Genç Yetenekler, 43

banner37

Ülkemizde kendini sanatın çeşitli alanlarında geliştiren birçok genç yeteneğimiz var. Küçük yaşlardan sanata merak salan bu gençlerimiz, aldıkları eğitimlerle, kendi çabalarıyla yeteneklerini geliştirerek bugün önemli başarılara imza attı

banner87
Genç Yetenekler, 43
banner90
banner8

Aliye ÖZENCİ

Ülkemizde kendini sanatın çeşitli alanlarında geliştiren birçok genç yeteneğimiz var. Küçük yaşlardan sanata merak salan bu gençlerimiz, aldıkları eğitimlerle, kendi çabalarıyla yeteneklerini geliştirerek bugün önemli başarılara imza attı. KIBRIS, sizlere adı bir yerlerde saklı kalmış “Genç Yeteneklerimizi” tanıtıyor. Dramaturg /Yönetmen/Eğitmen İsmihan Yorgancı’nın yardımıyla sosyal medya üzerinden ulaştığımız gençler, hem kendi serüvenlerini anlattı hem de sanata meraklı gençlere mesajlar verdi.

Coşkun Kıraloğlu, öğrendiklerini gelecek nesillere aktarmayı istiyor

“Tiyatro her zaman hayatımda olacak”

   Coşkun Kıraloğlu, Doğu Akdeniz Üniversitesi Animasyon ve Oyun Tasarımı bölümü hazırlık sınıf öğrencisi.

   Doğup büyüdüğü Kıbrıs’ın, kültürüne, sanatına, örf ve adetlerine sahip çıkan bir genç… Atalarından öğrendiklerini, gelecek nesillere öğretmeyi bir ödev olarak görüyor.

   Bilgiye aç olan 18 yaşındaki Kıraloğlu, okuyup araştırmayı ve her gün yeni bilgiler öğrenerek eksik olduğunu düşündüğü konularda kendisini geliştiriyor.

   Tembellik Kıraloğlu’nun hayatına uzak düşen bir kelime. Onun yaşam enerjisi, aktif olmak, üretmek ve paylaşmak.

   Farklı sosyal aktivitelere, projelere ve kolektif çalışmalara katılan genç, yapılan işin hem kendi geleceği hem de toplum için faydalı olmasına özen gösteriyor.

   Gitar çalmak ve tiyatro yapmak ise onun en büyük hobisi…

   Kıraloğlu, gelecek yıllarda kendisine avantajlar sağlayacağını düşündüğü ve ilgilendiği diğer alanları ise şöyle anlattı:

   “Çatalköy Belediyesi’nde halk dansları oynarken diğer taraftan da birkaç arkadaşımla birlikte eğitmenlik yapıyoruz. Çünkü bu ilerde elime bir altın bilezik olarak dönecektir. Bununla birlikte ÇADER Derneği bünyesinde, birkaç arkadaş ve her zaman destekçimiz olan Irene Raab-Marancos’la birlik de ‘Çevre Ve Ben’ diye bir projemiz bulunmakta”.

   Kıraloğlu, bugün birçok başarılı işe imza atmasında rol alan ailesi ve arkadaşlarının desteği olduğu sürece çalışmalarına devam edeceğini belirtti.

Tiyatroya başlama serüveni

   Tiyatroyla, 5 yıl önce ailesi sayesinde tanışan Kıraloğlu, bugün Çatalköy Belediyesi TiyatroSu genç ekibinin üyesi. Bu ekibe katılma hikayesini şöyle paylaştı:

   “O zamanlar halk dansları dışında bir aktivitem yoktu. Boş zamanlarımda kendimi bilgisayar oyunlarına veriyordum. Bunun önüne geçmek için ne yapmalıyım diye düşünürken, ailemle birlikte Belediye’nin ilanını gördüm. Açıkçası ilk başlarda istememiştim çünkü utanıyordum. ‘Sahneye çıkarken elim ayağım titrer mi?, Acaba insanlar ne düşünür!, Hata yapınca gülerler mi?’ gibi düşüncelerle kendi duvarımı örmüştüm.

   Ailem benim adıma başvuru yaptıktan, kısa bir süre sonra tanışmak için Kültür Merkezine çağrıldım. Haberi alır almaz elim ayağım titrerdi… Ama o an ne olduysa aileme ‘-Siz evde kalın ben tek basıma gideceğim’ dediğim daha dün gibi aklımda”.

   Görüşme günü soğuk terler akıtan ve heyecandan ne konuştuğunu hatırlamayan Kıraloğlu, ilk günü başarıyla tamamladığını belirterek, çalışmalarını ve ilk sahne deneyimini anlatmaya devam etti:

   “İsmihan Yorgancı hocamla birlikte çalışmalara başladık. İlk gösterimize kadar sürekli drama dersleri ve sahneye adapta olmaya çalışıyorduk. Ama benim içimde hala daha bir ukde ve kafamda bir soru vardı; Ben burada ne arıyorum!…

   Ekip olarak heyecanla beklediğimiz ilk gösteri günü gelip kapıyı dayandı, dün gibi aklımda… Oyuna son 5 dakika kaldı çağrısı yapıldığı sırada, sevdiğim ve örnek aldığım Genel Sanat Yönetmeni Derman Atik yanımıza gelerek, ‘Bakın orada 200 koltuk var, hepsi dolu… Şimdi bir hesap yapın, her insanın 2 gözü olduğuna göre bunları çarparsak 400 göz ve hepsi size bakacak’ dedi.

