“Acılardan beslenmek zorunda kalmadığı toplumlar diliyorum”

Bir röportaj düşünün ki; kahkahalar atıp gülüyorsunuz; bir müddet sonra hüzünlenip, duvarlara bakarak ağlıyorsunuz. Ben bu haftaki röportaja, samimiyet ve içten duygu röportajı adını verdim.

“Acılardan beslenmek zorunda kalmadığı toplumlar diliyorum”
  • 18 Ocak 2018, Perşembe 9:48

Esra ULUÇAYLI

Soluksuzca dinledim anlattıklarını. Mücadele zamanında bakkal dükkanının kapılarını halka açan, veresiye defterlerini yırtan Ahmet Çolakoğlu’nun torunu…Babası Dr. Aytekin Çolakoğlu’nun yaşadıklarının şahidi…. Kaymakamlık yıllarındaki kayıp cenazelerinin hissettirdiği duyguyu derinden yaşayan.. Kim mi? Eğitimci, sanatçı, eski Gazimağusa Kaymakamı Şifa Çolakoğlu. Keyifli ve derinden okumalar dilerim.

Klasik sorum oluyor; Şifa Çolakoğlu’na göre Şifa Çolakoğlu kimdir?

Hassas, duyarlı, paylaşımcı, üretmeyi, çalışmayı seven, sevgi dolu diyorlar sevdiklerim (bunu söylerken de gözlerinin içi gülüyor). 24 Aralık 1972 İngiltere doğumluyum. Babamın tıp ihtisasından dolayı İngiltere’de dünyaya geldim. Tıp İhtisasını bitirdikten sonra babam, babamın ailesinin yaşadığı yer olan ve kendi doğduğu yer olan Lefkoşa’ya yerleştik. Orada Lefkoşa Hastanesi’nde çalışmaya başladı. Ancak babamdan daha sonra mezun olacak olan bir doktora, oradaki tek kadro olması nedeniyle, yerin ona ayrıldığını söyleyerek, babamı Mağusa Hastanesi’ne tayin ettiler. Böylelikle Mağusa’ya taşındık. Mağusalı olmamızın hikayesi kısaca bu. Baktığım zaman ne olurdu ne kalırdı bilemiyorum ama; sonuçta su akar yolunu bulur derler. Bizim de yaşamamız gereken buydu aile olarak; bugün geriye dönüp baktığımızda Mağusa’da yaşamaktan son derece mutlu ve Mağusa sevdalısı bir aileyiz. Çünkü insanın doğduğu yer değil; doyduğu yerdir derler. 40 yıldır Mağusa’da yaşayan biri olarak; kendimi Mağusalı kabul ediyorum. (MağuaSuriçi çocuğu ve sevdalısı olarak da röportajı ısrarla MağusaSuriçi’nde yapmak istedi Şifa Hanım).

Müzik hayatınız hangi alanlarında yer alıyor?

Babam Mağusa Devlet Hastanesi’nde çalışırken, bir çalışanı kendisine elinde satılık bir keman olduğunu söyler. Biz köye gideriz ve o kemanı satın alırız. O kemanı esasen ağabeyimin çalması için babam almıştı. Benden bir yaş büyük ağabeyim var. Ama ağabeyim müzik aletine hiç ilgi göstermez. O, babamın enjektörleriyle, stetoskobuyla, diğer tıbbi aletleriyle kendine oyun kurmayı tercih ederken; ben de kendimce kemanı kendime göre akord ediyordum, çalmaya çalışıyordum. Bunun üzerine bir gün babam Dr. Aytekin Çolakoğlu “Sana özel ders aldırmamı ister misin?” dedi. Bunun üzerine çok sevdiğim ve elim bir trafik kazası sonucu kaybettiğimiz, sevgili hocam Türkay Sungurtekin ile yolum kesişir. Sonuçta ben müzik öğretmeni oldum, ağabeyim de tıp doktoru oldu.

