KKTC’de 2019 yılı enflasyonu toplam yüzde 11.66 olarak gerçekleşti

KKTC’de 2019 yılı Aralık ayı enflasyon oranı İstatistik Kurumu tarafından yüzde1.33 olarak açıklandı. Bir önceki yılın aralık ayına göre enflasyon oranı yani 2019 yılı toplam enflasyon oranı da yüzde 11.66 olarak gerçekleşti.
   Aralık ayında, hayat pahalılığı endeksinde bulunan 392 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 66 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti. Enflasyon endeksinde bulunan 12 ana grubun, tümünde artış yaşandı.
   2019 yılı genel sonuçlarına bakacak olursak,  ana harcama grupları itibariyle bir yıllık fiyat değişimleri (artışları) şöyle olmuştur. Mobilya, ev aletleri ve ev bakım hizmetleri ana grubunda yüzde 11.26,  haberleşme ana grubunda yüzde 0.43, giyim ve ayakkabı ana grubunda yüzde 17.19, gıda ve alkolsüz içecekler ana grubunda yüzde 8.87, eğlence ve kültür ana grubunda yüzde 13.66, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 6.69, çeşitli mal ve hizmetler ana grubunda yüzde 19.78, ulaştırma ana grubunda yüzde 4.37, lokanta ve oteller ana grubunda yüzde 22.05, eğitim ana grubunda yüzde 20.04, sağlık ana grubunda yüzde 21.94, alkollü içecekler ve tütün ana grubunda yüzde 27.65 artış gerçekleşmiştir.
   Görüldüğü üzere, 2019 yılı genelinde en yüksek artış gösteren ve genel enflasyon oranının üstünde artış gösteren ana harcama grupları alkollü içecekler ve tütün; lokanta ve oteller; sağlık;  eğitim;  çeşitli mal ve hizmetler; giyim ve ayakkabı; ile eğlence ve kültür olmuştur.
   Yıllık bazda genel enflasyon oranının(11.66) altında artış gösteren ana harcama  grupları ise şunlardır:

