FOTOĞRAFLI: Karpaz'da tarihi zenginlik

banner37

Kaleburnu Kral Tepesi’ndeki kazı çalışmaları sırasında ilk kez 6 bin yıllık tarihi eser günışığına çıkarıldı.

FOTOĞRAFLI: Karpaz'da tarihi zenginlik
banner90

Ayşe BULUT

Karpaz’da, Kaleburnu köyündeki Kral Tepesi’nde yapılan kazı çalışmaları sırasında tarih fışkırdı. Kral Tepesi’nde ilk kez 6 bin yıllık tarihi eser günışığına çıkarıldı.

Doğu Akdeniz Üniversitesi Kültür Mirasını Araştırma Merkezi bünyesindeki kazı çalışmalarında toprak üstüne çıkarılan tarihi eserlerin hangi döneme ait oldukları araştırılıyor. Aynı zamanda toprak altından kırık çıkan eserler de birleştirilip, bir bütün haline getiriliyor.

Kral Tepesi’nden çıkan tarihi eserler, Kaleburnu köyünde açılacak bir müzede sergilenecek.

Doğu Akdeniz Kültür Mirasını Araştırma Merkezi Başkanı, Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bülent Kızılduman, Kaleburnu Kral Tepesi kurtarma kazı projesinin, Turizm Bakanlığı ile DAÜ arasında imzalanan protokole bağlı olarak başladığını, DAÜ Doğu Akdeniz Kültür Mirasını Araştırma Merkezi bünyesinde 26 kişilik bir bilim heyetiyle kazı çalışmaları yaptıklarını söyledi.

Kızılduman,  “Bunun yanında bize eşlik eden 9 kişi var. DAÜ çalışanı akademisyenler, Türkiye’nin farklı üniversitelerinden gelen öğrenciler ve bilim insanları var. Ayrıca şu anda ayrılan İtalya’dan, Arnavutluk’tan ve Almanya’dan farklı üniversitelerden gelen insanlar da kazı çalışmalarında yer aldı” şeklinde konuştu.

Projenin finansmanını TC Kalkınma Ofisi yaptı

Bülent Kızılduman, kazı çalışmaları ve tarihi eserlerle ilgili geniş çaplı bilgi verdi; şunları kaydetti:

“Kazı çalışmaları yılda bir, bazen de yılda iki kez yapılır. 2014’te hem şubat ayında, hem de yaz aylarında çalışmalar yaptık. Şu anda sadece yaz ayında yapıyoruz.

TC Kalkınma Ofisi’ne müteşekkirim. Çünkü projenin finansmanını onlar sağlıyor.

DAÜ’de akademisyen olan iki kişi bölgede dolaşırken, tesadüfen Kral Tepesi’nin üzerine çıkar. İkisi de Amerikalı. Bir taşın üzerine otururlar ve taşın sallandığını görürler. Taşı kaldırdıklarında bir pitos, yani bir küp bulurlar. Bu küpün içinde de çok sayıda tunç eseri var. Bana ve diğer arkadaşlara haber verirler. Biz de Eski Eserler Dairesi ile istişare içerisinde bölgeye geldik. Kıral Tepesi’nde o döneme kadar hiç bilinmeyen çok önemli eserler olduğunu gördük ve kurtarma kazısı projesi başlattık.

2014 yılında yapmış olduğumuz çalışmada Kral Tepesi’nde, teras bölümünde çok önemli eserler bulduk. En büyük Tunç hazinenin çıktığı dönem.

Bugüne kadar Doğu Akdeniz’de çıkmış, Genç Tunç Çağı’na tarihlendirilen en büyük eser topluluğu bunlar. Bu eserlerin eşi ve benzeri yok.

Kısmen Lavant bölgesinde, yani Suriye- Filistin bölgesinde, bu ticaretin etkisiyle Kıbrıs’ta çevre kültürler arasında ticaretin neticelerini görmek mümkün. Ama burası bize neyi gösteriyor. Burası Kıbrıs’ın anahtarı. Suriye’den çıkan bir gemi 100 kilometrelik bir mesafe; Ugarit kentinden çok kolay bir şekilde Kıbrıs’a gelebiliyor.

Kıbrıs’tan da Suriye’ye, Ugarite gidiyor. Ancak mevsimsel ticaret yapılıyor. Dalga akıntıları rüzgar yönüne bağlı olarak bu ticareti gerçekleştiriyorlar. Mevsimlik ticareti.

Anadolu’yla Kıbrıs’ın arası 70 kilometre, ancak Kıbrıs’la Suriye arasında daha hızlı gidip gelmek mümkün, bu periyodik akıntılar ve rüzgarlar neticesinde.

Suriye’den buraya gelen, geçmişin bu modern dünyası dediğimiz dünya, Yunanistan, Anadolu, Suriye, Filistin, Mısır, Mezopotamya. Bu bölgedeki ticaret neticesinde Kıbrıs’a gelen gemiler Kıral Tepesi ve çevresinde duruyor. İkmalini yapıyor.

Günümüzden 3 bin 200 yıl önce, gemilere binilerek Güney Kıbrıs’a, Trodos’a gidiliyor. Trodos’tan bakır ve farklı ürünleri alıp, tekrar bu bölge üzerinden ana karaya ulaşıp, sahil şeridinden dolaşarak tüm Doğu Akdeniz’de ticaret yapıyorlar.

Bu bölgede geçmişte küçük bir idari merkez vardı, bir nevi küçük bir krallık. Kıbrıs’a egemen olan bir krallık değil ama bu bölgeyi yöneten bir krallık. Araştırdık ve keşfettik.

İlk kez Karpaz Yarımadası’nda Seramikli Neolitik Dönem’e ait bir yer kazıldı. Bu da bize Karpaz’ın ne kadar zengin olduğunu gösteriyor.

Günümüzde 6 bin yıl öncesine tarihlendirilen Genç Neolitik Dönem’e ait üç yerleşim yeri. Bu inanılmaz bir keşif”.

 

 

Güncelleme Tarihi: 04 Eylül 2017, 11:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner108