Kliridis’in yanında, Denktaş’ın hazırcevaplığı hepimizi güldürmüştü

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile dönemin Temsilciler Meclisi Başkanı Glafkos Kliridis arasında 1971’in ilk görüşmesi 10 Ocak tarihinde yapılmıştı… O zamanlar Rauf Raif Denktaş, Türk Cemaat Meclisi Başkanı ve Geçici Türk Yönetimi Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı, Glafkos Kliridis de, Temsilciler Meclisi Başkanıydı. Makarios’un Cumhurbaşkanı, Dr. Fazıl Küçük’ün de Cumhurbaşkanı Yardımcısı olduğu dönem…

Türk ve Rum gazeteciler olarak, görüşmeleri hep takip ederdik. O kadar ki, Denktaş, Rum gazetecilerin hangi gazeteyi temsil ettiğini bilir hale gelmişti. Kendilerine isimleriyle hitap etmekteydi. Kliridis de öyle! İsimlerimizi ezberlemişti.

Bir dönem görüşmeler bir hafta Kliridis’in, diğer hafta da Denktaş’ın evinde yapılırdı. Köşklüçiftlik’te bir evdi ve Allah rahmet eylesin, Aydın hanım bizlere çay-kahve ikram ederdi.

Söz konusu tarihte, yani 1971 yılının ilk görüşmesinin gerçekleştirildiği 10 Ocak sabahı yine Kliridis’in evine gitmiştik. Bir gün sonra da Makarios ve Dışişleri Bakanı Spiros Kiprianu, Commwealth Devlet Başkanları toplantısına katılmak üzere Singapur’a gideceklerdi. Kliridis, onların ziyaretinin ikili görüşmelere engel olmadığını söylemiş, Denktaş da, bir hafta önce yerleşmek üzere Bodamya köyüne giden bir Türk göçmenin, köyden uzaklaştırıldığını belirtmiş ve bu konuda izahat isteyeceğini dile getirmişti.

Denktaş ve Kliridis, görüşme öncesinde Türk ve Rum gazetecilerin sorularına muhatap olurken, Denktaş, Ankara’dan Lefkoşa’ya dönüşünde verdiği demeçte, Kıbrıs meselesinin 1971 yılı içerisinde halledilebileceği umudunda olduğunu söylemişti. Bunun üzerine Denktaş’a yöneltilen soruda, bu umudunu neye dayandırdığı sorulmuş, “Kliridis’in insanlığına” diye yanıt verince de hepimiz gülmeye başlamıştık. Tabii ki Denktaş ve Kliridis de! Hazırcevaplığı ile bilinen Denktaş, sorulara noktayı koyarken, Kliridis’le birlikte görüşme masasına doğru yönelmişlerdi.

Rauf Denktaş, zamanında Makarios’la da, Spiros Kiprianu, Yorgo Vasiliu ve diğerleriyle de müzakere masasında bulundu, görüşmeler yaptı. Ama Kliridis’le bir başkaydılar. İkisi de hukukçu ve ikisi de son derece kurnaz. Açık konuşmak gerekirse çetin cevizdiler. Onların şakalaşmaları, esprileri, taş atmaları, görenleri hayrette bırakırdı. Mesela görüşmeler bir ara BM merkezi New York’a taşındığında, Genel Sekreteri adeta çileden çıkarmışlardı.

Sanırım Genel Sekreter Perez de Cuellar idi. Denktaş ve Kliridis arasındaki görüşmeler, onun nezaretinde yapılıyordu. Saatler süren görüşmeden sonra, verilen arada Denktaş ve Kliridis aşağıya bahçeye iner ve orada sohbete dalarlardı. O kadar ki anlattıkları fıkralar nedeniyle zaman zaman kahkahalarla ortalığı kırıp geçirirlerdi. Meğer Genel Sekreter yukarıdan, odasından onları izliyor, “Bu ikisi o kadar samimi, o kadar hoş sohbet ki, niye anlaşamadıklarını bir türlü anlayamadım. Buradan izlediğim kadarıyla aralarında hiçbir sorun yok gibi. İkisi de samimi dost. Görüşmeye başladıklarında ise sanki de onlar değil. Aşağıda sergiledikleri tavrın tam aksi oluyorlar. Pençe peş mücadele ediyor, bazı konularda nor diyor, peynir demiyorlar” şeklinde mırıldanıyordu…

Esasen BM’nin olduğu gibi, ABD ve AB’nin de anlayamadığı veya anlayıp da anlamazlıktan geldiği gerçek budur. Kişi olarak yakınlaşmamıza bakıp da aldanmamalı. Çünkü Kıbrıs sorunu, kişisel bir sorun değildir, toplumsal bir sorundur. Dahası ulusal, kolektif, halklar düzeyinde bir sorundur.

Dokuzuncu ölüm yıldönümünde Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı bir kez daha saygı ve rahmetle

anarken, bazı bilinmeyenleri, geçmişte yaşananları aklımızda kaldığınca bir demet halinde sizlere sunmak istedik. Ruhu şad olsun.

 ***

Oğuztan ailesi yasta

Oğuz Oğuztan’ın hayata veda etmesi, ailesini derin üzüntüye sevk etti. Sevgili eşi Rahme hanım, evlatları Mehmet Oğuztan, Aliye Hassan, Bahar Oğuztan, Levent Hassan, torunları Ayla Oğuztan, Atay, Serin ve Leyla Hassan, acısını hiçbir zaman unutamayacaklarını ifade ederek, tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyurdular, ‘Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun’ dediler.

Bu arada Haydarpaşa Ticaret Lisesi camiası, okulun öğrencisi Çınar Çobanoğlu, annesi Bengü Çobanoğlu ve babası İbrahim Çobanoğlu’nun vefatlarının kendilerini derinden üzdüğünü belirtti, Allah’tan rahmet, yaslı ailelerine başsağlığı ve metanet dileyerek, yattıkları yerin nur, mekânlarının cennet olması temennisinde bulundu.

23 Nisan İlkokulu ailesi de, okul öğretmenlerinden Hasan Saltuk’un kıymetli annesi, aynı zamanda okul öğretmenlerinden Fevziye Saltuk’un değerli kayınvalidesi Sevgi Saltuk’a Tanrı’dan rahmet, kederli ailesine sabır ve başsağlığı diledi.

 

YORUM EKLE

banner75