Yolun sonuna geldik

banner37

Akaryakıta 2 ayda 4’üncü kez yapılan zam herkesi çileden çıkardı. Vatandaş artık cebindeki parayı nereye yetiştireceğini bilemez bir hale gelirken, sektör temsilcileri de akaryakıta yapılan peş peşe zamların kendilerini tamamen bitirdiğini vurguladı:

Yolun sonuna geldik
banner8

Ahmet UÇAR

“BİZE ‘ÜRETME’ DİYORLAR”…Pandemi süreciyle birlikte zar zor ayakta duran sektörler akaryakıta iki ayda 4 kere zam yapılmasının tüm kesimleri derinden sarstığını vurguladı. Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, yapılan bu son zamla yolun sonuna geldiklerini belirterek, “Yetkililer bize üretme, traktörünü çalıştırma, hayvanlarına bakma diyor, yolun sonuna geldik” şeklinde konuştu. Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği Başkanı Hüseyin Çavuş ise tarımın meşakkatli, aynı zamanda büyük yatırımlar gerektiren bir meslek olduğunu dile getirerek, girdi maliyetleriyle birlikte akaryakıtın da 5 TL’den 7 TL’ye çıkmasının üreticiyi üretimden durdurduğunu anlattı.

“TAM DARBE YEDİK”… Kamu Araçları İşletmecileri Derneği Başkanı Fuat Topaloğlu, pandemi sürecinin etkisiyle birçok zorluk yaşadıklarını, şoförlerin yüzde kırkının iş bıraktığını belirterek, yapılan son zamlarla bir darbe daha yediklerini kaydetti. Lefkoşa Taksiciler Birliği Başkanı Menteş Öztürk ise birçok taksicinin küçülmeye ve kapanmaya gittiğini dile getirerek, evlerine ekmek götüremeyecek duruma geldiklerini, benzine yapılan zamla ayakta duramaz hale geldiklerini açıkladı, “bu zamla birlikte tam darbe yedik” dedi. Birçok sektörden örgüt temsilcileri de bildiri yayımlayarak akaryakıt fiyatlarına peş peşe yapılan zammı eleştirdi, bu zamların zincirleme olarak her şeye yansıyacağı uyarısında bulundu.

Pandemi sürecinin yarattığı ekonomik krizin ardından akaryakıta 2 ayda 4 kere zam yapılması sektörleri çileden çıkardı.

Müşteri potansiyellerini kaybeden otobüs şoförleriyle taksiciler yapılan zamlar nedeniyle iflas bayrağını çekme noktasına, hayvancılar ve çiftçiler ise üretemeyecek duruma geldiklerinden yakındı.

Pandemi sürecindeki kapanmaların ardından birçok sektör kapanmaya, küçülmeye ve işçilerini çıkarmaya giderken bir de bunun üzerine akaryakıta gelen zamlar sorunu daha da çözülemez hale getirdi.

KIBRIS, akaryakıta 2 ayda 4 kere zam yapılması konusunda 5 sektörün görüşlerine başvurdu, sektör temsilcileri de yapılan zamları eleştirdi.

Kamu Araçları İşletmecileri Derneği (KAR-İŞ) Başkanı Fuat Topaloğlu ile Lefkoşa Taksiciler Birliği Başkanı Menteş Öztürk, ulaşım sektörünün çok zor günlerden geçtiğini belirterek, akaryakıta yapılan dördüncü zamla darbeyi tam yediklerine vurgu yaptı.

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları ve Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği Başkanı Hüseyin Çavuş, üretim noktasında birçok maliyetin söz konusu olduğunu ve yapılan zamlarla üretim yapamayacak hale geldiklerini dile getirirken, Benzinciler Birliği Başkanı Levent Çağdal ise bu zamların dövizden dolayı yapıldığını ve benzin istasyonların işlerinde azalmaya yol açtığını açıkladı.

 Yapılan zamlara İskele Esnaf ve Zanaatkarlar Birliği Başkanı Serkan Kırmızı, Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası, Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (KAMU-SEN), Sol Hareket Genel Sekreteri Abdullah Korkmazhan ve Halkın Partisi Milletvekili Tolga Atakan’dan da eleştiriler geldi.

