Kadınların sesi olmak istiyorum

banner37

Stella Aciman, kaleme aldığı eserlerinde kadını ve azınlık olan toplumları konu alıyor… Aciman’ın tüm eserleri için söylediği cümle aynı:

Kadınların sesi olmak istiyorum
banner90
banner99

Aliye Özenci

İstanbul doğumlu ve Yahudi bir ailenin kızı olan Stella Aciman, ilk kitabı olan “Bella ‘Avucumdan Kayan Yıldızlar’”ı 2002 yılında İstanbul’da yayımladı. Yazarın ‘Kırlangıçların Ömrü’, ‘Bir Masaldı Geçen Yıllar’, ‘Orda Bir Ada Var Uzakta’ adlı eserleri de var.


Stella Aciman, yazdığı eserlerinde tema olarak kadın ve azınlık olan toplumları ele alıyor.


İlk kitabında eşcinsellik konusuna değinen yazar, bu konuda en doğruyu kaleme alabilmek için çok araştırma yaptı. Hatta psikiyatri desteği de aldı. Eserlerinde kendi yorumlarını ve kurguyu harmanlayan yazar, okuyucuların kendi hayatından kesitler bulabileceği, bir solukta okunabilecek eserler kaleme alıyor.


“Bella Avucumdan Kayan Yıldızlar”ın üçüncü baskısı yapıldı. Kitap, Türkiye de olduğu gibi ülkemizde de oldukça ses getirdi.


Doğma büyüme İstanbullu olan Aciman, ilkokul, ortaokul ve lise öğrenimini Tarhan Koleji’nde tamamladı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu.


Uzun yıllar yaşamını Türkiye’de sürdüren yazar, birçok dergi ve gazetede de yazılar yazdı. 2003 yılında ise hayatın önüne çıkardığı tesadüfler sonucu ülkemize yerleşti. Yıllardır ülkemizde yaşayan Stella Aciman, kitap çalışmalarının yanında Yenidüzen Adres dergisine de yazılar yazmakta.

 

Bir tabunun yıkılışı

 

  Temmuz ayının bu sıcak günlerinde beni kırmayan Aciman, röportaj için KIBRIS Gazetesi’ne geldi. Çok samimi ve güler yüzlü bir kişi… Keyifli geçen sohbetimiz için kendisine yeniden teşekkür ediyorum.


Sohbetimize Kıbrıs’a geliş hikâyesinden başladık ve kitaplarını ele aldık…


Aciman, ilk eseri ‘Bella’da eşcinsellik konusunu işledi…


“Hedefim yazdığım eserlerle kadının sesi olmaktı. İlk kitabım da eşcinsellik üzerine… ‘Bella’ Türkiye’de ilk yayımlandığında büyük yankı uyandırdı. Hatta bomba etkisi yarattı” diyen Aciman, bu eseriyle tabuların yıkılmasını hedef aldığını söyledi.


Aciman, şöyle devam etti:


“Ben azınlık ve kadın temalarını işleyen bir yazarım. Bütün kitaplarım da bunun üzerinedir. O yüzden de öyle bir kitap yazayım dedim ki; insanlar bir şeyleri konuşmaya başlasınlar kimseyi dışlamasınlar… Özellikle bunu vurgulayarak bu kitabı kaleme aldım. Nitekim kitap yayımlandığında bomba etkisi gösterdi. Ve benden sonra birçok yazar bu konuyu gün yüzüne çıkarıp kitaplarında yazmaya başladı. En azından bir tabu yıkılmış oldu”.

 

“Sevginin cinsiyeti yoktur”

 


“Bella Avucumdan Kayan Yıldızlar”, okuyucuyu aksiyona sürüklüyor. Kitapta aşk, tutku, aldatma, eşcinsel ilişkilerin yanında mafya, tarikat ve birçok konu yer alıyor.


Aciman, eserlerini kaleme alırken, kimseyi kırmadan en doğruyu aktarabilmek için psikolog ve psikiyatriklerden de destek aldığını söyledi.


Aciman, “Kitaplarımı yazarken bilgi alabileceğim kişilerle de görüşüyorum. Önce araştırıyorum, öğreniyorum. Topladığım bilgileri kendi kurgularımla harmanlayarak kitaplarımı yazıyorum. Eşcinsellerle ilgili ön yargıları ortadan kaldırmak istiyorum. Bu insanların duygularını en iyi dille anlatmak için de ince eleyip sık dokuyorum” dedi.


Cinsiyet ayrımına karşı olan Stella Aciman, “sevginin cinsiyeti yoktur” diyerek şöyle devam etti:


“Sevgi, sadece karşı cinse hissedilen bir duygu değildir. Ve ben bu konuyu tabuları olan bir topluma, kalemimle anlatmaya çalıştım. Kadının da erkeğin de eşit olduğunu düşünenlerdenim. Belki bedensel ve güç olarak değil ama beyin-ruh olarak eşitler. Kadın veya erkek herkes insandır. İnsan ayrımı benim lügatimde iyi ve kötü olarak yer alıyor”.