Müzikle hem annem hem de babam çok ilgiliydi. Kıbrıs Türk Musiki Cemiyeti’nde babam kanun çalıyordu, annem de aynı koroda şarkı söylüyordu. Sosyal çevreye uyum sağlamamda, bana her anlamda destek olmakta annemin rolü çok büyüktür.

Kısaca bizim ailemizde müzik hep oldu. Şöyle bir söz vardır “Tıp fakültesinden şair çıkar, ressam çıkar, müzisyen çıkar, arada bir de doktor çıkar” diye; babam da herhalde ikisini bir arada yıllarca götürdü.

Ağabeyimle aynı şehirde bulunmanın ailemiz açısından daha kolay olacağını düşünerek, Marmara Üniversitesi’nin sınavını tercih ettim ve kazandım. Böylece Müzik öğretmenliği maceram başladı.

Ben 1994 mezunuyum. Müzik öğretmenliği devlette münhal olarak çok az açılıyordu. Senede 1 veya 2-3 senede bir kadro şeklinde açılıyordu. Pek çok kadroyu geçici olarak kullandırıyorlardı. O sene bu sözleşmeli olarak çalıştırılan bütün kadroları, o dönemki hükümet münhal olarak ilan etmişti. Ve ilk kez 6 müzik öğretmeni 1 tane de Güzel Sanatlar’a keman öğretmeni, toplam 7 münhal açılmıştı. Bu gazetede çıkar çıkmaz babam büyük bir heyecanla kadro açıldığı haberini vermişti. Sınava girdim. Güzel Sanatlara keman öğretmeni olarak atandım. Böylelikle Kıbrıs’a dönüş maceram başlamış oldu.

11 yaşından 28 yaşına kadar 16 yıl kesintisiz olarak pek çok halk dansları derneğine, topluluğuna keman çaldım. Onların müzik yönetmenliğini yaptım. Onun dışında  kendimiz cep orkestraları dediğimiz orkestraları oluşturduk. Onlar da çaldım. O zamanlar devlet senfoni orkestrası ve korosu aktif olarak çalışıyordu. Onların hem korosunda, hem orkestrasında çaldım. Müzik Dostları Derneği’ni kurduk. Bu derneğin bünyesi altında çeşitli konserler verdik. Başkent Oda Orkestrası diye bir orkestra kurduk ve çeşitli konserler verdik. Yine Trio Dolce diye bir grubumuz vardı. Trio Dolcede viyolonsel, keman ve piyanoyla müzikler yaptık.

Şu an hala Kıbrıs Polifonik Korolar Derneği yönetim kurulunda yer alıp, Otello Çoksesli Korosu bünyesi altında Erkan Dağlı ve Rana Uluçay hocamız ile birlikte küçük bir grubumuz var. Hem müzikten kopmamak adına, hem de müzikte üretime devam etmek adına…

Ülkemizdeki sanat etkinlikleri sizce yeterli mi?

Şunu söylemek istiyorum ki; kültür-sanat alanında devletimizin, hükümetimizin sanatçılarımıza çok daha fazla destek olması gerektiğine inanıyorum. Performanslarını, sanatlarını icra etmede olanak olarak maddi-manevi daha fazla destek gerekiyor.  Bu bağlamda sorunun cevabı yeterli değildir. Çok değerli sanatçılarımız var. Gerçekten Dünya standartlarında rahatlıkla yer alacağına inandığım sanatçılarımız var. O yüzden sanat, yetenek öyle bir şeydir ki; bir kişinin yeteneği yer altında bir maden gibi düşünün, siz o madeni alıp dışarıya çıkarıyorsunuz, yine ham maddedir ama onu ne kadar güzel işlerseniz, vitrine harika bir elmas taş olarak çıkar. O yüzden yeteneği işledik sonra geliştirebilirsiniz. O yüzden sanatçılarımız da kendi alanındaki çalışmalarına ne kadar zaman ayırabilirlerse; kendilerini bu konuda ne kadar geliştirebilirlerse ve bence diğer ülkelerdeki sanatçılarla ne kadar entegre olabilirlerse, kaynaşabilirlerse, paylaşabilirlerse, o kadar fazla kendilerini geliştirebilirler.

