Koronavirüs ve seçim…

   1976 ve 1981’de Kıbrıs Türk Federe Devleti Başkanlığı, 1985’ten günümüze de her beş yılda bir KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimi için sandık başına gidildi.

   KIBRIS Gazetesi’nde bugün seçimlere katılma oranlarıyla ilgili bir haber var.

   Seçimlere katılma oranının yüksekliği önemli mi?

   Seçmenin oyunu kullanması bir vatandaşlık görevi olarak görülür.

   Bir anlamda öyledir de…

***

   Bugüne kadar yapılan 9 başkanlık seçiminde en yüksek katılım 1990’daki Cumhurbaşkanlığı seçiminde oldu.

   Toplam 101 bin 172 seçmenin oy kullanma hakkı olduğu 1990’da, yüzde 93.48 katılım oranıyla, 94 bin 572 seçmen oy kullandı.

   Seçimde 61 bin 404 seçmenin oyunu olan Rauf Raif Denktaş, Cumhurbaşkanlığı’nı kazandı ve ikinci tur olmadı.

***

   En düşük katılım oranı beş yıl önceki seçimde görüldü. Seçimin sonucu ikinci turda ortaya çıktı.

   İlk turda toplam 176 bin 916 seçmenden, 110 bin 303’ü oy kullandı. Katılım oranı yüzde 62.

   30 bin 328 oy alan Derviş Eroğlu ile 29 bin 030 oy alan Mustafa Akıncı ikinci tura kaldı.

   İkinci turda 67 bin 32 seçmenin oyunu alan Mustafa Akıncı, KKTC’nin dördüncü Cumhurbaşkanı oldu.

   İkinci turda seçime katılım oranı ise ilk tura göre yüzde iki artarak yüzde 64 olarak gerçekleşti.

***

   Her seçimde sonuçla ilgili tahminler seslendirilirken, katılma oranıyla ilişkilendirme mutlaka olur.

   Genelde katılımın düşük olması halinde, en zor koşullarda bile yüksek disiplinle oy kullanan siyasi yapının adayının kazanma şansının daha yüksek olacağı düşüncesi ağır basar.

   Bu kez de benzer yaklaşımlarla tahmin yürütenler eksik değil.

***

   2020 KKTC Cumhurbaşkanlığı seçiminin önceki 9 seçimden farklı kılacak pek çok yanı var.

   Öncelikle toplam 11 adayın yarışması nedeniyle 2020 KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimi, bugüne kadar en çok adayla gerçekleşen seçim olacak.

   Seçim sonuçlandığı zaman, seçimin siyasi tarihimizde kalan izleri daha netleşecek.

   Kamuoyu yoklamaları yapılıp açıklanıyor. Seçim sonuçlarıyla kamuoyu yoklamalarının ne kadar örtüşüp, örtüşmemesi de yapılan seçimlerden geride kalan izler arasında mutlaka yer bulacak.

***

   Belki de bu seçimlerden, anılardan en çok kalacak olan Koronavirüs’le mücadele ederken sandık başına gitmemiz olacak.

   Eğer vaka sayısı, 11 Ekim’e kadar azalmaz ve korku hâlâ yüreklerde yerini korursa, seçime katılma oranı yüzde 62’nin altında, en düşük oranla gerçekleşebilir.

   Her koşul altında, katılımın daha yüksek olması için koşullar olumlu yönde değiştirilebilir mi?

   Mutlaka çare vardır. Ya da olmalıdır.

   İlk akla gelen, hava koşulları uygun ve yasa izin verirse açık havada oy kullanılması…

   Sosyal mesafeye uyulur, herkes maskesini takar, mühür ve kalem gibi ortak temas malzemeleriyle, oy istikametini belirleme yerleri her kullanımdan sonra dezenfekte edilirse, insanlar daha korkusuzca oy kullanır.

   İnsanların daha fazla katılımla oy kullanması istenirse çare mutlaka bulunur.

YORUM EKLE

banner75