 

‘Ahlak’

 

banner134

“Bella” kitabında yer alan, Nietszche’nin şu cümlesini okuyorum:


 “Aslında ahlaki olgular yoktur, sadece olguların ahlaki yorumu diye bir şey vardır… Yaşam, doğa ve tarih ‘ahlaksız’ ise neden ahlak?”.


Aciman’a kitabında bu cümleyi neden kullandığını sordum, yanıt şöyle:


“Kişiye özel bir şey değildir. Her ailenin genel kuralları vardır ve bizim nesil bu çerçevede büyüdü. Aile büyükleri ‘ahlaklı olacaksın’ derdi… Ama kime ve neye göre! Zaten iyi insan her şekilde ahlaklıdır”.


Baskıcı bir toplumda yaşadığımızı, kadınların kimlik sorunu yaşadığını ve azınlık olduğunu düşünen Aciman,  “Duygu Asena’nın bir sözünü sürekli kullanırım. ‘Kadının adı yok!’… Hiçbir zaman da olmadı”.

 

“İsmimden dolayı ırkçılığa maruz kaldım”

 


Uzun yıllar İstanbul’da yaşayan Stella Aciman, üniversiteyi tamamladıktan sonra tekstil ve deri sektöründe çalışmaları oldu.


Aciman, bu dönemlerde iyi ve kötü birçok insana rastladığını, isminden dolayı da çok zor günler yaşadığını belirtti. Aciman, o günleri şöyle anlattı:


“1970-80 yıllarıydı… Yabancı isim taşıdığımdan dolayı Türkiye sınırlarında ‘azınlık’ durumundaydım. Bundan dolayı da ırkçılığa maruz kaldım.


İhracat yaptığım dönemlerde gümrükte, dairelerde ismimi duyanlar ters ters bakıyorlardı. Ve işimi yapmama engel oldular. Ben de bu yüzden hayatımı devam ettirebilmek için kimliğimdeki ismimi ‘Eser Aciman’ olarak değiştirdim. Ama ben Stella Aciman’dım”.


İş hayatında yaşadığı bu sıkıntılar sonucu emekliye ayrılan Stella Aciman, 2002 yılında annesini kaybettikten sonra hayatında yeni bir sayfa açarak kitaplarını yazmaya başladı.

 

Kıbrıs yolculuğu

 


Annesini kaybettiği dönemde yaşadıklarını “sudan çıkmış balığa döndüm” şeklinde tanımlayan Stella Aciman, Kıbrıs’ta yaşayan bir arkadaşı sayesinde ilk kez ülkemizi ziyaret etti. Bu ziyaret, yeni bir serüvenin başlangıcı oldu Aciman için…


Arkadaşının kendisine açtığı kapıyla, Kıbrıs’ta yeni bir hayata başlayan Aciman, bir buçuk yıl Türkiye’ye hiç gitmedi.


Yürümeyi, doğayla iç içe olmayı seven Stella Aciman, ülkede en çok etkilendiği şeyin insanların cana yakınlığı olduğunu ve çocukluk yıllarında kendi mahallelerinde yaşadıkları komşulukları anımsadığını söyledi.


Aciman, “Kaldığım bölgede insanlar bana selam veriyor, evlerine kahve içmeye davet ediyordu. Günümüzde bu tür olaylar çok az yaşanıyor. Bu da beni çok etkilemiş ve çocukluk anılarıma götürmüştü. İşte o zaman bu ülke de yaşayabileceğime inandım” dedi.

 

Gecenin dinginliği

 


Stella Aciman, 2003 yılında geldiği ülkemizde kitap çalışmalarına da devam etti. Hatta 2006 yılında Polonya’da Lehçe olarak yayınlanan ‘Bir Masaldı Geçen Yıllar’ kitabını ülkemizde tamamladı.


Kitabın, 2018 yılında İngilizce çevirisi yapılarak, İngiltere’de okuyucuyla buluşacak.


Aciman, “Ben çocukluğumdan beri yazılar yazmayı seviyorum. Okumayı da ayrıca çok seviyorum. Zaten okumayan insan üretemez. Emekliye ayrıldıktan sonra hedeflerim arasında kitap yazmak vardı ve yazacağım kitapların hepsi ses getirecek eserler olacaktı. Kafamda çizdiğim hedef buydu. Okuyucudan aldığım geri dönüşlerde iyi işler yaptığımın kanıtı” dedi.


Stella Aciman, yazılarını gece yazmayı tercih ediyor… Gecenin dingin ortamında huzur bulduğunu belirtiyor Aciman:


 “Ben Aziz Nesin gibiyim… Nesin yazılarını çok zor yazan biriydi… Ben de bir cümleyi onlarca kez okur, düzeltirim. Yazmak benim için zor bir süreç. Yazarken yalnız olmalıyım. Sadece o konuya odaklanmalıyım. O edenle geceyi tercih ediyorum. Gecenin dinginliğini seviyorum”.


14 yıldır ülkemizde yaşamını sürdüren Stella Aciman, üretmeye devam edeceğini belirtti.

Güncelleme Tarihi: 23 Temmuz 2017, 12:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75