Çiçekler ve Kurşunlar’da Kıbrıslılar ortak acılarına ağladı

banner37

Panikos Hrisantos ve Niyazi Kızılyürek, Duvarımız’dan sonra yine çarpıcı bir belgesele daha imza attı

banner87
Çiçekler ve Kurşunlar’da Kıbrıslılar ortak acılarına ağladı
banner90
banner99

Murat OBENLER

1993 yılında çektikleri “Duvarımız” filmi ile 1974’teki savaş günlerinde yaşananları her iki toplumdan Kıbrıslıların hikayeleri vasıtasıyla anlatan Panikos Hrisantos ve Niyazi Kızılyürek şimdi de “Çiçekler Ve Kurşunlar” adlı belgesel  ile yakın Kıbrıs tarihinde yaşanmış şiddet olayları ve bu olayların kurbanlarını konu alıyor. 1974 yılında Balıkesir katliamından yaralı olarak sağ kurtulan Yorgos Liasis ve Muratağa,Sandallar ve Atlılar katliamlarında ailesinden birçok insanı kaybeden Hüseyin Akansoy’un tanıklıklarıyla çekilen “Çiçekler Ve Kurşunlar” adlı belgesel filmin galası 13 Ocak Pazartesi akşamı Baf Kapısı’ndaki Pallas Tiyatrosu’nda saat 19.30’da gerçekleşti. Her iki toplumdan Kıbrıslılar’ın yoğun ilgi gösterdiği film gösterimi öncesinde aktivist ve politikacı Doğuş Derya ile akademisyen Konstantina Zavu de birer sunum gerçekleştirdi. AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, eski Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı Yorgo Vasiliu, Güney Kıbrıs’tan bazı milletvekilleri, bazı K/T ve K/R sendika yöneticileri,STÖ yöneticilerinin de katıldığı gecede çeşitli konuşmalar da yapıldı. Çok duygusal anların yaşandığı gösterim sırasında katılımcılar gözyaşlarına hakim olamadı.

Niyazi Kızılyürek katliamdan sağ kurtulan Yorgos Liasis ile Atina’da tanıştıklarını ve hikayesini öğrendikten sonra onun hikayesini filme almak istediğini kaydetti. Ondan bunu istemenin zor olduğunu bildiğini ama söyleyince kabul ettiğini ifade eden Kızılyürek, yine bir katliamda ailesini kaybeden Hüseyin Akansoy’un da hikayesini ekleyerek kendi imkanları ile filmi çektiklerini vurguladı.

Liasis: “Çocuklarımıza gerçekleri söylememiz boynumuzun borcudur”

Yorgos Liasis ise masum sivillerin öldürülmesinin katliam olduğunu ve kendi ailesinin de içinde yer aldığı masum insanları öldürenlerin hangi düşünce ve ruh haline sahip olduğunu merak ettiğini belirtti. Liasis: “Güneydeki bir okulda öğrencilere “Bu kötülükleri onlar da yaptı biz de. Çocuklarımıza gerçekleri söylememiz bizlerin boynumuzun borcudur” demiştim.Bunu sizlere de söylüyorum ve bir daha bunların yaşanmamasını diliyorum” diyerek yunanca Nazım Hikmet’in “En güzel deniz” şiirini okudu.

Film K/T ve K/R’ı empati yapmaya davet ediyor

Özellikle Yorgos Liasis’in katliam yeri olan Balıkesir köyünde bizzat bulunması ve Niyazi Kızılyürek’e yaşadığı acı olayları tekrardan yerinde anlatması belgesele ayrı bir anlam katarken film Kıbırıslı Rumları ve Kıbrıslı Türkleri empati yapmaya davet ediyor.

Bazı etnik gruplar çift gösteren bu  aynaya bakmak zorunda kalacak

Kızılyürek ve Hrisantos’ın yüzleşme sinemasına kazandırdıkları bu yeni film ile genellikle kendi başlarına gelen kötülükleri hatırlayan ama ötekinin yaşadıklarını görmezden gelen etnik grublar, Duvarımız belgeselinde olduğu gibi bu filmde de çift gösteren bu aynaya bakmak zorunda kalıyorlar.Film bu çevrelere başlarına gelen kötülükler kadar yaptıkları kötülükleri de görecekleri bir ayna tutuyor.

Film adadan sonra Haziran’da Avrupa Parlementosu’nda gösterilecek

Türkçe ve Yunanca alt yazılarla hazırlanan film ileriki aylarda adanın diğer yerlerinde de gösterildikten sonrada Haziran ayında Avrupa Parlamentosunda da gösterilecek.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner75

banner108