Güzel bir Uzak Doğu yolculuğu

Masakazu Kusakabe ustayla seramik ve eko-fırını, Michiko Kinoshita’yla da Japon çay kültürünü konuştuk

Güzel bir Uzak Doğu yolculuğu
  • 10 Temmuz 2018, Salı 8:37

Murat OBENLER

Kıbrıs Amerikan Üniversitesi (KAÜ) ile SOL Atelier / Exbition Hall’ın ortaklaşa girişimleriyle ülkemize gelen dumansız yüksek derece pişirim fırını isasi’nin mucidi Japon usta Masakazu Kusakabe ve Japon çay kültürü Chadou (Çaya giden Yol) öğretmeni Michiko Kinoshita’yla seramik ve çayı buluşturduğumuz Uzak Doğu’ya küçük bir yolculuk yaptık.

Kusakabe, geleceği düşünerek çevre kirliliği yaratmayan bir fırın üretti. Düşük enerji harcayan, ekolojik bir fırın yaptı. Bu çalışmasıyla çok konuşulan bir isim oldu.

Adaya ilk kez gelen ve yeniden geleceğini söyleyen Kusakabe, “Kıbrıs çok güzel bir ada, sevgi dolu insanlarla tanıştım. Buradaki çok-kültürlü yapı beni çok heyecanlandırdı” dedi.

Kinoshita da “Burada (Kıbrıs) çok fazla huzur olduğunu gördüm. Bana göre çok fazla bina yok ama insanlar bunları umursamıyor ve mutludurlar. Doğa çok güzel. İnsanlar çok kibar” şeklinde konuştu.

SORU: Bir Japon sanatçısı olarak Kıbrıs’a yolunuz nasıl düştü?

KUSAKABE: Sinem Ertaner ve Toya Akpınar iki yıl önce Portekiz’de atölye çalışmama katıldı. Geçen yıl da Japonya’da kendi atölyemdeki uluslararası çalışmaya katıldılar. Orada bana yüksek ısıda pişirim yapabilecekleri bir fırın inşa etmem için istekte bulundular ve bu yaz bunu gerçekleştiriyoruz. Toya ve Sinem burada bir atölye çalışması da organize ettiler ve buradayım.

“Çevre kirliliği yaratmayan bir fırın yaptım”

SORU: Dumansız yüksek derece pişirim fırını “isasi” inşa etme fikri nasıl doğdu?

KUSAKABE: Geleceği düşünerek çevre kirliliği yaratmayan bir fırın yapmak istedim. Düşük enerji harcayan, ekolojik bir fırın yaptım ve çok kişiden de bu konuda takdir aldım. Fırının özelliği uçuşan küllerin seramik bünye üzerine yapışması ve orada bir camsı dokunun oluşmasıyla eski zamandan kalma bir görüntü oluşturmasıdır.

SORU: Bu fırını sadece seramik sanatında kullanılması için mi tasarladınız yoksa daha büyük ticari bir kullanım da mümkün mü?

KUSAKABE: Tabii duman meselesi sadece seramik üretiminin değil tüm dünyanın sorunu. Her geçen gün havaya daha çok duman salgılıyoruz. Havadaki duman, sis meselesi her geçen yıl ciddi tehlike yaratıyor. Bunu yaratanlar da insanlar. Ürettiğim model çok küçük ama belki ileride gelişir ve daha büyük modeller üretilebilir. İnsanlara dumansız fırın fikri çok ilginç geliyor. Umarım gelecekte daha fazla bu fikre yaklaşırlar.

“Kıbrıs’taki çok-kültürlü yapı beni çok heyecanlandırdı”

SORU: Adaya ve adalılara yönelik gözlemleriniz nelerdir?

KUSAKABE: Kıbrıs çok güzel bir ada ve burada çok güzel, yardımsever, sevgi dolu insanlarla tanıştım. Sadece atölye yaptığım Lefkoşa’da değil diğer yerlerde de çok güzel insanlarla tanıştım. Kültürel altyapısı çok zengin olan bir adadayım. Buradaki çok-kültürlü yapı beni çok heyecanlandırdı ve gelecek yıl yine gelmeyi düşünüyorum. Burada huzurlu, barışsever insanlar gördüm, tanıştım. Bu bende hayranlık uyandırdı. Heyecan verici bir kültüre sahip Kıbrıs’ta gelecekte politik olarak da barışın olmasını umut ediyorum. Ülkeme gittiğimde bu gözlemlerimi arkadaşlarımla paylaşacağım ve sanatımla daha çok iletişim kurulmasını sağlamaya çalışacağım. Sanat aynı zamanda kapıları açan, yeni kapılar da açan büyüleyici bir araçtır.

