Koronavirüs 'küresel resesyon' getirir mi?

   Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P), yeni tip Koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı alınan önlemlerle duran ekonominin bu yıl küresel bir resesyona neden olacağını bildirdi. S&P kredi derecelendirme kuruluşunun yaptığı açıklamada salgının control altına alınması çalışmaları ekonomide ani bir durgunluğa neden olacağı yönünde.

   Nakit akışlarındaki düşüş, kötüleşen finansal koşullar ve petrol fiyatındaki eş zamanlı şok düşüşün kredi itibarına da zarar vereceği, Korona salgınının etkisinin büyüklüğünün, sanayi ve her türlü ekonomik sınıfa göre farklılık göstererek etkilemesi bekleniyor. Dünyada çok ciddi anlamda fakat kısa ömürlü olacak bu ekonomik küçülmenin, zayıflayan kredibilite gücü ve salgının doğrudan ya da dolaylı yoldan etkilediği sektörleri etkilemesinin devamı ile uzun süreli resesyonun daha geniş sonuçları olacaktır.

   S&P'den yapılan bir diğer açıklamada da aşağı yönlü riskler nedeniyle ekonomik büyümenin yüzde 1 ile yüzde 1, 5 arasında gerçekleşeceği yönünde. Ekonomik etkenlerin sert bir şekilde kötüleştiği, Çin'de gelecek olan ocak ve şubat ayına ilişkin ekonomik verilerin çok kötü olacağı aşikardır. Avrupa ve ABD'de ekonomik faaliyetler, ve kredi dönüşleri kötüleşiyor. Kovid-19 salgının artması ile piyasalardaki dalgalı seyir ve artan kredi baskısı bu yılı küresel bir resesyona dönüştürebilir.

   Diğer bir uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu olan Moody’s, ölümcül Koronavirüs’ün yayılmasının büyük ekonomik sonuçları olabileceği uyarısı yapıyor. Moody’s “Koronavirüs’e ilişkin en büyük risk, Çin'de ve dışında insan sağlığına ve bu virüsü taşıyanlara yönelik. Virüsün yayılmasının, 2003 yılındaki SARS epidemisinde yaşandığı gibi ekonomik sonuçları olabilir” değerlendirmesini yapıyor.

   Virüsün bulaşma riskinin görüldüğü ülkelerde tüketici talebini azaltabileceğine işaret eden Moody’s, turizmin, ulaşımın, ticaretin ve hizmetlerin olumsuz yönde etkilenebileceğine vurgu yaptı. Koronavirüs’ün ekonomik maliyetinin bir süre için belirsiz olacağını ifade eden Moody's, global resesyon riskinin arttığını ve uygulanacak mali ve parasal politika tedbirlerinin salgının yol açacağı hasarın sınırlı olmasına yardım etmesinin muhtemel olduğunu da belirtti. G20 için 2020 yılı büyüme tahminini yüzde 2,4'ten 2,1'e çeken Moody's, Çin için 2020 yılı büyüme tahminini yüzde 5,2'den 4,8'e ve ABD için yüzde 1,7'den 1,5'e indirirken, Türkiye için tahminini de yüzde 3,0'dan 2,5'e düşürdü.

   Koronavirüs salgını için 2 senaryo ortaya koyan Moody's, salgının ciddi global aksamaya yol açığı temel senaryonun yanı sıra, salgının etkisinin daha büyük ve daha uzun süreli olduğu bir kötü senaryoda hazırladı. Moody's kötü senaryoda global G20 için 2021 yılı GSYH büyüme tahminini yüzde 2,4'ten 1,4'e ve temel senaryoda yüzde 2,8 olarak belirttiği 2021 büyüme tahminini de yüzde 2,7'ye indirdi.

   Kötü senaryoda Çin için 2020 büyüme tahminini yüzde 3, 7’ye, ABD icin yüzde 0, 9’ indiren Moody's Türkiye için büyüme beklentisini de yüzde 2, 0’a indirdi. Türkiye için 2021 büyüme beklentisini yüzde 3, 0’dan 2, 7’ye çekti. Moody's temel senaryoda Euro Bölgesi için 2020 büyüme tahminini yüzde 1, 2’den 0, 7’ye indirdi ve 2021 beklentisini yüzde 1, 5 olarak duyurdu. Kötü senaryoda ise 2020 büyüme tahminini yüzde 0,4'e ve 2021 beklentisini yüzde 1,4'e indirdi.

   Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) Avrupa ülkelerinin Koronavirüs ile mücadelesine yardım etmek için para politikasının sınırlarını zorlayarak ekonomiyi canlandırıcı önlem paketi açıklayacağı beklenmektedir. Bunun yanında ABD Merkez Bankası (FED) ve İngiltere Merkez Bankası'nın (BOE) olağanüstü faiz indirimine gitmesi bir resesyon yaşanmasının önüne geçmek için atılan bir adım olarak görülüyor.

   Tabii ki alınan bu para politikası önlemlerinden hiçbiri virüsün yayılmasını önlemeyecektir. Ama ekonomiye olan zararı engellemek için yapılması gereken hareketlerin başında yer almaktadır.

YORUM EKLE

banner107

banner75

banner108