KKTC’deki et fiyatları yüksek seyir izliyor

   Ülkemizde et fiyatları çok yüksek düzeylerde seyrediyor. Nerdeyse et fiyatlarında Avrupa’nın en pahalı ülkelerinden biriyiz.
   2015 yılından bugüne kadar küçükbaş et fiyatlarında yaklaşık yüzde 90-100, büyükbaş et fiyatlarında ise yüzde 60-70 civarında artış nedeniyle vatandaşların önemli bir kısmı et ihtiyacını Güney’den karşılamaya başladı. Güneye et için gidenler, gitmişken başka ihtiyaçlarını da oradan almakta böylece ekonomi de Güneye doğru sızıntı, kayış yaşanmaktadır.
   Hayvan üreticisinden yaklaşık kilosu 27-28 TL’ye çıkan canlı kuzu eti kasaplarda tüketiciye 65-75 TL’ye satılıyor. Marketlerde ise kuzu eti işlenmiş olarak 90-100 TL’ye kadar satılabiliyor. Arada bu kadar fazla fiyat farkı olması sonuçta vatandaşın pahalı et yemesine yol açıyor. Bu fiyatlarla vatandaşların et tüketimi azalıyor, böylece et satanların da işleri azalıyor neticede devletin de elde edeceği gelirleri azalmış oluyor. Her kesim de bu fiyatlardan aşağısının kurtarmadığını söylüyor. O zaman da olan vatandaşa oluyor ve pahalı et tüketmek vatandaşın bütçesini olumsuz etkiliyor.
   Et fiyatlarının yüksekliği kaçakçılığı da artırıyor. Bu bağlamda, sağlık ve hijyen sorunları ortaya çıkıyor. Sağlıksız koşullarda, soğuk zincir uygulamadan ülkeye giren kaçak etler çok ciddi sağlık sorunları oluşturuyor. Kaçakçılığı önlemek için bu konuda ithal izinleri verilmesi daha doğru olacaktır. Hem etler sağlıklı, uygun fiyata gelecek, hem de vatandaş ucuz et alacak ve sonuçta devlet de vergi geliri elde edecektir.
   Güneyde, ithal kuzu etinin fiyatı yaklaşık 40 TL civarındadır. Yerli kuzu etinin fiyatı ise yaklaşık 50-55 TL civarındadır. Perakende market satışı olarak kıyaslarsak nerdeyse kuzu eti fiyatları (şişlik, pirzola) güneyde bize göre yarı yarıya ucuz görülmektedir. Ülkemizde kırmızı et yemek, dar gelirliler için bu fiyatlarla lüks olmuş durumdadır. Kültürümüz haline gelen mangal yakmak da yüksek et fiyatları nedeniyle artık kolay değildir. Vatandaşların çoğunluğu, yüksek kırmızı et fiyatlarından özelliklede kuzu eti fiyatlarından dolayı tavuk etine yönelmiş durumdadır.
   Ülkemizde vatandaşlara ilaveten öğrencilerin, işçilerin, otellerin ve askerlerin toplam et talebi artmasına rağmen, özellikle küçükbaş hayvan sayısında önemli oranda düşüş olması nedeniyle artan talebe yeterince karşılık verilemiyor. Buna bağlı olarak canlı hayvan fiyatları da yükselmiş durumdadır. Bu gidişle askerler, oteller ve restoranlar ihtiyaçları olan eti bulamayabileceklerdir. Bu durumda mecburen ülke dışına yönelme olacaktır. Bunun için şimdiden tedbir almak gerekmektedir.
   Şimdi sizlere, son 3 yılın hayvan sayılarını aktarmaya çalışacağım. Tarım Bakanlığı verilerine göre, 2016 yılında küçükbaş hayvan sayısı 336,456 adet iken, 2017 yılında 286,886 adete ve 2018 yılında 270,325 adete düşmüştür. Görüldüğü üzere son 2 yılda küçükbaş hayvan sayısında yüzde 25 civarında düşüş yaşanmıştır. Elimizde 2019 rakamları olmadığı için yorum yapamamakla birlikte 2019 rakamlarının geçen yılla yakın düzeyde olması beklenmektedir.
