İrandan sinema ile bir özgürlük çağrısı yükseldi

banner37

Altın Ayı Mohammad Rasoulof imzalı “There is No Evil” filmimin oldu

banner87
İrandan sinema ile bir özgürlük çağrısı yükseldi
banner90
banner99

MURAT OBENLER/BERLİN

Dünyanın en prestijli festivallerinden olan ve politik sinema seçimleriyle her zaman dikkatleri üzerine çeken Berlin Film Festivali’nin bu yılki 70.yaşında En İyi Film için verilen Altın Ayı Ödülü, İran’a gitti. Festivalde Altın Ayı’ya layık görülen film İran-Almanya,Çekya ortak yapımı olan Mohammad Rasoulof imzalı “There is No Evil” (Sheytan vojud nadarad) oldu.

Film dört bölümde moral ve idamı konu alıyor, despot bir rejimde bireysel özgürlük mücadelesini anlatıyor. Ulusal güvenliği tehlikeye atmak ve İslam hükûmetine karşı propaganda yapmak suçundan İran’da mahkeme tarafından bir yıl hapis cezasına çarptırılan ve temyiz süreci devam ettiği için pasaportuna el konularak ülkeden çıkışına izin verilmeyen Rasoulof, ödül törenine katılamadı.

Berlinale Palast’da gerçekleşen ödül töreninde yönetmen Rasoulof,’un koltuğu boş kalırken ödülün açıklanmasıyla birlikte salonda uzun süren alkışlarla sahneye gelen film ekibi gözyaşlarına hakim olamadı. Rasoulof'un ödülünü kızı Baran Rasoulof aldı.

“Sanatsal/kültürel sebeplerden dolayı hiç kimsenin mahkum olmaması gerekir”

Yapımcılar Farzad Pak ve Kaveh Farnam ise dünyada sanatsal veya kültürel sebeplerden dolayı hiçbir kimsenin mahkum olmaması gerektiğini söyleyerek yönetmen Mohammad Rasoulof’un iran rejimi tarafından özgürlüğü engellenmesine rağmen bu filmle onun herkese ulaştığını ve sesini duyurduğunu söylediler. Yapımcılar “Bazıları yönetmenin yalnız olduğunu düşünebilir ama bu ödül ile Rasoulof herkesin gönlünde ve aklındadır.Bu salondaki herkes duygusal olarak ve düşünce olarak onunladır. Bizler barışa ve sevgiye inanan insanlar olarak İran’ın da sevgi dolu insanlardan oluştuğunu filmimizle gösteriyoruz.” dediler.

Cep telefonuyla basın toplantısına katılan Rasoulof: “Ödül ile kendimi daha güçlü hissediyorum”

Tören sonrasında cep telefonu ile canlı olarak basın toplantısına katılan yönetmen sanatın hep ileriye doğru adım attığını ve kendisinin de ürettiği film ile bu konuda bir sorumluluk alarak birşeyler söylediğini kaydetti. Basın mensuplarınca uzun süre alkışlanan Rasoulof filminin seyirci ile buluşmasından büyük mutluluk duyduğunu söyleyerek, jürinin takdiri ile alınan ödül sonrasında kendini çok daha güçlü hissettiğini dile getirdi.

Bir soru üzerine filmin yapımcıları ise risk alarak bağımsız İran sineması filmi yaptıklarını ve gösterimi sonrasında daha rahat hareket ederek filmi diğer ülkelerde de göstereceklerini kaydettiler.Bu filmden rahatsız olacak olanlar olacağını belirten iki yapımcı bu filmin sinemanın dili ile anlattıkları dertlerin son bulmasına olumlu bir katkı yapmasını umduğunu dile getirdi.

“Irradiés” aşırı şiddet görüntüleri ile insan hayatını hiçe sayan diktatörleri anlatıyor

Dünyadaki diktatörlerin yarattıkları savaşlar,insan kıyımları,yitirilen masum canlar ve çekilen acıları izlenmesi zor, sert görüntülerle anlatan Irradiés ile En İyi Belgesel ödülünü kazanan ve tüm ailesini Kızıl Kmer terörü sırasında kaybeden Rithy Panh konuşmasında ırkçılığı aşırı şiddet görüntülerini kullanarak gösterdiklerini belirterek geldiğimiz zamanlarda özgürlüğün değerini daha fazla bilmek ve onu savunmak gerektiğini kaydetti.

Jüri başkanlığını usta oyuncu Jeremy Irons’un yaptığı ana yarışma jürisinin takdim ettiği ödüllerde Altın Ayı’ya “There is No Evil” filmi layık görülürken, Jüri Büyük Ödülü’nü ise Eliza Hittman‘ın hem Sundance’te hem de Berlin’de beğeniyle karşılanan son filmi “Never Rarely Sometimes Always” aldı. En İyi Yönetmen Ödülüne  ise Hong Sang-soo, “The Woman Who Ran” filmiyle layık görülürken Cuma gecesi verilen FIPRESCI Ödülü’nün sahibi ise Christian Petzold imzalı “Undine” oldu. “There is No Evil” gündüz açıklanan ödüllerde ise Ekümenik Jüri Ödülü ile Guild Film Ödülü’nün de sahibi oldu.Yunanlı yönetmen Georgis Grigorakis ise “Digger” filmiyle Panorama bölümünde Sanat Sinema Ödülü’nün(CICAE)sahibi olurken aynı ödül Forum bölümünde Ping Ping(The Calming) ise Song Fang’ın oldu.

Onur Saylak’ın filmi de ortak-Yapım Geliştirme Ödülü’nü kazandı

Festival’de  Eurimages Ortak Yapım Geliştirme Ödülü’nü  ise Türkiye’den “There are Two Kinds of People in This World” filmi ile yönetmen Onur Saylak ve Liman Film & b.i.t arts kazandı.

Ana Yarışma Ödülleri

Altın Ayı: There is No Evil – Mohammad Rasoulof

Jüri Büyük Ödülü: Never Rarely Sometimes Always – Eliza Hittman

En İyi Yönetmen: Hong Sang-soo – The Woman Who Ran

En İyi Kadın Oyuncu: Paula Beer – Undine

En İyi Erkek Oyuncu: Elio Germano – Hidden Away

En İyi Senaryo: Favolacce- Fabio D’Innocenzo ve Damiano D’Innocenzo

En İyi Belgesel: Irradiés – Rithy Panh

En İyi İlk Film: Los conductos – Camilo Restrepo

Üstün Sanatsal Katkı Ödülü: Jürgen Jürges -DAU. Natasha (Görüntü Yönetimi)

Gümüş Ayı Özel Ödülü: Delete History- Benoît Delépine ve Gustave Kervern

Encounters Seçkisi Ödülleri
En İyi Film:The Works and Days(of Tayoko Shiojiri in the Shiotani Basin)

-yönt:C.W. Winter ve Anders Edström

 Jüri Özel Ödülü: The Trouble with Being Born – Sandra Wollner

 En İyi Yönetmen: Cristi Puiu – Malmkrog

Özel Mansiyon: Isabella – Matías Piñeiro

Altın Ayı (Kısa Film): T – Keisha Rae Witherspoon

Gümüş Ayı Jüri Ödülü (Kısa Film): Filipiñana – Rafael Manuel

Audi Kısa Film Ödülü: Genius Loci – Adrien Mérigeau

Generation Kplus Seçkisi Ödülleri

En İyi Film: Los Lobos – Samuel Kishi Leopo

 Özel Mansiyon: The Kites – Seyed Payam Hosseini

 Özel Mansiyon (Kısa Film): El nombre del hijo – Martina Matzkin

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75