Topaloğlu: Benzine gelen zam bir darbe daha vurdu

Kamu Araçları İşletmecileri Derneği (KAR-İŞ) Başkanı Fuat Topaloğlu, pandemi sürecinin yarattığı ekonomik krizden en çok etkilenen sektörün otobüsçüler olduğunu ancak tüm bunlara rağmen bu sektöre ne kredi, ne hibe ne de katkı verildiğini belirterek, önceki gün benzine yapılan 4. zammın da sektör çalışanlarına bir darbe daha vurduğunu kaydetti.

Topaloğlu, KAR-İŞ olarak Başbakan Ersan Saner ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Resmiye Canaltay’la görüştüklerini dile getirerek, yapılan görüşmede tüm sorunları anlattıklarını ve “Bir iki gün içerisinde size geri dönüş yapacağız” açıklaması yapıldığını ifade etti.

Yetkililerden gelecek cevap üzerine her türlü girişimde bulunulacağına dikkat çeken Topaloğlu, sektör çalışanlarının dayanacak gücünün kalmadığını anlattı.

Piyasadaki fiyat düzenlemelerinin de yapılması gerektiğine işaret eden Fuat Topaloğlu, öte yandan sağlık tedbirleri kapsamında otobüsçülerin yüzde 50 kapasiteyle çalıştığını, otellerin ve okulların özel servislerinin bulunması nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını vurguladı.

Topaloğlu, otobüsçülerin yüzde 40’ının sektörü bıraktığını, birçoğunun maliyetin altında çalışmaya devam ettiğini söyleyerek, “Birileri bu ülkede toplu taşımacılığı istiyor mu istemiyor mu karar vermeli. Pandemi sürecinden en çok biz etkilendik, çalışmayan araçlarımız için vergileri ödemeye devam ettik ama bize ne bir hibe, ne düşük faizli kredi ne de katkı verildi. Toplu taşımacılık kimsenin inisiyatifine, iki dudağının arasına bırakılmaması gerekiyor. Toplu taşımacılar olarak ya var olacağız, ya yok olacağız, bunun kararının verilmesi lazım” şeklinde konuştu.

Naimoğulları: Yolun sonuna geldik

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, akaryakıta 2 ay içerisinde 4. zammın yapılmasıyla hayvan üreticilerinin yolun sonuna geldiğini belirterek, iki aylık bir süreçte benzine 2 TL’lik zam yapılmasına isyan etti.

Naimoğulları, “Bize üretim yapma, traktörünü çalıştırma, hayvanına bakma, üretmekten vazgeç demek istiyorlar. 2 ay içerisinde 4 kere zam yaptılar, biz artık yolun sonuna geldik. Her yandan maliyetler artıyor. Bir iş insanı gelsin bizden bu hayvanları satın alsın belki o zaman bu eziyetten kurtuluruz” şeklinde konuşarak, üreticinin üretme gücünün kalmadığını dile getirdi.

Toplumun yetkililerden hem umutsuz hem ümitsiz olduğunu ifade eden Naimoğulları, bir şeylerin değişeceğine inanmadığını söyledi.

Naimoğulları, yapılan zamlar ve yaşanan zorluklar nedeniyle yakın zamanda insanların isyan noktasına gelebileceği öngörüsünde bulunarak, “Tüm üreticiler ve toplum sesini yükseltmeli, susmaya devam edersek yok olacağız” dedi. 

Öztürk: Büyük darbe yedik

Lefkoşa Taksiciler Birliği Başkanı Menteş Öztürk, taksicilik sektörünün pandemi süreciyle birlikte müşteri potansiyelini kaybettiğini, öğrencilerin ve turistlerin ülkelerine dönmesi nedeniyle iş yapamayacak duruma geldiğini belirterek, önceki gün akaryakıta yapılan 4. zamla taksicilerin büyük bir darbe yediğini kaydetti.

Öztürk, benzine yapılan zam nedeniyle taksicilerin de zam yapmak durumunda olduğunu dile getirerek, “Bu zamlar yüzünden benim kâr elde edebilmem için zam yapmam gerekiyor. Yapılan zamla Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nden Lefkoşa’nın içerisine kim 50 TL verir ki? Yetkililer bizim çalışmamızı istemiyorlar herhalde” şeklinde konuştu.

Piyasada korsan taksicilerinin dolandığını, taksicilerin iş yapamaz duruma geldiğini ifade eden Öztürk, “Devlet taksilerimizi alsın, bize aylık bir maaş versin daha iyi. Ben bu zamlarla nasıl iş yapacağım, evime nasıl ekmek götüreceğim, nasıl çocuğumu okutacağım? Taksiciler çok kötü bir dönemden geçiyor bile diyemiyorum çünkü biz dışarıda kaldık bu dönemi atlatamıyoruz. Yetkililerin bizi düşünmesi gerekiyor” dedi.

