KKTC’de çeklerle ilgili yapılan yeni düzenlemenin yansımaları

   Virüs salgını nedeniyle faaliyetleri durdurulan işletmeler tarafından piyasaya kesilen ve ödemeleri önce 30 Mart’a, ardından da ‘ileri bir tarihe’ ertelenen çeklerin tahsilatı için alacaklılar, geçtiğimiz gün bankalara akın etti. Ancak, işyerleri kapalı olduğu için gelir elde edemeyen iş insanları, çeklerin karşılığını temin edemediklerinden, çeklerin çoğunluğuna ‘yetersiz bakiye’ mührü vuruldu. Bu uygulamadan sonra, mağdur olan iş insanları ve örgütleri olaya çok büyük tepki gösterdiler ve uygulama düzeltilmezse eyleme gideceklerini açıkladılar.

   Bu gelişmeler üzerine Bakanlar Kurulu, Poliçeler Yasası Hakkında Yasa Gücü’nde bir kararname yayınladı. Bu Yasa Gücünde Kararname, Koronavirüs salgını nedeniyle, işyerleri kapanan, nakit akışları ve ödeme gücü olumsuz etkilenen işletmelere, çek borçlarını ödeyebilmeleri için ilave zaman kazandırmaya yönelik hazırlandı.

   Kararnameye göre, daha önce takasa ibrazı yapılmış olsun veya olmasın, karşılığı olmayan tüm çeklerle, 30 Haziran 2020 tarihine kadar keşide edilecek tüm çeklerin ilk ibrazda karşılıksız çıkması halinde başlaması öngörülen 15 günlük bekleme süresi 90 güne çıkarıldı.

   Bankacılık sektöründen gelen bilgiler ve Yeni düzenlemeyi incelediğimiz zaman; faaliyette olan veya olmayan sektörlerle ilgili bir ayrım görülmüyor ve takas işlemlerinin devam edeceği vurgulanıyor. Banka veznelerine sunulan müşteri çekleri hesapta para varsa ödenecek, para yoksa çek iade edilecek ve arkasına bahse konu Yasa Gücünde Kararnameye göre iade edildi ibaresi yazılacak.

   İşte o zaman bu durumda olan çekler için, 90 günlük bekleme süresi başlayacaktır. 90 günün sonunda, çek tekrar bozulmak için sunulduğunda yine ödenmez ise bu sefer çek yasağına girecektir. Bu düzenleme 30 Hazirana kadar ve 30 Hazirana kadar düzenlenecek çekler için devam edecektir. Düzenleme tarihi 31 Mart-30 Haziran tarihleri arasında olan çeklerin ödenmemesi ise, uygulamada tahsilat süresini de otomatikman 30 Haziran sonrasındaki yılın 3. çeyreği ve sonrasına öteleyebilme riski taşımaktadır.

   Yapılan bu düzenleme, işyerleri kapalı ve piyasaya çek kesmiş olan birçok işletme sahibini memnun etmiştir. Onlara zaman kazandırıp, rahatlatmış ve kısa sürede çek yasağına girmelerini engellemiştir. Bu bağlamda, çek düzenleyenlere önerilen ilk 6 ay ödeneksiz, 1 yıl vadeli, yüzde 9 faizli kredi paketinden borçlanılıp, çek borçlarının ödenmesine yönelik krediler umarım amaca hizmet eder ve çek borçlarının temizlenmesini sağlamış olur.

   Temennim, bahse konu kredi imkanı, erken zamanda işletme sahiplerinin kullanımına verilir ve teminat süreçlerinde, bürokratik işlemlerde gecikmeler yaşanmaz. Faiz destekli kredilerin, başvuru yapanlara ulaşması birkaç ayı bulursa amaca hizmet etmeyecek ve çeklerle ilgili gelişmeleri ve piyasayı olumsuz etkileyecektir.

   Madalyonun öbür yüzünden örnek verecek olursak, özellikle yurtdışı ile bağlantılı iş yapan ithalatçı veya tedarikçi iş insanları için söz konusu çek uygulaması sıkıntı yaratabilir. Şöyle ki, aldığı mal karşılığında yurtdışına çek kesmiş bir iş insanı, malını verdiği iç piyasadaki müşterilerden almış olduğu çekleri zamanında tahsil edemezse yurtdışına olan taahhüt ve borçlarını nasıl ödeyecektir? Ödeyemediği takdirde yeni mal siparişi veremezse ülkeye getirdiği malla ilgili böylesine kriz günlerinde oluşacak mal eksikliğini bütün ülke çekecektir.

   Bu durumda olan iş insanlarının sayısının çoğaldığını düşündüğümüz zaman, ortaya gerçekten endişe edilecek ve tedarik zincirini bozacak bir durum çıkabilir. Umarım, böyle bir süreç yaşanmaz ve iş insanlarımız ile halkımız mağdur olmaz. Ayrıca, benzer sıkıntı piyasadan çek alacakları fazla olan işletmeler için de geçerli olacak ve onları da zor duruma sokabilecektir.

   Unutulmaması gereken, çeklerle ilgili bu düzenleme, ödeme güçlüğü yaşayan iş insanlarına destek olmak için yapılmıştır. Bu bağlamda, maddi gücü yerinde olan çek sahiplerinin bu çeklerin karşılıklarını ödemesi gerekmektedir. Aksi halde, çek alacaklıları bu durumda çok zor bir duruma düşmüş olacaklardır. 90 günlük bu süreyi kimse bir fırsat olarak görüp, buna göre pozisyon alıp, ödemelerini geciktirmemelidir.

   Çek konusuyla ilgili başka bir yöntem de, Bankaların limit sorunu yaşayan müşterilerinin limitlerini makul şartlarda artırmaları ve bu bağlamda da müşterilerin piyasada olan çeklerini gecikmeden ödeyebilme imkanına kavuşmalarıdır. Bankalar, bu dönemde müşterileri ile limitler konusunda mutlaka istişare halinde olmalıdırlar.

   Sözlerime son verirken şunu vurgulamak istiyorum. Özelliklede böylesine kriz ortamlarında, çek konuları ile ilgili düzenleme yapılırken, tüm kesimlerin ve paydaşların görüşleri alınmalı, iyice tartışılmalı ve asgari müştereklerde uzlaşılarak ortak bir payda da buluşulmalıdır. Bir kesime destek olunurken, başka bir kesime zarar verecek uygulamalardan kaçınılmalıdır.

   Umarım, çekler için düzenlenen bu 90 günlük bekleme süresi, piyasaya olumlu bir ivme kazandırır ve canlanma süreçlerini hızlandırır. Temennim, bu düzenlemenin ekonomik aktiviteye sıkıntı yaratacak sonuçlar doğurmamasıdır.

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104