Kötü olaylardan ders çıkarmalıyız

Ülkemizde son 2 yıldır neredeyse başımıza gelmedik kalmadı…

Uzun süreli döviz krizleri halkımızı perişan etti, yaşam kalitesini aşağıya çekti. Halen bu krizlerin etkilerini yaşıyoruz.

Ekonomik kriz yetmezmiş gibi, son yılların en büyük doğal felaketlerini yaşadık, sel baskınları ülkeyi perişan etti, hatta 4 kişi de yaşamını yitirdi.

Hem ekonomik kriz hem de doğal felaketler, ne kadar tedbirsiz olduğumuzu bir kez daha ortaya koydu.

“Bizde olmaz” mantığı nedeniyle birçok sıkıntı yaşadık.

Felaketlerin ülkemizde de yaşanabileceğini düşünmemiz ve tedbir almamız gerekirken, ders almıyoruz ve her defasında daha büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalıyoruz.

Tabii kronik sorunlarımız da devam ediyor.

Çevre kirliliğine hiçbir hükümet çare bulamadı, bulacak gibi de görünmüyor.

Trafik kazaları ya da çarpışmaları can almaya devam ediyor, neredeyse kazanın olmadığı gün yok. Son zamanlarda özellikle araçların çarpışması büyük artış gösterdi.

Kayıt dışı yaşam ve kaçak işçilik de üstesinden gelinemeyen sorunlarımızdan.

Son zamanlarda sıklaştırılan denetimler nedeniyle çok sayıda kayıt dışı yabancı uyruklu kişi tespit edildi.

Çok sayıda iş kazası meydana geldi, bu soruna da çare bulamıyoruz.

Tarihi eserlerin bakımsızlığı ciddi sorunlarımızdan…

Uyuşturucu vakaları, her geçen gün daha da artıyor, her tarafa yayılıyor. Uyuşturucu yaşı, çok aşağılara düşmüş durumda…

Diğer polisiye olaylar; şiddet, özellikle kadına şiddet, cinayet, soygun, hırsızlık, kundaklama, gasp, yolsuzluk, cinsel taciz, tecavüz gibi olayların önüne geçemiyoruz.

Kamuda, devlet dairesi ve kurumlarındaki verimsizlik de sürüyor, ülkeyi yönetenler kamu reformuna yanaşmıyor, tedbir almaya cesaret edemiyor.

Mültecilerle ilgili sorunlara da çere bulabilmiş, bir yasa yapabilmiş değiliz.

Eğitimde, sağlıkta, turizmde, ekonomide çok sayıda sıkıntı var; örnekleri çoğaltabiliriz, zaten her sektörün sorunu var, tek tek ele alsak sayfalar sığmaz.

Partiler arası, makamlar arası ve parti içi sorunları sıralamaya bile koymuş değiliz…

Tüm bunların üzerine bir de ülkemize S- 200 füzesi düştü.

Bu füze nereden geldi, kim fırlattı, özellikleri nedir, bizi nasıl etkiler, birkaç gündür bunlar konuşuluyor.

Bu davetsiz misafir, bu gibi konularda da yetersiz ve bilgisiz olduğumuzu ortaya koydu.

İlk anlarda düşen füzenin yanına ne kadar tedbirsiz yaklaşıldığını gördük.

Bu füzenin ülkemize düşmesi, yani “füze kazası” da ileride tedbir almak ve böyle olaylar olduğunda nasıl davranmak gerekir, öğrenmeliyiz, bu olay bize ders olmalı.

Yani en sonunda ülkemize füze düşecek duruma geldik, yani az sorunumuz varmış gibi, bir de bu geldi başımıza…

Füzenin köy, kent içlerine düşmemesi büyük şans… Ciddiye alırsak, bunu sorun olarak görüyorsak, füze düşmesi gibi böylesine kötü bir olaydan bile ders çıkarabiliriz, çıkarabilmemiz de lazımdır…

YORUM EKLE