Çağdal: Yapılan zamlar benzincileri olumsuz etkiliyor

banner134
Kıbrıs Türk Benzinciler Birliği Başkanı Levent Çağdal, ham petrolün dolarla alındığını ve bu petrolün 40 dolardan 70 dolara yükseldiğini belirterek, buna bağlı olarak benzin fiyatlarında zamma gidildiğini bu durumun da benzin istasyonlarının satışlarını olumsuz etkilediğini kaydetti.

Çağdal, pandemi süreci nedeniyle birçok işletmenin kapandığını, turizmin durduğunu, üniversitelerin faaliyetlerinin azaldığını anımsatarak, bu durumların da benzin istasyonlarını etkilediğini söyledi.

Birçok ülkede yapılan zamlarla yol, köprü ve bunun gibi kamusal girişimlerde bulunulduğunu dile getiren Çağdal, bizim ülkemizde ise bu durumun söz konusu olmadığına dikkat çekti.

Çağdal, ülkemizdeki benzin fiyatlarını değerlendirirken Güney Kıbrıs’ta, Avrupa’da ve ülkemizdeki fiyatlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade ederek, sadece bu çerçeveden bakıldığında Avrupa’daki en ucuz benzinin KKTC’de olduğunun söylenebileceğini ancak bunun için toplumun gelir düzeyinin de ele alınması gerektiğini söyledi.

Çavuş: Tarım üreticileri artık üretmeyi göze alamayacak

Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği Başkanı Hüseyin Çavuş, bitkisel üretimde sadece akaryakıtın değil gübre, tohum, fide gibi tüm girdi maliyetlerinin vatandaşa yansıyacağını belirterek, akaryakıtın 5 TL’den 7 TL’ye ve gübre fiyatlarının 145 TL’den 230 TL’ye yükselmesinin, tohum fiyatlarının da bu yönde seyretmesinin, yarı kurak bir ülke olan ülkemizde risklerin artmasının, Doğrudan Gelir Desteği’nin yetersiz olmasının tarımı sürdürülemez duruma getirdiğini kaydetti. 

Çavuş, tarımın normal şartlarda da meşakkatli bir iş olduğunu dile getirerek, para olarak da çok yüksek miktarlarda yatırım gerektirmesi nedeniyle risk taşıdığını ifade etti.

Üreticinin artık üretemeyecek duruma geldiğine işaret eden Çavuş, “Kurak bir yıl yaşıyoruz. Gübre fiyatlarının neredeyse yüzde 80 civarında artış gösterdiği, akaryakıtın yükseldiği, girdi maliyetlerin arttığı bir dönemde; bu kurak bölgedeki üreticilerin yeni sezona hazırlanması, tarla kiralarını ödemesi, ellerindeki tohumu kaybetmesi nedeniyle yeniden tohum satın alabilmesi, yani bu riski göze alması mümkün değildir” dedi.

Hükümetin acilen toplanması ve üretimin nasıl daha ileriye gidebileceği üzerine çalışması gerektiğini dile getiren Çavuş, “Bu durum sadece bitkisel üretimi değil tarımdaki paydaşımız olan hayvancılık sektöründeki et ve et ürünlerini, süt ve süt ürünlerini de olumsuz etkileyecektir. Çünkü onların iş makineleri de akaryakıta bağlı. Son günlerde her ne kadar son günlerde süt fiyatlarında düzenlemeye gidilse de bu girdi maliyetleri içerisinde hiçbir anlam ifade etmemektedir. Bu yüzden hükümet edenlerin acilen kriz masası oluşturması ve tarımın nasıl devam ettirilebileceği üzerine çalışma başlatması lazım” şeklinde konuştu.

Çavuş, tarımda sürdürülebilirliğin sadece girdi maliyetleriyle değil Doğrudan Gelir Desteği’yle de ilişkili olduğuna işaret ederek, Güney Kıbrıs’taki çiftçilerle aynı girdi maliyetlerinin söz konusu olduğunu; aynı tohumların, gübrelerin ve akaryakıtın kullanıldığını ancak onların Doğrudan Gelir Desteği’nin ülkemize göre 50 kat daha fazla olduğunu vurguladı.