   Öte yandan, 2016 yılında büyükbaş hayvan sayısı 66,527 adet iken, 2017’de 63,270 adete gerilemiş ve 2018’de 68,458 adete yükselmiştir. Son yılda büyükbaş sayısında artış olduğu görülmektedir. Büyük baş hayvan sayısında artış olmasına rağmen büyükbaş hayvan fiyatlarında da fiyatlar artmış durumdadır. Üreticiden canlı olarak 17 TL’ye alınan canlı büyükbaş eti (inek eti daha da düşük fiyatla alınmakta) üzerine masraflar bindikten sonra temiz et olarak tüketiciye 50-60 TL arasında satılmaktadır. Bu fiyatlar da güneyden oldukça pahalı fiyatlardır.
   Görüldüğü üzere, özellikle küçükbaş hayvan sayısındaki azalışı önlemek gerekmektedir. Piyasadaki fiyatların daha da artmaması ve düşüşe geçmesi için süratle özellikle küçük baş hayvan sayısını artırmalı ve piyasanın dengeye gelmesine yönelik olarak da, belli bir süre için ve kontrollü olarak sayısı ve ölçüsü belli miktarda et ithaline izin verilmelidir. Et ithalatının hayvancılara zarar vermemesi için de gereken özen gösterilmelidir.
   Piyasada tüketicilere ithal ve yerli et bulma imkanı sunulması ülkedeki et fiyatlarının dengeye gelmesi açısından etkili bir yöntem olacaktır. Böylece, vatandaşa et alacağı zaman fiyat tercihi yapma şansı verilecektir.
   Öte yandan, devlet de et fiyatlarının daha fazla artmaması için hayvan üreticilerine girdi maliyetlerinin düşmesine yönelik olarak, yem ve mazot desteği, doğrudan gelir desteği ve hayvan sayılarının artırılması için gerekli destekleri artırmalıdır. Ayrıca yem bitkileri üretimi de teşvik edilmelidir. Hayvanların çoğalması piyasada arzı çoğaltacak, artan et talebinin karşılanması ile fiyatlar da daha fazla artmayacaktır.
   Hayvan üreticilerinin, kasapların ve et satıcılarının daha ucuz et satılması için kar oranlarında fedakarlık yapmaları gerekmektedir. Ayrıca entegre mezbaha sisteminin kurulması ile canlı hayvanın tüketiciye ulaşana kadarki fiyat artışı önlenecektir. Böylece, tüketicilerin de daha uygun fiyata ve daha fazla et tüketmelerini sağlanacaktır. Hayvan üreticilerine yapılacak desteklerle onlarda canlı hayvan fiyatlarını makul düzeylerde tutarak sürece destek vermelidirler. Bu durum, fiyatları dengelerken ayni zamanda vatandaşların güneyden et almalarını da azaltacaktır.
   Son tahlilde, tüketicilerin pahalı et yememesi, satın alma güçlerinin düşmemesi, alışverişin güneye kaymaması, kaçakçılığın önlenmesi ve devletin gelir kaybı yaşamaması için et fiyatlarını mutlaka aşağıya çekmemiz gerekmektedir. Bu ucuzlamanın nasıl olabileceğini de yukarıdaki satırlarda detaylı olarak anlattım. Bundan sonraki görev, Bakanlıkta ve sektörü oluşturan paydaşlardadır.
   Makalemi yazarken, bilgi almak için görüştüğüm sektör temsilcilerine kıymetli görüşleri için çok teşekkür ediyorum.
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Lütfi Özter
Lütfi Özter - 10 ay Önce

Halkımıza dünyanın en pahalı ve hatta çoğu ülkeye kaçak sokulan eti
yiyoruz. Denetim ve rekabet hemen hiç yok. Kazıklayan kazıklayana.
Halkımız malı almaktan vazgeçse fiyatlar normale gelir. Küçük de olsa
havadan, terlemeden çok büyük paralar kazanan ve çılgınca harcayan
şu küçük azınlı devlet tedbir almadıkça akıl ve mantığa dönmeyecektir.

banner75