Köy, minare ve mezarlık…

   Bir takımın adının önüne “Efsane” lakabını alabilmesi kolay değil. Kıbrıs Futbol Federasyonu’nun (KOP) kurucu kulüplerinden tek Türk takımı olabilmek, Rum takımlarının arasından sıyrılarak en çok şampiyonluk kazanan takıma verilen PAKKOS şildinin sahibi olabilmek, 1955’de kurulan Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun en üst liglerinden düşmeyen tek takım unvanına sahip olabilmek, lig şampiyonluğunu 14, Kıbrıs Kupası’nı da 17 kez kazanarak birincilikleri elinde bulundurmak kolay değil. Ve böyle bir takımın ligin ilk 8 haftasında 0 puanla ligin dibine gömülmesi hiç normal değil. Çetinkaya’nın gidişi hiç hayra alamet değil. Birçok insan inanmasa da, sudan çıkmış balık gibi çırpınan Çetinkaya’nın Birinci Lig’in yolun tutması hiç sürpriz değil. Gidilecek köyün minareleri görünüyor desem az kalacak. Gidilecek köyün mezarlığı bile görünüyor, iyi bakarlarsa.

   Geçen hafta kendi sahasında Mağusa Türk Gücü’nden 7-1’lik ağır bir yenilgi alan Gönyeli’nin moral açıdan kendini toparlayıp Çetinkaya deplasmanına hazırlanması kolay değildi. Hele de maçın hemen başında 1-0 geriye düşmeleri işleri daha da zora soktu. Ancak Gönyeli belli ki hafta içinde kendini iyi toparladı. Geriye düştükten hemen sonra golü bularak oyuna yeniden dönmeleri maçı kazanmaya olan inançlarını daha da güçlendirdi. İdeal kadrosu ile oynayan sarı yeşilli Gönyeli, yok yanlış yazmadım Gönyeli’nin forması kırmızı beyaz değil de sarı yeşildi, tıpkı Mağusa Türk Gücü, tıpkı Binatlı gibi. Kalede güven veren Kemal ile uyumlu savunması iyi organize oldu. Orta sahada Sabri, Raif, Christian tarafından olumlu kullanıldı. Esin yüksek toplardaki hakimiyetine bir de kafa toplarındaki golcülüğünü ekleyince görevini yapanlar arasında oldu. Felix ve Efosa hızlı kanat hücumları ile etkili oldular ancak final paslarında biraz daha becerikli olabilselerdi maçın sonlarına doğru takımlarının yaşadığı stresi yaşatmamış olacaklardı. Çetinkaya’nın 10 kişi kalmasının avantajını kullanamamaları ve önde oldukları halde baskı yemeleri onlar adına dikkat edilmesi gereken aksaklıklardı. Ama yine de Sabri ve Raif’in sakatlanıp çıkmalarına rağmen oyunu galibiyetle kapatmaları geçen haftanın felaketini unutturacak bir başarı oldu.

   Çetinkaya lige yeniden başlayabilme adına Gönyeli maçını kazanmak için oyuna iyi başladı. Hatta öne geçerek bunu yapabileceğini de gösterdi. Ama o her zamanki hastalıkları bu maçta da kendini gösterdi. Kolay gol yeme hastalığı. Öne geçmeyi bile 1 dakika koruyamayarak moral açıdan yeniden sıkıntı yaşadılar. Serkan-Burak’la göbeği kapatmaya çalışan sarı kırmızılılar Batuhan’ı Sabri’yi kontrol etmekle görevlendirdi. Savunmada Çağdaş ve Hakan, Felix ve Efosa’nın baskısından kanat hücumu yapamadılar. Yabancılar zaten her hafta yazdığımız gibi takıma katkı koymaktan oldukça uzaktılar. Orta sahada Ümitcan da onlara ayak uydurarak etkisiz kaldı. Kopuk kopuk oynayan ancak yine de bir şeyler yapmak isteyen bir Yaşınses vardı. Serkan’ın kırmızı kartından sonra savunmanın göbeğine alınan Tunç tecrübesi ile birçok kritik topa müdahale etti ancak o da bir yere kadar. Sonuçta 8’nci maçından da puansız ayrılan Çetinkaya ciddi bir krizle baş başa kalarak maçı kaybetti

YORUM EKLE

banner108

banner107

banner88

banner96