Kısmi Mesai Kararnamesi’nin düşündürdükleri

   Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, işten durdurmaların ve çalışanların azaltılmasının önüne geçmek amacıyla 4 ay geçerli olacak Kısmi Mesai Kararnamesi hazırladı.

   Hazırlanan taslak kararname, önümüzdeki günlerde Bakanlar Kurulu’nun gündemine getirilecek. Bahse konu kararname ile, işçi çıkarmadan, dönüşümlü olarak işçi çalıştırılacak, düşük maaş ödenecek ve buna paralel olarak da İhtiyat Sandığı ve Sosyal Sigorta primleri de düşürülecek.

   Kararname ile, özet olarak, çalışanlar ayın yarısını çalışmışlarsa yarım maaş alacaklar ve yatırımlarının da yarısı yapılacaktır. Böylece, işverenin Sosyal Sigorta, İhtiyat Sandığı priminin yarısını yatıracağı, üzerindeki yükün azaltılacağı ifade edilmekte ve böylece bir işletmedeki işçiler dönüşümlü olarak çalışılacağı için, işten çıkarma zorunda kalınmayacağı belirtilmektedir.

   Çalışanların yatırımı bir ay üzerinden düzenlenecek ama çalıştığı saat kadar yatırımı yapılacak ve uygulama 4 ay boyunca devam edecek.

   Kararname ile, bu süreçte çalışanların maaşlarının düşmesi bir yana, sosyal güvenlik primlerinin azalması ile emekli maaşları ve ihtiyat sandığı ikramiyelerinin de bundan olumsuz etkileneceği aşikardır.

   Sendikaların hazırlanan bu çalışmaya tepkisi gecikmedi. Ekonomik açılmanın başlayacağı önümüzdeki günlerde eylemlerle yeniden karşılaşabiliriz. Dövizin arttığı ve piyasada birçok ürünün fiyatlarının yükseldiği bu dönemde, işçilerin maaşlarının daha da düşürülmesi, onların asgari ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma getirecektir.

   Geçtiğimiz günlerde, her ay yüzde 3 oranında ‘işsizlik primi’ yatıran sigortalı çalışanların işsizlik ödeneğinin, devletin mali sıkıntıları nedeniyle, evli ve çocuklu olan kişiye 2 bin 674 TL’den, bin 500 TL’ye ve 6 aydan 4 aya düşürülmesi toplum içinde tepki ile karşılanmıştı. Böylece, bekar çalışanla, evli ve çocuklu çalışanın işsizlik ödeneği haksız ve adaletsiz bir şekilde eşitlenmişti.

   Yıllarca Sosyal Sigortalar Dairesi’ne işsizlik primi ödeyen çalışanların yasal güvence altında olan işsizlik ödeneğinin bin 500 TL’ye düşürülmesi, başka hiçbir geliri olmayan insanlara daha çok destek verilmesi gereken böyle bir kriz döneminde, herkesi üzmüşken, üstüne de Kısmi Çalışma Kararnamesi’nin gelmesi, işçileri sıkıntıya sokacak ve çalışma barışına zarar verebilecektir.

   Zira, çalışanlardan yapılan kesintiler, hem gelirlerini düşürecek, gıda ihtiyaçlarını bile karşılamalarını zora sokacak, hem de piyasa açıldıktan sonra onları harcama yapamaz duruma getirecektir.

   Ekonomide yaşanan sorunları çözmek ve kaynak yaratmanın tek yolu yalnızca çalışanların maaş ve haklarını kesmek değildir. Bu en kolay ve ekstra performans gerektirmeyen bir yoldur. Önemli olan, başka ve yeni kaynaklar yaratabilmektir.

   Böylesine kriz dönemlerinde, devlet gelirlerinin artması ve dar gelirlilerin maaş ve ücretlerinin kesilmemesi için, mutlaka kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması ve adaletli vergi politikalarıyla, çok kazanandan daha çok vergi alınması yoluna gidilebilmelidir.

   Öte yandan, Türkiye’den mali yardım gelmesi (en azından bütçede taahhüt edilenin) ekonomiyi rahatlatacaktır. Eğer, Türkiye’den mali destek yardımı gelmeyecekse, devletin kullanacağı diğer bir yöntem de, uzun vadeli, düşük faizli borçlanma yaparak, işsizlik sigortalarına (fonlarına), sağlık harcamalarına, ücret desteği alanlara katkı yapmasıdır. Bu borçlanma, vade ve faiz şartları hangisi cazipse, Türkiye bankacılık sektöründen olabileceği gibi, ülkemiz içindeki bankacılık sektöründen de yapılabilir.

   Ayrıca, bu kaynakla, sosyal güvenlik kurumlarının çökmesini önlemek amacıyla, İhtiyat Sandığı, Sosyal Sigorta ve devlet vergilerinin ödenmesini sağlamak için, iş insanlarına da katkılar sağlanmalıdır. Ama, piyasanın açılmaya başlayacağı önümüzdeki günlerde piyasayı rahatlatacak ve nakit akışı sağlayacak kaynağın, gecikmeden ekonomiye kanalize edilmesi şarttır. Geciktikçe, hasar büyüyecek ve toparlanma uzayacaktır.

   Yazıma son verirken tekrardan vurgulamak gerekirse, çalışanların yıllarca ödedikleri primlerin karşılığı olan işsizlik ödeneğinin düşürülmesinden sonra, geçtiğimiz gün taslağı açıklanan ‘Kısmi Mesai Kararnamesi’ ile işten durdurmaların azaltılması amaçlanırken, diğer tarafta, çalışanların sadece gelirleri değil, sosyal güvenlik primlerinin de aynı oranda düşmesinden dolayı, emeklilik dönemlerindeki maaşlarının ve İhtiyat Sandığı ikramiyelerinin de olumsuz etkilenmesi riski bulunmaktadır. Ayrıca, sosyal güvenlik fonları da, prim eksikliği nedeniyle, bu uygulamadan zarar görebilecektir.

   Kısmi çalışma yerine, işçilerin durdurulmaksızın, hem işverenin maddi fedakarlığı, hemde devletin ücret desteği katkısı ile, 4 ay boyunca uygulanacağı bahsedilen süreç, daha iyi yönetilebilecektir. Bu konu, artıları, eksileri ve ilerde gelişecek olumsuz etkileri ve sonuçları ile yeniden değerlendirmeye muhtaçtır.

   Günün anlam ve öneminden dolayı, tüm çalışanların, işçilerin ve emekçilerin 1 Mayıs bayramını kutlarken, sağlıklı ve aydınlık günlerde buluşmayı diliyorum.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104