Kuzey Kıbrıs’ta 50 TL olan Doğrudan Gelir Desteği’nin Güney Kıbrıs’ta 50 Euro’dan 70 Euro’ya çıkan fiyatlarda olduğunu anlatan Çavuş, “Bunu Türkiye ile kıyaslamaya kalktığımız zaman oranın Doğrudan Gelir Desteği’nin de bizim üzerimizde olduğunu görüyoruz” dedi.

KTEZO: Bu adaletsizlik ve vicdansızlık

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO), yazılı bir açıklama yaparak her şeyin zamlanmaya devam ettiğini belirterek, akaryakıta iki ay gibi kısa sürede devlet eliyle dördüncü kez zam yapılması sonucunda akaryakıtın yüzde 27-30 oranında pahalılaştığını kaydetti.

Ekonominin çarklarının dönemediği bir ortamda akaryakıta zam yapılmasının daha da içinden çıkılmaz bir durum yarattığını dile getiren KTEZO, “16-17 aydır devam eden salgının bedelini açlıkla, borçla, işsizlikle ödeyenler, bir taraftan da devlet eliyle yapılan zamlarla soyulup soğana çevrilerek ezim ezim eziliyorlar. Tam bir fiyasko, tam bir çıkmaz, tam bir adaletsizlik, tam bir vicdansızlık” şeklinde konuştu.

Açıklamada devlet maliyesinin 16-17 aydır sadece birilerinin ödenmesi, birilerine kaynak aktarılması için kullanıldığı savunularak “Ne tasarruf düşünülmüş, ne dayanışma ne de paylaşım. Bu anlayış akaryakıt zammı ile iyice açığa çıktı” ifadeleri kullanıldı.

KAMU- SEN: Halk, vatandaş ve dar gelirler eziliyor  

Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (KAMU-SEN), yaptığı yazılı açıklamada 2 ay içinde akaryakıta 4’üncü zammın geldiğini belirterek, “Ülkeyi yönetenler halkı, vatandaşı ve dar gelirliyi ezmeye devam ediyor” şeklinde konuştu.

Bu zammın temel gıda maddelerine de yansıyacağını dile getiren KAMU- SEN, “Fiyat İstikrar Fonu akaryakıtın döviz karşısında fiyat dengesini koruması için vardır. Hayatı ucuzlatacağını söyleyerek hükümete gelenler şimdi Fiyat İstikrar Fonunun amaçsız kullanıldığını söylüyorlar. Bu paraları amacı dışında nerelerde kullandınız?” diye sorarak, hükümeti istifaya davet etti.

Korkmazhan: Hayatın ucuzlatılması için kapsamlı çalışma başlatılmalı

Sol Hareket Genel Sekreteri Abdullah Korkmazhan, yaptığı yazılı açıklamada UBP-DP-YDP hükümetinin “halk aleyhine adımlar attığını” belirterek, akaryakıta iki ay dolmadan dördüncü kez zam yapılmasının kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Korkmazhan, akaryakıta yapılan zamlar iğneden ipliğe her kalemde zam ve hayat pahalılığını arttıracağını dile getirerek, “Bıçak kemiğe dayanmıştır. Ekonomik darboğaz karşısında halkı koruyucu ve alım gücünü güçlendirecek politikaların bir an önce hayata geçirilmesi elzemdir” şeklinde konuştu.

Mecliste temsil edilen muhalefet partilerine sine-i millet çağrısında bulunan Korkmazhan, “Gün, partisel veya kişisel hesap günü değildir. Gün, halkın iradesine ve halk yararına siyasi ve ekonomik ortak bir muhalefet programı oluşturup, bunu hayata geçirebilmek için en geniş güç birliğini sağlama günüdür” dedi. 

Kırmızı: Akaryakıta 2 ayda 4’üncü kez yapılan zam kabul edilemez

İskele Esnaf ve Zanaatkarlar Birliği (İEZB) Başkanı Serkan Kırmızı, yaptığı yazılı açıklamada akaryakıta yapılan son zam ile esnafın belinin büküldüğünü belirterek, akaryakıta 2 ayda 4’üncü kez yapılan zammın kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Kırmızı, akaryakıt zamlarının olumsuz etkilemediği hiçbir sektörün kalmadığını dile getirerek, “Özellikle petrol fiyatları düştüğü dönemde anlamsız şekilde akaryakıta zam yapılması kesinlikle kabul edilebilir değildir” şeklinde konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75