‘Aşk-ı Şedit ve Harp’

banner37

Genç yazar Doğukan Kıvılcım Besimler’in ilk romanı çıktı;

banner87
‘Aşk-ı Şedit ve Harp’
banner90
banner8

Aliye ÖZENCİ

   Mustafa Kemal Atatürk der ki; “geçmişini bilmeyen geleceğine de yön veremez”.

   Doğukan Kıvılcım Besimler de, doğup büyüdüğü Kıbrıs’ın tarihini, ekonomik, sosyal, kültürel değerlerini gelecek nesillere aktarmayı görev bildi.

   Okuma ve yazmayı öğrendiği ilk günden, özellikle babaannesi Şengül Besimler’in anlattığı savaş ve göç günlerini kayıt altına aldı.

   Öğrendiklerini kendi hayal gücüyle harmanlayarak, hikayeler yazmaya başlayan Besimler, lise öğretiminin ilk yıllarında “Neden ben de kitap yazmayım?” sorusunu kendisine sordu ve bu konuda ilk adımı attı.

   Uzun soluklu bir çalışma sonunda ‘Aşk-ı Şedit ve Harp’ kitabını tamamlayarak geçtiğimiz aylarda okuyucuyla buluşturdu.

   Kitap, 1955-1974 yılları arasında, Kıbrıs halkının sosyal, kültürel, ekonomik yaşantısını, savaş yıllarında iki toplumun yaşadığı sıkıntılara ve zorluklara rağmen, hayata tutunma mücadelesini ayrıca bir Kıbrıslı Türk ile Rum gencin aşk hikayesini anlatıyor.

   Kıbrıs lehçesiyle anlatılan hikayede, unutulmaya yüz tutmuş ama yabancı olmadığımız birçok kelime de var.

   Ülkemizin en seçkin kitap marketlerine satışa çıkan 104 sayfalık ‘Aşk-ı Şedit ve Harp’ın kapak ve sayfa grafik tasarımını Ömer Tatlısu yaptı.

  

Temel konu aşk…

   Doğukan Kıvılcım Besimler, 26 Ağustos 2002 Girne doğumlu, Güzelyurt Meslek Lisesi’nde Turizm bölümünde öğrenci.

   Gezerken keşfetmeyi, öğrenirken de sosyalleşmeyi seven Besimler’in hobileri arasında kitap okumak ve yemek yapmak yer alıyor.

   Çok küçük yaşta kitap okumaya başlayan Besimler’in, favori kitabı ise Reşat Nuri Güntekin'in unutulmaz romanı olan “Çalıkuşu”. Bugün 18 yaşında olan genç, bu eseri 35 defa okuduğunu söyledi.

  Besimler, “İlkokul yıllarımda birçok kez kompozisyon yarışmalarına katıldım. Hatta 5’inci sınıfta birinci oldum” diyerek okumanın kendisini yazmaya teşvik ettiğini belirtti.

   ‘Aşk-ı Şedit ve Harp’ kitabını 15 yaşında yazmaya başlayan Besimler, “Kitabımı kaleme aldığım ilk günler çok heyecanlıydım ama en zor günlerdi” dedi. Besimler, kitabın basım aşamasına kadar gelen süreci şöyle anlattı:

   “Karakterleri oluşturmak, olayların sırası ve kurgusu zor ama bir o kadar da keyifliydi. Çıktığım bu zorlu yolculuğun sonu başarıydı… Kısacası son aşama en güzelidir desem yerdir. Tabii ki ailem hep yanımda bana destek oldu ve bu süreci kolaylaştırdı. Bugün ise zor engelleri aşıp bitiş noktasına gelmenin mutluluğunu yaşıyorum.

   ‘Aşk-ı Şedit ve Harp’ kitabımın isminden de anlaşılacağı gibi en temel konusu aşk. Ama aşk olur da imkansızlık ve ayrılık olmasın olur mu? Bir de en önemlisi savaş… Bu aşk hikayesinin yanında, büyüklerimden dinlediğim ve etkilendiğim savaş hikayelerini de yazmak istedim”.

     

“Babaannem Şengül Besimler’in anısına”

   Genç yazar, kitabını bugün hayatta olmayan ama kitabın oluşumunda büyük desteği olan babaannesinin anısına yazdığını ifade ederek, ona minnettar olduğunu söyledi.

   Besimler, kitabını Kıbrıs ağzıyla kaleme alma hikayesini ise şöyle aktardı:

   “Kıbrıs aksanını kullanmamın asıl amacı bizim konuşma biçimimizin sadece ‘k’ harfini ‘g’ harfine dönüştürmek olmadığını göstermekti. Aslında Türkçe’den çok ayrı kelimelerimizin olduğunu hatırlatmak ve kendi neslime bunları öğretmek istedim. En önemlisi bizim konuşma biçimimizi unutturmamak için kullandım.

   Kendi günlük konuşma biçimimi, hiç eksiltme yapmadan kitabıma aktardım. İslimde yemek pişirmek, kömür ütüsüyle gömlek yakası kolalamak ve daha birçok bilgiyi daha önce dediğim gibi hep babaanneciğimden öğrendim”.

   İlerleyen zaman içerisinde yine Kıbrıs temalı çalışmalar yapmayı hedefleyen Besimler, “Tek gayem bizden sonraki neslin bizim eski insanlarımızın nenelerimizin dedelerimizin nasıl yaşadıklarını günlerini nasıl geçirdiklerini nasıl konuşturdukları bilmeleri ve bilenlerin de unutmamalarını sağlamaktır” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75