Heyecandan elim ayağım titredi

banner37

Genç Yetenekler-41

banner87
Heyecandan elim ayağım titredi
banner90
banner99

Aliye ÖZENCİ

Ülkemizde kendini sanatın çeşitli alanlarında geliştiren birçok genç yeteneğimiz var. Küçük yaşlardan sanata merak salan bu gençlerimiz, aldıkları eğitimlerle, kendi çabalarıyla yeteneklerini geliştirerek bugün önemli başarılara imza attı. KIBRIS, sizlere adı bir yerlerde saklı kalmış “Genç Yeteneklerimizi” tanıtıyor. Yazar ve tiyatrocu İzel Seylani’nin yardımıyla sosyal medya üzerinden ulaştığımız gençler, hem kendi serüvenlerini anlattı hem de sanata meraklı gençlere mesajlar verdi.

Ayşe Keseroğlu, ilk sahne deneyimini ve yaşadığı duyguyu şöyle ifade etti:

Heyecandan elim ayağım titredi

   Ayşe Keseroğlu, 20 yaşında. Girne Amerikan Üniversitesi Sahne Sanatları Drama ve Oyunculuk Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi. Kitap okumak, araştırma yapmak ve spor dallarıyla ilgilenmek hobileri arasında.

   Tiyatroya merakı ise, Lefkoşa Türk Lisesi’nin tiyatro kulübüne yazılmasıyla başladı.

   Keseroğlu, lise döneminde hocaları İzel Seylani’nin yönettiği; Haldun Taner’in Keşanlı Ali Destanı ve Turgut Özakman’ın “Deli Bayram” oyununda rol aldı.

   Keşanlı Ali Destanı’nda Zilha karakterini canlandıran Keseroğlu, “İlk temsilde seyirci karşısına çıkmadan hemen önce heyecandan elim ayağım titremeye ve midem bulanmaya başladı. O an hem çok üşümüş hem de terlemiştim… O hissi unutamadım” diyerek ilk sahne heyecanını paylaştı.

   Sahnede yaşadığı bu duygu, onu tiyatroya daha çok bağladı.

   Keseroğlu, Keşanlı Ali Destanı ve Deli Bayram oyunuyla Kıbrıs’ın birçok yerine turneye çıktıklarını söyleyerek, bu süreçte tiyatronun hayatına kattığı değerlerlide anlattı.

Öğrenmek, öğretmek  ve üretmek önemli”

   Keseroğlu anlatmaya şöyle devam etti:

   “Tiyatro sayesinde, çok güzel dostlar kazandım. Hepsi benim gibi bu işe gönül vermiş kişiler.

   Sahne ortamında, ortak bir iş yaparken birbirine destek olmanın, birlik olmanın ne kadar önemli olduğunu, bu işin aslında bir ekip işi olduğunu öğrendim. Burada paylaşarak üretmenin zevkini aldım.”

   Keseroğlu, tiyatroda farklı karakterlere bürünmenin ve olmadığın bir kişiyi canlandırmanın kendisine büyük bir keyif verdiğini fark etti.

   Hissettiği bu duygu ile ‘Neden olmasın?’ diye düşündü ve konservatuar sınavlarına katılmaya karar verdi.

Keseroğlu ve ekipten üç arkadaşı, LTL eğitmeni İzel Seylani’nin desteğiyle sınavlara hazırlandı. Azimle çalıştıktan sonra sınavına girdiği okullar arasından Girne Amerikan Üniversitesini kazandı.

   Keseroğlu, “Ailem ilk başta iş bulamamam korkusuyla endişeli olsalar da, benim ne kadar istekli olduğumu görünce onlarda bana destek verdi.

   Ne yazık ki işsizlik ülkemizde de büyük bir problem. Ama insanın mesleği ne olursa olsun kendisini geliştirip yenilemeli. Öğrenmek, öğretmek ve üretmek çok önemli” diyerek, mezun olduktan sonra şartlar ne olursa olsun mesleğini yapmak ve sanatla iç içe olmak istediğini söyledi.

  

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75