3 kelime ile Şifa Çolakoğlu?

Çalışkan, vatansever, anne

3 olumsuz özelliğiniz?

Saat takıntım var. Olumsuz mu bilmiyorum ama bir yere hiç geç kalmak istemem.

Bazen insanlara kızabilmeyi çok isterdim. Kızgın kalmayı beceremiyorum. Babam hep küs kalmayı beceremeyen kızım diyor.

Bir de herkesi kendim gibi zannediyorum.

Şifa Çolakoğlu en çok kiminle vakit geçirmekten hoşlanır?

Ekin ve Barış adında iki oğlum var. Ve onlarla vakit geçirmekten inanılmaz derecede mutlu olurum. Onlarla birlikte olduğumda dinleniyorum, tazeleniyorum. Gençlerin dünyasını paylaşmak çok farklı bir bakış açısı. Daha sonra ailem ve dostlarım...Çalıştığım dönemde çalışma arkadaşlarımla vakit geçirmeyi, birlikte üretebilmeyi, topluma katkı sağlayacak ürün ortaya koyabilmeyi çok severim.

Siz bir müddet Gazimağusa Kaymakamlığı yaptınız. Nasıl bir deneyimdi. Anlatmak istediğiniz bir anınız var mı?

Kasım 2013’ten Haziran 2016’ya kadar Gazimağusa kaymakamlığı görevini yaptım. Tabi ki kaymakamlık çok geniş bir alana bakıyor. Mülkü idarenin yetkileri pek çok alandadır. Devletin bölgedeki temsilcisidir esasta. Koordinatör görevi de görüyor. Ben en son kaymakamlığa atanmadan önce Milli Eğitime bağlı ortaokullarda Müdür Muavinliği görevi yaptım. Kaymakamlığı da daha geniş bir alanda hizmet veren bir kurum olarak düşündüm. Kaymakamlık yasaları uygulayan bir kurum. Yasaların kendine verdiği yetki çerçevesinde hizmet veren bir kurum. Her şey yolunda işlese, sadece orada bir izin makamı olarak yer alan bir kurumdur. Yaşadığım yeri sevme, yaşadığım yere faydalı olabilme açısından Gazimağusa Kaymakamlığını bu şekilde değerlendirdim ve yıllardır yaşadığım kente bu yönde daha fazla hizmet edebileceğimi düşündüm. Pek çok iyi ve kötü anılarım var.

Hep şunu anlatırım. Sağanak yağmur başladığı anda gecenin bir yarısında benim gözler otomatik olarak açılır ve sabaha kadar da acaba nereyi su bastı, neresi sel oldu kaygısıyla sırayla itfaiye, sivil savunma… Aradığımı hatırlarım sabaha kadar. Ve bu yağışlar da devam ettiği müddetçe günlerce uyku uyumadığımı, 3 gün eve hiç girmediğimi hatırlarım. Göreviniz açısından sahip olduğunuz yük çok fazladır. Telefonunuzu kesinlikle kapatamıyorsunuz. 24 saat açık telefonunuz vardır. Ben çok severek yaptım. İyi yaptığım şeyler de oldu. Belki eksik bıraktıklarım da oldu. Ama en azından iyi şekilde anıldığımı düşünüyorum.

En zor anılardan biri de katıldığım kayıp cenazeleri olmuştur. Tören boyunca göz yaşlarıma hiçbir zaman hakim olamadım. İlk kayıp törenine katıldığımda, dört gece uyku uyuyamadım. Hep o evlatların, eşin haykırışları kulaklarımda çınlıyordu. En zorlandığım görev bu olmuştur.

Boş vakitlerinde ne yapar Şifa Çolakoğlu?

Dostlarıyla zaman geçirmeyi çok sever. Çalıştığım sivil toplum örgütleri vardır. Onlarla ilgili yapılması gereken işlerim oluyor. Otello Çok Sesli korosuyla zaman geçiriyorum. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Kültür-Sanat Danışma Kurulu üyeliği yapıyorum. Mağusa Kültür Deneği Darts Kulübünün düzenlediği darts çalışmalarına katılıyorum. Ayrıca grubumuzla liglerde de yer almaya başladık. Bu şekilde zaman geçiyor.

KKTC’de ivedilikle olması gereken ilk şey nedir?

Adalet. Sosyal adaleti sağlamak zorundayız. İnsanları farklı hissettirecek, ötekileştiren kadar kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum ben.

Şifa Çolakoğlu insanlara bir mesaj vermek istese, ne mesaj vermek ister?

Esasta hepimiz yaşadığımız bu yer kürenin üzerinde misafiriz. Aşık Veysel de bunu “İki kapılı bir han” diyor. Bir tarafından giriyoruz, bir tarafından çıkıyoruz. Bu süre içerisinde hem toplumumuz için hem de yaşadığımız coğrafyaya iyilik ve güzellikler eklemeliyiz diye düşünüyorum. Bizden sonra gelecek nesiller de onların yeşerdiğini ve yeşeren ağaçların altında yaşamlarını sürdürdüklerini görebilmeli. Yani şunu diyebilsinler; bizden öncekiler bize güzel şeyler bıraktılar, biz de bunları daha da fazla büyütelim, geliştirelim, yayalım. O yüzden ben hep şunu söylüyorum; adamızdan başlayarak tüm Dünya’da; çok zor gibi görünüyor ama insanların barış içerisinde yaşamasını diliyorum. Çocukların açlıktan veya savaştan ölmediği; insanların bu savaştan, bu sorunlardan, acılardan beslenmek zorunda kalmadığı toplumlar diliyorum. İnsanların birbirine daha fazla kenetlenerek, hele bizim gibi küçücük bir toplumda, öncelikli olarak yaşadığımız toprakların değerini bilerek, vatanımızı severek ve bu ülkeye olan sorumluluklarımızı bireyler olarak, yönetenler olarak ve yönetilenler olarak yerine getirmemizi arzu ediyorum. Çünkü burası benim vatanımdır. Benim gidecek başka bir yerim yoktur. Gitmek de istemiyorum. Bu topraklarda insanca, üreterek, paylaşarak, sevgiyi, saygıyı yayarak bir yaşam sürmek istiyorum. Çocuklarımın da bu ülkeye dönerek kendilerini bir noktada büyüten, var eden bu topraklara dönerek hizmet etmelerini ve hayatlarını burada kurmalarını istiyorum. Böyle bir dileğim var.

Kültür-sanat bu ülkede özveriyle yapılan faaliyetlerdir. O yüzden yapılan her etkinliğe insanların ilgi alanlarına göre seçerek, gidip orada paylaşılan eserleri, üretilenleri, sergilenen bir tiyatroyu, bir konseri izlemesini çok arzu ediyorum. Bu hem o alanda insanlar için hem de oraya giden insanlar için ruhuna çok güzel bir yatırım olduğunu düşünüyorum. Her zaman için toplum olarak çok karamsar olduk. Her şeyin en kötüsünü söylemeye alıştık. “Bizden bir şey olmaz, biz yapamayız, toplum olarak biz bittik. Ben buna inanmıyorum”. İnsanlar inanırsa kolektif çalışmayı, birlikte çalışmayı, takım ruhunu geliştirebilirlerse ben değil “biz” olgusunu yaşamlarına aktarabilirlerse; toplum olarak değiştirip, dönüştürebileceğimize inanıyorum.

Beğendim 2 Muhteşem 1 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık