk ya kullanımdan kaldırılmış ya da süresi dolmuş tarımsal ilaç söz konusuydu. Biz de bu konuda çalışma yapmıştık. Bu ülkedeki bir tuğla tesisinin yakma ünitesi böyle bir dönüşüme uygundu ve Veteriner Dairesi bünyesinde çok yüksek ısılı yakma fırınları var, bunlar kullanılabilirdi. Bu konuda Çevre Dairesi ve Biyologlar Derneği ile ortak çalışma yaparak bir buçuk tonluk tarımsal atık ilacı bu fırınlarda yaktık. Bu fırınlar Avrupa Birliği tarafından hibe edilmişti. Bu konu komitenin gündeminde değildi ancak öneriler kısmında bir atıfta bulunacağız.”

“Oybirliğiyle geçecek”

   Erkut Şahali, bu raporun komiten oybirliği ile geçeceğini söyledi ve şu şekilde devam etti:

   “Umarım bu dürtü ile bundan sonra yapılacak olanları yapacak irade ortaya çıkar. Oybirliği ile çıkacak bir rapor olacak. Bir an önce kayıt sisteminin günün teknolojik koşullarına uygun hale getirilmesi ve güvenli hale getirilmesi gerekmektedir. İmzalar pazartesi atılacak. Rapor, imzaların atılmasının ardından ilk meclis birleşiminde okunacak. Bizim açımızdan tekrardan değerlendirme yapacak bir toplantı ihtimali kalmadı.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75