Kimse, kapıların açılmasına karşı değil

 İfade olarak çok kullanmamıza karşılık, ORTAK AKILLA HAREKET ETMEDE CİDDİ SORUNUMUZ VAR.

   “Ben bunu bilmiyorum” dediğimiz zaman, bildiklerimize daha fazla güven duyulacağını, toplumsal yapımızda bilenlerin sayısı çok az.

   Sorgulayacaksanız, fikir sahibi olacaksınız, fikir sahibi olabilmenizin vazgeçilmezi ise bilgidir.

   Etrafımıza bakalım.

   Tüm toplum kesimlerinde içi bomboş konuşan çok insan var.

   Ekrana çıkıp, neredeyse sıfır bilgiyle konuşanlara, insanın şaşmaması mümkün değil.

***

   Bu noktadaki sorun siyasal yaşamımız için de geçerlidir.

   Ortak akılda buluşmada sorun var.

   Daha da önemlisi ortak akılla buluşma, siyaseten “yanlış” kabul ediliyor.

***

   Anımsayalım, salgın dünyada yüzünü göstermeye başlayınca, Rum tarafı ilk önlem olarak kapıları kapatmayı denedi.

   Belki Rum tarafı bahane arıyordu.

   Kıbrıs Türk toplumundan, kendilerini ilerici niteleyenler, Lokmacı’da bizim barikatı geçip Uzun Yol’un başındaki Rum barikatına dayandı.

   Kapatma kararı protesto edildi.

***

   Sonrasında salgın, kaçınılmaz olarak kapıları kapanma noktasına getirdi.

   Küçük adamızda, farklı nüfus, farklı yönetim, farklı kurallar ve farklı dünya bağıyla da alakalı olarak Covid-19’da seyir farklı oldu.

   Biz daha kolay kapanma kararı aldık. Sıfır vakayla aylar geçirdik.

   Güney’de vaka sayısı her zaman bizden fazla oldu.

   Güney Kıbrıs’ta alınan ve uygulanan kurallarda, AB üyeliğinin de payı oldu.

   Kapıların kapanmasından ekonomik açıdan biz daha fazla etkilendik.

   Sınır bölgelerindeki akaryakıt istasyonlarının satışları, neredeyse yüzde yetmiş beş azaldı.

   Aynı durum marketler ve eczaneler için de geçerli.

   Lokmacı, Arasta bölgesinde hayat durdu.

   Örnekleri çoğaltmak olası.

   Sonuçta biz kapıların açılmasını daha çok ister durumdayız. Kapıların açılmasına gereksinimiz daha çok.

***

   Şimdi kapıların, yeniden açılması konuşuluyor.

   Hatta Güven Artırıcı Önlemler Komitesi’nde, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafı, “TÜM KAPILAR AÇILSIN” uzlaşısına da vardı.

   Kimse Kıbrıs Türk Toplumu’nda, “Kapıların açılmasına karşı olan” araması yapmasın.

   Siyasi yapı içinde Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’dan başlayarak, siyasi yelpazenin tüm dilimlerinde bulunan tüm siyasiler kapıların açılmasını ister.

   Unutmayalım, 2003’te kapıların açılması kararı tek yanlı olarak KKTC Hükümeti tarafından verilmiş, Rumlar açısından alınana karar emrivaki olarak da nitelenmişti.

***

   Kapıların açılması istek buluşması, siyasi irade tarafındadır.

   Eğer, Covid -19 olmasa, eğer, Kuzey ve Güney’de tehdit oluşturmayacak düzeyde vaka olsa kapıların açılması çok kolay olurdu.

   Kuzey Kıbrıs’ta vaka sayısı, kendi değerlendirme kıstaslarımıza göre çok. En yakınımızdaki Rum tarafına göre daha az.

   Ancak Kuzeyimizde Anavatan Türkiye’de pozitif vaka sayısı, dünya ölçeklerinde çok tehlikeli düzeyde.

   Güneyimizde Rum kesiminde, her gün yüzlerce vaka.

   Beraberinde ölümler…

   İşin sağlık yönü önemli ve belirleyici olacak taraftır.

   İki tarafın sağlıklı ilgili komiteleri ve de ortak Sağlık Komitesi, verileri birlikte değerlendirip, iki tarafın siyasi erklerine, karar nitelikli önerilerini yapacak.

   O öneri neyse, siyasiler uyacak.

   Kapıların açılmasıyla ilgili karar verilecekse, bunun dışında yol olamaz.

***

   Hem sağlık hem de siyasi zeminde ortak akılla hareket eder, gereksiz açıklamalar ve konuşmalar yapılmazsa, çok daha huzurlu ve doğru kararlar verilir.

   Toplumun neredeyse tümünün beklentisi de budur.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75