   İçimizde ki heyecan daha da artmıştı, ama sonunda güzel bir oyun çıkardık. İnsanlar bizi ayakta alkışladı. Bu duyguyu ilk defa yaşıyordum, işte o an tiyatroya duyduğum ilgi, sevgiye dönüştü.  İşin özeti, sahnenin tozunu bir kere aldınız mı bir daha bırakamıyorsunuz”.

“Sahneyle bütünleşiyorum”

    Kıraloğlu’nun, tiyatroya olan ilgisi ve sevdası her geçen gün artmasına rağmen, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde Animasyon ve Oyun tasarımı bölümünü okumayı tercih etti.

   Karar verirken ilerisini de göz önünde bulunduran Kıraloğlu, “Kafamda acaba mezun olunca iş bulur muyum? ya da -Ben mezun olana kadar bunun da sonu gelecek mi? gibi düşüncelerle yaşamak istemiyordum. Seçtiğim bölüm, ucu açık… Yani kendini geliştirmene bağlı bir meslek” diyerek, tercihini bu bölümden yana kullandığını söyledi. Ama hangi bölümü okursa okusun, tiyatro her zaman hayatının bir parçası olacağına da vurgu yaptı.

  Gitar çalmayı seven Kıraloğlu, tellerden çıkan seslerle bütünleşip her şeyi unuttuğunu ifade ederek tiyatronun da kendisine aynı zevki yaşattığını anlattı:

   “Ne zaman sahneye çıksam bana verilen karakteri canlandırırken sadece oraya odaklanıyorum. Çünkü o karakteri ben yarattım… Benim hayal gücümle ve yeteneklerimle can buldu.

   Ben sahneye çıktığımda Coşkun olarak değil, bana ne rol verildiyse onla çıkıyorum. Gitardaki tınılar gibi değil de sahneyle bütünleşiyorum.

    Benim için, bir karaktere bürünmekle, söz yazıp gitarla bestelemek özünde aynı sayılır. Çünkü yaratıcısı benim. Bu çok güzel bir şey neden mi? Çünkü herkesten farklısınız, herkes alışılmış şarkıları söylerken siz size ait olan şarkıları söylüyor olacaksınız”.

“Oyunun sonunda ağlamıştım…”

   Kıraloğlu, tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan Covid -19 öncesinde, Tennessee Williams'ın yazdığı, Nermin Uğur'un yönetmenliğini yaptığı ve kendisinin de rol aldığı "Çökme Tehlikesi Var!" oyunuyla yurtiçi-yurtdışında turneye çıktıklarını söyledi. Kıraloğlu yaşanan süreç dolayısıyla birçok turneyi iptal ettiklerini belirtti.

   Her şeyin başının sağlık olduğunu düşünen Kıraloğlu, şöyle devam etti:

   “Her şeyin bir telafisi vardır, ama sağlığın asla yoktur ifadesini kullanarak bu oyunla ilgili unutamadığı iki anısını paylaştı.

   “Çökme Tehlikesi Var!" oyununu Dünya Tiyatro Gününde sahneledik. Tüm ülkede kutlanan bir günde, can verdiğim karakterimle sahneye çıktım. Bu benim için gerçekten çok önemli bir duyguydu. Bu oyunu ikinci kez oynamamıza rağmen, oyunun sonunda ağlamıştım, çünkü o gün çok heyecanlıydım.

   Bir diğer anım ise; Girne’de sahnelediğimiz oyunun sonunda, insanların düşüncelerini sormuştuk. Oyunun sihri bozulmasın diye, bu çok tercih edilen bir durum değil ama biz kendimizi geliştirmek için böyle bir şeyi denemek istedik.

   En fazla yorum alan sahne saldırı bölümüydü. Yorumlar gelmeye devam ederken, bir adam yanıma yaklaşarak, ‘sana saldırmamak için kendimi zor duttum, her an sahneye çıkabilirdim!’ demişti. İlk şaşırdım, ama sonra seyirciye bu hissiyatı verdiğim için kendimle gurur duydum”.

   Tiyatronun kendisine özgüven kazandırdığını söyleyen Kıraloğlu, bu sanat dalıyla birçok tecrübe kazandığını ifade ederek, “Tiyatro, benim elimdeki altın bileziklerden biri oldu ve ileriki yıllarda da kapalı kapılara bir anahtar olacağını düşünüyorum” dedi.

.

Güncelleme Tarihi: 27 Mayıs 2020, 10:25
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75