Gıda ve alkolsüz içecekler; Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar; Mobilya ve ev aletleri; Ulaştırma; Haberleşme. Sonuç olarak, 2019 yılında 7 tane ana harcama grubu genel enflasyon oranının üstünde, 5 tanesi de genel enflasyon oranının altında artış göstermiştir.
   Geçen yıl 2018 yılında KKTC de gerçekleşen toplam enflasyon oranı ise yüzde29.96 olarak  gerçekleşmişti. Görüldüğü üzere, bu yılki enflasyon oranı, (11.66)  geçen yılki enflasyon oranına göre oldukça  düşük bir düzeydedir. Bu durum Kamu maliyesi için oldukça avantajlıdır. Neticede, kamu çalışanları ve emeklilerine yapılacak maaş artışları geçen yıla göre çok daha aşağıda olacak ve bu da bütçeyi oldukça rahatlatacaktır. Enflasyon oranında oluşan her yüzde 1 artış, Devlet bütçesinde yaklaşık 35 milyon TL civarı maliyet yaratmaktadır. Geçen yıl toplamda çalışan ve emeklilere yaklaşık yüzde 32 artış yapılırken şu anda  oluşan toplam enflasyon  oranı yüzde 11.66’dır. Bu durum,  Kamu maliyesi üstündeki yükü oldukça hafifletecektir.
   2019 yılının ilk 6 ayında hatırlanacağı üzere enflasyon oranı yüzde 7.57 gerçekleşmiş ve kamu çalışanlarının ve emeklilerinin maaşlarına yaşanan mahkeme süreci ve tartışmalardan sonra bu hayat pahalılığı oranı gecikmeli de olsa yansıtılmıştı. Yılın ikinci 6 ayı için ise şu anda aritmetik olarak yüzde 4.09 oranında birikmiş bir oran bulunmaktadır. Bu oran, brüt rakamdır. Emeklilere doğrudan yansıyacak,çalışanlara ise vergileri düştükten sonra daha düşük bir oran net olarak yansıyacaktır.
   Geldiğimiz noktada,2019 yılı enflasyonunun, 2018 yılına göre oldukça düşük gerçekleştiğini görüyoruz. Burada, hem döviz kurlarının hem de petrol fiyatlarının geçen yıla göre çok daha aşağı seviyelerde olması önemli rol oynamıştır. Bizim enflasyon endeksimiz ve mal ve hizmetlerin ağırlıkları döviz kurlarına ve petrol fiyatlarına oldukça duyarlıdır.
   Türkiye de ise Aralık ayı enflasyon oranına baktığımız zaman, aylık bazda yüzde 0.74, 2019 yılı toplam enflasyon oranı da yüzde 11.84 olarak gerçekleşmiştir.
   İki Ülkeyi karşılaştırdığımız zaman, KKTC’deki enflasyonunun yıllık toplamda, Türkiye enflasyonunun yüzde 0.18 puan gerisinde gerçekleşmiş olduğunu görmekteyiz. Geçen yıl ise bizde toplam enflasyon yüzde 30 civarında, Türkiye’ de ise yüzde 20 civarında gerçekleşmişti. Şu anda ise görüldüğü üzere, yıllık toplam enflasyonda Türkiye’nin az da olsa gerisinde bulunmaktayız.
   Yazıma son verirken, Konuya makro ekonomik açıdan ve resmin bütününden de bakacak olursak, ülkemiz ekonomisi içinde oldukça fazla ağırlığı olan devlet ve yerel yönetimlerde çalışan veya emekli olan büyük kitlenin maaşlarında bu yılın ikinci 6 ayı için gerçekleşecek maaş artışı, geçen yıla göre çok düşük düzeylerinde gerçekleşecektir.Doğal olarak özel sektörde asgari ücretle çalışanların maaşları da bundan nasibini alacaktır.Yani diğer bir deyişle,  2020’nin temmuz ayı maaşlarına kadar çalışan ve emeklilere şu anda brüt yüzde 4.09 görünen, (net artış daha da düşük) artıştan başka bir şey verilemeyecektir. Satın alma gücü ve talebi gerileyen toplumun bu büyük kesiminin piyasaya dönük mal ve hizmet talebini azaltması işletmeleri ve esnafları da olumsuz etkileyebilecektir.
   Kobilere ve esnaflara hibe ve faiz destekli krediler de verilememektedir. Bu kesimin de işlerinin bozulması, zincirleme etkisi ile ekonominin bütününü etkisi altına alacak ve 2018 ve 2019 yılında gerilemeye başlayan ekonomik büyümenin 2020’de gerilemesinin  devam etmesine yol açabilecektir.
   Hatırlanacağı üzere, 2018 yılında kamu çalışanlarına, emeklilerinin maaşına ve asgari ücrete yüzde 32 düzeyinde, 2019 yılının ilk 6 ayında da yüzde 7.57 artış yapılmış ve çalışanların satın alma gücü korunarak talep artışı sağlanmış, ayrıca Rum komşularımızın yoğun alışverişlerinin de etkisiyle 2018 ve 2019 dahilde alınan vergiler, fonlar ve kamu gelirlerin de önemli artışlar sağlanmıştı.
   Temennimiz, Kasım Süleymani olayı, Suriye ve Libya’daki olumsuz gelişmeler ve Ortadoğu’daki kargaşa döviz kurları ve petrol fiyatlarını bu yıl olumsuz etkilemez ve dengesiz seyretmesine yol açmaz. Aksi halde, ekonomimizi ve halkımızı sıkıntılı günler bekleyebilir. Bütün bu gelişmeler ve olasılıklara karşı hazırlıklı olmak ve uygulamaya konacak tedbirlerin şimdiden düşünülmesi büyük önem arz etmektedir.
 

YORUM EKLE

banner107

banner108