banner6

Dağarcık

banner37

Ülkemizde kuraklık ve ekonomik kriz gibi sebeplerle günden güne gerileyen hayvancılık ya da halk arasında “çobanlık” olarak bilinen mesleğin olmazsa olmaz eşyalarından “dağarcığı” artık çok az kişi kullanıyor

Dağarcık
banner151 banner143

Gülten ÖZYAKUP SEZGİN

Dahası dağarcık yapanların sayısı da yok denecek kadar az. Özellikle kısır keçi ve teke derisinden dikilen dağarcıklar, çobanların isteğine göre değişik ebatlarda üretiliyordu.

Çoban yemeğini ve suyunu dağarcığın içine koyar ve onu sürekli sırtında taşırdı. Kenarlarına deniz kabukları, boncuk, tavşanayakları koyarlardı.

Dağarcık çok eski yıllardan günümüze kadar gelmiş, Kıbrıs’a özgü bir çoban çantasıdır.

1945 yılında Selçuklu doğumlu …. Kızılbora, 9 kardeşin en büyüğü olarak dünyaya geldi. 1962 yılında Lefkoşa’da Haydarpaşa Ticaret Lisesi’nden mezunu olan Kızılbora, askerlik ve mücahitlik görevini tamamladıktan sonra 1971’de polis teşkilatına katıldı. Kızılbora, 1984 yılında emekliye ayrıldı. 

Kızılbora, “Emekliye ayrıldıktan sonra hobi olarak el sanatlarıyla uğraşmaya bir şeyler üretmeye başladım. 2002 yılında Lefkoşa Büyükhan’da dükkânımızı açtık. Bugüne kadar da devam etmekteyiz. Babam da dağarcık dikerdi, karasaban, semer yapardı” dedi.

Kızılbora, bakımı yapılan dağarcığın hiç bozulmadan yıllarca kullanılabileceğini söyledi.

Eskiden kadın ve erkeklerin çok görüşmediğini belirten Kızılbora, “Çoban sevdiği kızın evinin önünden geçerken omzuna takılı çantasını (dağarcık) sallardı ve ses çıkarırdı. Bir tür haberleşme aracıydı da sevenler arasında” diyor.

Güncelleme Tarihi: 17 Ekim 2016, 14:09
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104