KKTC’de aile bütçesinin en önemli düşmanı “gösteri etkisi” (Demonstratıon Effect)

   Geçtiğimiz hafta, KKTC ekonomisinin özelikle bu yıl yaşayacağı ekonomik sıkıntılar karşısında finansal okuryazarlığın hayati bir hal aldığının üzerinde durmuştuk. Başka bir ifade ile 2020 yılındaki alım gücümüz 2019 yılına göre düşecek olup geçmiş alışveriş alışkanlıklarımızı devam ettirmenin mümkün olmadığı anlatılmıştı. Aksi takdirde, vatandaşlarımız vahim denebilecek ekonomik ve mali yıkımla karşılaşabilir. Daha net bir ifade ile film haciz ve mazbata sahneleri ile sonlanabilir.
   Bugünkü yazımı Nasreddin Hocanın Testi Kırıldıktan Sonra fıkrasına benzetebilirsiniz. Çünkü toplumsal ve insan gailesi olan bir ekonomist olarak bu uyarıyı yapmak durumundayım. Bahsetmiş olduğum girdaba girmemek için ise yegâne rehberimizin de “Finansal Okuryazarlık” olduğunu geçtiğimiz hafta açıklamıştım.
 

Aile bütçesi yönetiminin temel ilkeleri


   Aile bütçesinin yönetiminde temel kavramları hatırlatmada yarar görüyorum. Bu çerçevede, aşağıda temel gelir ve gider ilkeleri görülmektedir.
 

GELİRLER

-Ailenizin tüm gelir kaynaklarını toplayın.

-Bazı gelirleriniz aylık değilse bunları (örneğin tarımla uğraşıyorsanız ürünlerden elde ettiğiniz gelirleri)aya çevirin.

-İlk önce maaş, yıllık hasatlardan elde edilen gelirin aya çevrilmiş hâli gibi sabit gelirlerinizi toplayın.

-Sonra değişken gelirlerinizi (örneğin yaz tatillerinde yetişkin çocukların kazandığı gelirler) yani elinize geçmeme olasılığı olan gelirleri toplayın.

-Sabit gelirlerinizle değişken gelirlerinizi toplayın ama ikisini ayrı ayrı hesaplamayı da ihmal etmeyin. Böylece asgari ve azami olarak elinize geçen parayı göreceksiniz

GİDERLER

-Aylık zorunlu giderlerinizi (örneğin mutfak masrafı, faturalar) alt alta yazıp toplayın.

-Bazı giderleriniz aylık değilse bunları aya çevirin.

-Gün içinde aile üyeleriyle birlikte nelere para harcadığınızı not edin.

ÖZSORGULAMA

-Acaba gereksiz harcamalarınız var mı? Bunları kısabilir misiniz?

-Alışverişlerinizi daha ucuza getirebilir misiniz?

-Gelirinizi arttırmanın yollarını bulabilir misiniz?

   Kaynak: http://www.aep.gov.tr/wp-content/uploads/2012/10/03_01_aile-butcesi-ve-kaynak-yonetimi.pdf
 

   Yukarda verilen bilgilerden anlaşılacağı gibi, aile bütçesini yönetirken gelir gider dengesini sürdürülebilir kılmak temel amacımız olmalıdır. Bu temel amaç kapsamında, israfı minimum düzeyde tutup temel ihtiyaçlarımızı en düşük maliyette temine çalışırken isteklerimizi bütçemizin sınırlarını aşmadan karşılamalıyız. Buna ilaveten, KKTC bütçesinin düştüğü duruma düşmemek için az da olsa tasarrufu kendimize ve çocuklarımıza aşılamalıyız.


Bütçe yönetiminin temel doğruları bilinirken neden bütçe sınırlarını aşarak isteklerimizi karşılamaya çalışıyoruz?
   Bu sorunun yanıtı günümüz şartlarında daha tehlikeli boyutlara ulaşan gösteri etkisidir (DemonstratıonEffect).Peki bu kavram bize ne anlatmaktadır.
   Gösteri Etkisi (DemonstratıonEffect) Kavramı
   Gösteri etkisi kavramının arkasındaki fikir şudur: “ İnsanlar bir şeyleri satın almayı umut ediyor ya da istiyorlar çünkü başkalarının onlara sahip olabileceğini görüyorlar.”. Tüketimin bir belirleyicisi olarak göreceli gelir üzerinde durulduğunda;  Göreceli Gelir Hipotezi, bireylerin veya hane halklarının komşularının veya belirli bir topluluktaki diğer ailelerin tüketim seviyelerini taklit etmeye veya kopyalamaya çalıştığını gösterir.Buna gösteri etkisi veya Duesenberry etkisi denir (https://www.quora.com/What-is-demonstration-effect-in-Economics).
   Örneğin, Hindistan'da yapılan son hane halkı harcamaları çalışmaları, belirli bir gelire sahip ailelerin, Rs. Aylık 5000 kişi, kentsel alanlarda yaşıyorlarsa kırsal kesimdeki meslektaşlarına kıyasla gelirlerinin büyük bir kısmını tüketime harcıyor. Bunun temel nedeni gösteri etkisidir.
  

KKTC için gösteri etkisi ne anlama geliyor?
   Ülkemizde Gösteri etkisi maalesef dehşet boyuttadır. Özellikle çocuklarımız başta olmak üzere aile fertleri  aileleri, arkadaşları ve yakın çevrelerinden etkilenerek (Kıbrıs ağzıyla alt kalmamak için) bütçe sınırlarını aşma riski içerisine girmektedirler. Çocuklarımızın cep telefonu, ayakkabı, tablet gibi etkileşimden dolayı istekleri, bu istekler karşısında aile bütçemiz yetersiz olsa da çocuğumuzu mahcup etmemek için bir şekilde yaptığımız alımlar, yakın çevremizin aldığı araba, kıyafet veya tatil planları karşısında yine alt kalmamak için veya bizimde başkalarına hava atmak için ödenemeyecek borçlara girerek yaptığımız alımlar gösteri etkisi nedeniyle başımızı belaya soktuğumuz canlı örneklerdir.
 

Çözüm aile içi demokrasi
   Gösteri etkisini asgari düzeye çekmek için temel çözüm aile içi demokrasidir. Klasik haline gelmiş Münir Özkul ve Adile Naşit’in oynadığı aile konulu filmleri çoğumuz hatırlarız. Orada tüm aile fertleri anne baba ile birlikte bir masa etrafına oturarak şeffaf ve samimi olarak öncelikle tüm gelirleri kayıt altına alırlar. Sonrasında bu gelirlerle yapılabilecek harcamalar temel ihtiyaçlardan başlamak üzere listelenir. Son olarak ise bütçeye göre temel ihtiyaçlara öncelik verilmek üzere yapılacak harcamalar belirlenir. Buna göre bütçe tahsisatları aile fertlerine yapılırdı.  İşte günümüzdeki gösteri etkisi canavarına karşı yapabileceğimiz en rasyonel yol budur.
  

YORUM EKLE

banner75