SORU: Sizin stüdyonuz da burası gibi mi?

KUSAKABE: Benim tamamen farklı bir atölyem var. Benim stüdyom eski bir çiftçi evi aslında. 300 yıl önce yapılmış. Burası da çok hoş ve güzel tasarlanmış bir bahçe. Burada da atölyeye katılan arkadaşlarla çok keyifli saatler geçirdik, çok güzel çalışmalar yaptık.

Kinoshita: Chadou evrensel bir kültür haline geldi

SORU: Bize öncelikle kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?

KINOSHITA: Ben (Urasenke) geleneksel çay okulunda Chadou(Sadou)-(Çaya giden yol ) eğitimi aldım. İlk önce Japonya ve sonra da ABD’de bu eğitimi aldım. Tokyo’da 3 anaokul vardır. Ben Urasenke’de Chadou eğitimi aldım. San Fransisko’da çay kültürü ile çok ciddi olarak ilgilenen birçok Amerikalı var ve aslında Chadou evrensel bir kültür haline geldi. Öğretmen olarak da bu geleneksel bilgeliği, aklı, öğretiyi yeni kuşaklara aktarmaya çalışıyorum.

SORU: Çayın Japonya kültüründeki yeri nedir ve “Japon çay kültürü” ne demektir?

KINOSHITA: Çoğu zaman karıştırılan bir şey vardır. Chadou (Çaya giden Yol-/Çayın Yolu) ile çay seramonisi başka terimlerdir. Chadou, konuklarınızı mutlu etmenin yöntemi olarak çayı bir araç gibi kullanmaktır. (Konukseverlik, ağırlamak). Chadou’nun ruhsal öğeleri de vardır, o yüzden eğitim ile tamamlanacak bir kültür değildir. Saygı, temizlik, saflık, huzur (sakinlik) gibi 4 ruhsal öğe de bu geleneğin temellerini oluşturur. Tüm bu eğitimlerde Zen Budizm’ini esas alan bir Wabi adlı estetik bir dil kullanıyoruz.

Çay içmek uzun zaman çoğunlukla erkeklerin kendi aralarında uyguladığı bir gelenekti. Çünkü erkek egemen bir kültürün hakimiyeti vardı. Çayın toplanması, hazırlanması ve gelen konuklara ikram edilmesi gerçekten çok özel bir durumdu ve tek kez yaşanacak bir fırsattı. Çayla ilgili “İchiko İchiye” (Tek görüşme, tek şans) diye kültüre girmiş deyimler de vardır.

Aslında Chadou sadece kültürle değil hayatın birçok alanı ile bağlantılıdır. Zanaat, sanat, resim, mimari, tarım vb. birçok alanla bağlantısı (etkileşimi) vardır.

SORU: Seramiğe nasıl başladınız?

KINOSHITA: Ben aslında çay malzemeleri yapmak için başladım. Çanak, kase, çay kutusu, çaydanlık gibi çay sunumunda kullanılan malzemelerin seramiğini yapıyorum. Farklı şeyler de yapıyorum tabi ki.

SORU: Kıbrıs’ta gerçekleştirdiğiniz atölye hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

KINOSHITA: Buradaki atölyelerim benim için büyük birer sınav oldu çünkü buradaki öğrenciler Chadou hakkında çok birşey bilmiyorlardı ve onlara bilgiler verdim, basit hazırlama yöntemlerini gösterdim. 12 öğrencim vardı ve hepsi de eğlendi, keyif aldı ve ben bundan çok mutlu oldum. Herkes çok çalıştı. Yarattığımız harmoni çok güzeldi. Hatta seramik öğrencileri de çay hazırlama konusunda girişimci oldular. Burada olup, Sinem ve Toya’nın hazırladığı bu güzel organizasyonun bir parçası olmak çok güzeldi.

“İnsanlar çoğu şeyi umursamıyor. Burada huzur var”

SORU: Burada geçirdiğiniz süredeki gözlemleriniz nelerdir?

KINOSHITA: Burada çok fazla huzur olduğunu gördüm. Bana göre çok fazla bina yok ama insanlar bunları umursamıyor ve mutludurlar. Doğa çok güzel. İnsanlar çok kibar.

HABERE AİT RESİMLER

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık