banner6

'Karikatür, güçsüzün güçlüye karşı kullanabileceği en güçlü silahtır'

banner37

Usta karikatürcü Musa Kayra, geçmişi, bugünü, toplumu, ülkeyi ve yoğun gündemi karikatürcü gözüyle değerlendirdi.

'Karikatür, güçsüzün güçlüye karşı kullanabileceği en güçlü silahtır'
banner99

Murat OBENLER

Karikatür çizmeye 1979 yılında başlayan, 30’a yakın kişisel sergi açan, 2 karikatür albümü çıkaran ve birçok ulusal-uluslararası yarışmada ödülleri bulunan ülkemizin usta karikatürcüsü Musa Kayra, geçmişe, bugüne, topluma, ülkeye ve yoğun gündeme bir karikatürcü gözüyle baktı.

Kayra, “karikatür, güçsüzün güçlüye karşı kullanabileceği en güçlü silahtır” değerlendirmesini yaptı.

“Karikatürün özü saldırı olsa da birleştirici ve barışçıdır”

SORU: ‘Her işi ustasına, işi yapana soracaksın’ şiarından yola çıkarak karikatür nedir, nasıl ortaya çıkmıştır, nasıl bugünlere gelmiştir sorularının cevabını bir üstattan almak isteriz. Tabi karikatürü açıklarken geniş anlamda mizah kavramına da değinmek gerekir sanıyorum.

KAYRA: Karikatür, mizahın bir dalıdır. Mizah geniş olarak yazıyı da, konuşmayı da resmi de kapsar. Karikatür, mağaradaki çizimlere kadar gider. Bildiğimiz anlamda karikatür ise önce İtalya’da portre karikatürü olarak çıktı ve zaman içinde günümüzdeki formlara dönüştü. Karikatür sözcüğü caricare sözcüğünden türemiş olup saldırı anlamına gelir. Karikatürün özü saldırı olsa da birleştiricidir, barışçıdır. Hiçbir zaman ayrım gözetmez. Daha önceleri, desen ve yazı birlikte bir bütünsellik içinde çalışılırken 20. yüzyılda Steinbeck diye bir karikatürcü sadece çizgi ile karikatür çizerek çağımızın mizah anlayışını ortaya çıkardı. Günümüzün çağdaş karikatürü yazısız olan karikatürdür. Karikatür bir nevi çizgi ile mizah yapma sanatıdır. Günlük karikatürcülerin çoğu bir olaya, bir söze dayandırılarak sözlü olarak çizer ama ideali yazısızdır.
Tabi karikatür, grafik sanatlarının bir dalıdır ve bence karikatür 21. yüzyılın sanatıdır. Çünkü internet ile ben 5 dakika içinde çizdiğim evrensel bir dili olan karikatürü tüm dünya ile paylaşabilirim. Bu açıdan kitlelere ulaşılabilirlik açısından en pratik sanat dalıdır. Resim, heykel, tiyatro, sinemada bunu bu hızda yapamazsınız. Mesajını da doğrudan verir.

“Kalıcı, çağdaş olan, evrensel olarak çizgisiyle okunabilen yazısız karikatürdür”

SORU: Diğer sanatlarda olduğu gibi karikatürü de sanatsal ve periyodik ticari iş olarak yapan karikatürcüler vardır değil mi?

KAYRA: Dergilere, gazetelere günlük periyodik olarak çizenler mecburen yazıyı da kullanırlar, ancak uluslararası yarışmalarda yazısız karikatür öne çıkar ve kalıcı olanda odur. Çünkü din, dil, ırk, renk, milliyet ayrımı yapmaz. Evrensel olarak çizgisiyle okunabilecek bir şeydir. Şiirdeki imler gibi karikatürde de belli simgeler kullanılarak anlatı yapılır. Karikatür okuyucusu da o simgeleri öğrendiğinde bu ortak dili anlayabilir.
Bazı kişiler illistürasyon (resmi deforme ederek karikatür diye sunar) çalışmalara giriyor. Belli ölçülere kadar kabul edilebilir ama bu tartışmalı bir konudur. Bence o karikatür değildir.

“Bir ülkede insan hakları, demokrasi, hoşgörü varsa karikatürü yapılan ona gülerek geçer”

SORU: Tabi evrensel bir dili olduğu gibi karikatürün ülkeden ülkeye değişen, kültürden kültüre farklılaşan da bir algılama biçimi vardır. Bu da o toplumun, kültürün, ülkenin özgün kodlarından kaynaklanıyor sanırım.

KAYRA: Her ülkenin süreç içinde gelişen bir kültür yapısı vardır. O kültür anlayışı içinde espri anlayışı da farklılık gösterebilir. Demir perde ülkelerinde, kapalı sistemlerde, baskıcı rejimlerle yönetilen toplumlarda karikatürcüler çoğunlukla devlete çalıştıkları için belli ölçülerde eleştiri yaparlardı. Ancak ne pahasına olsun kara mizah türünde acımasızca eleştiren karikatürcüler de çıkmıştır. Aslında karikatür gerçek anlamda baskı düzenlerinde serpilir. Düzene karşı gördüğü hataları yönetenin gözüne sokar. O ülkede insan hakları, demokrasi ve en önemlisi hoşgörü varsa karikatürü yapılan kişi, zümre, topluluk ona gülerek geçer (mesajı da alır) ama kötü niyetli, hazımsız olanlar (özellikle devlet yöneticileri ve politikacılar) her çizilen karikatürü mahkemelik yapar.

“Karikatür saygı, hoşgörü ile tartıştırır ve bir eğitim süreci yaratır”

SORU: Karikatürün kırmızıçizgileri var mıdır?

KAYRA: Tabi ki karikatürün etik kuralları, kaideleri, estetik değerleri vardır. Kişinin fiziksel özelliğini öne çıkarmak ayırımcılıktır. Kişisel haklarına dokunmadan yaptığı eylemi veya düşüncesini eleştirir. Burada önemli olan kelime saygıdır. Hedef olan kişi/toplum/topluluğun da bunu hoşgörü ile karşılaması gerekir.
Karikatür tartıştırır ve doğruya, ileriye gidilmesini sağlar ve bu özelliği ile aslında bir eğitim süreci yaratır. O sanatçı toplumun bir aynasıdır, barometresidir. Sanatçı ileriyi görür. Siyasetçi görür de görmezden gelir. Zaten bir toplumda sevgi, saygı varsa bu hoşgörü ortamı da paralel olarak yaratılır. Özellikle seçimlerin yaklaştığı dönemlerde oy uğruna belli çevrelerin yapmadıkları şey kalmaz. Bu yapılan aşırılıklar da toplumu kamplaştırır, çatışmalar yaratır ve tehlikeli bir ortam ortaya çıkar. Empatiden uzaklaşıldıkça hazımsızlıklar başlar.
Dünya düzeni oluşurken ‘suyun başında olanlar diyelim’, toplumları daha kolay yönetmek için dini, milliyeti, mezhebi, ırkı kullanarak çeşitli ayrımcılıklara giriyorlar. Öteki (düşman) yaratarak sistemi yürütüyorlar.  Karikatür, diğer sanat dallarına göre biraz daha sivridir ve tüm bu ayrımcılıklara karşı kalemini kullanarak insanlığı bütünleştirici bir yola doğru yönlendirmeyi amaçlar.
Karikatür, güçsüzün güçlüye karşı kullanabileceği en büyük ve güçlü silahtır. Güçlü gücünü kullanarak güçsüzü ezer ama güçsüz ile alay edemez ama güçsüz güçlü ile alay edebilir.

“Yaşar Ersoy’un teşvik ve desteklerinin karikatüre başlamamda payı büyük”

SORU: Siz nasıl karikatüre başladınız, ne zamandır bu mesleği icra ediyorsunuz?

KAYRA: İlk karikatüre ilgim üniversite (Sahne Görüntü Sanatları) okumak için gittiğim İstanbul’da başladı. Aile ekonomik olarak zorlanınca iş başa düştü ve 74 savaşı sonrasında Hürriyet’e giderek oradaki grafik servisinde işe başladım. Benim o yaşıma kadar karikatürle ilgim yoktu. Çarşaf’ta çalıştım ve reklam işlerini yapıyorduk. 1,5 yıl orda çalıştım. BRTK o dönemde yayına başlıyordu ve orda dekoratör olarak işe girdim. 1977’de Çağdaş Sanatçılar Derneği’ni kurduk. Mustafa Akıncı’nın LTB Başkanı olduğu dönemde, Lefkoşa Kültür-Sanat Şenliği’ni yaptık. Her sene festivali geliştirdik ve 1986’ya kadar sanatçılarımızın büyük gayretleriyle ülke için çok önemli bir sanatsal etkinliği sürdürdük. Burada bir belediye başkanı olarak sağlam duran Akıncı’nın rolü de büyüktü. İlk afişi ben çizdim, 2. yıl afiş yarışması açtık ve 3. yıl ise karikatür yarışması yaptık. Erten Kasımoğlu ve Mustafa Baybars zaman zaman çiziyordu. 1979’da Çocuk Şenliği düzenledik ve Sanat Yazın diye 4 sayfalık gazete çıkardık.
Eski Genel Hastane’nin yanındaki evime gelen Yaşar Ersoy’un beni karikatür çizmeye teşviki ile ilk denemelerimi yaptım ve onlar Sanat Yazın’da yayınlandı. Halkın Sesi’nde de Erten’in yardımıyla bant karikatür çizdim. Yaşar’ın bana haftalık gazetelere çizme teklifini de ilk biraz çekinmeme rağmen (BRT’de de memurdum ve orası askere bağlıydı) kabul ettim. Barış imzasıyla 1 yıl çizdim. Türkiye’deki uluslararası Nasrettin Hoca Karikatür Yarışması’na açık adımla katılarak ödül de alınca ve adımız Türkiye gazetelerinde de yazılınca, oradan aldığım cesaretle artık açık imzamla çizmeye başladım. Yaşar Ersoy’la iyi bir dostluğumuz vardı. Ben LTB’nin oyun dekorlarını, afişlerini yapardım. Gece 12’de tiyatroya giderdim ve saatlerce çalışırdım. Turneye gittiğimizde ben karikatür sergimi de götürürdüm ve girişte bahçelerde sergilerdim.

SORU: Karikatürcüler Derneği’ni ne zaman kurdunuz?

KAYRA: Serhan Gazioğlu “Gazi” imzasıyla çizerdi. Hüseyin Çakmak da çizdiklerini bana getirdi ve böylece bu işlere adım attı. Bu şenlik sayesinde birbirimizi bulduk ve 1986’da Çakmak, Serhan, Alper Susuzlu, Mehmet Ulubatlı ve ben, Kıbrıs Türk Karikatürcüler Derneği’ni kurduk. Avrupa Karikatürcüler Federasyonu’na 1988’de üye olduk (Türkiye yıllardan sonra girdi). Derneğimiz ilerici bir dernektir. Etik değerlere saygılı bir oluşumdur. İlk yıllarda ambargoyu aşmak için uluslararası yarışmalara Türkiye’den gönderdiğimiz (hepsi cepten giderdi) zarflara North Cyprus yazdık ve zarflarımızı Güney Kıbrıs ve oradan da Barış Gücü aracılığıyla geri alıyorduk.
Yıllar içinde dünya karikatür camiasında tanındık, birçok ödüller aldık. Bazı kuruluşların da desteğiyle ülkemizde çeşitli uluslararası yarışmalar düzenledik. Yeniboğaziçi’nde birkaç yıldır yapılmayan yarışmaya dünyanın en iyi karikatürcüleri katıldı. Şimdi bir tek Girne Belediyesi’nin yarışması kaldı. O da ağır aksak bugünlere geldi ama bakalım nasıl gidecek? Ülke basınının da, toplumun da bu dünyaca bilinen usta karikatürcülere neredeyse hiç ilgi göstermediğini görüyoruz ve biraz da utanıyoruz.

“Utku olumsuz olaylardan doğru bir durum saptaması yaptı”

banner134

SORU: Utku Karsu’nun Mayıs ayında çizdiği ve bir Ağustos sabahı aniden belli bir kesim tarafından gündeme getirilen karikatürünü de bir usta karikatürcü olarak sizlerle değerlendirmek istiyoruz.

KAYRA: Hoşgörü olmayan bir yerde karikatür de beslenmez. Karikatürcü yanlış gördüğü şeyi çizer. Ciddiyetten mizah doğurmadır doğru olan. Özünde düşündüren ve ardından gülümseten bir mizah anlayışıdır sağlıklı olan. Kemal Sunal mizahı değil, Şener Şen’in mizahı mesela. Mizah, acıyı bal eylemedir.
Sanat/Mizah toplum için yapılır. Sanat insanı geliştirir. Her sanat eğitimi alan da sanatçı olmaz. Çünkü doğaya, insana başka türlü bakma, onu sanatına başarılı bir şekilde yansıtma, estetik kaygı duyma ve topluma ulaştırma gibi süreçleri de geçmesi gerekir. Karikatürcü bu çerçevede çizer. Ama onu algılama meselesi insanın aldığı eğitime göre değişkenlik gösterir. Sanat 1+1 = 2 gibi değildir. Bakana göre anlam değişir. Utku’nun karikatüründe de bir eleştirme vardır. Ülkemizdeki olumsuz olayları sembolize eden ve aslında durum saptaması yapan bir çizim yaptı. Belli kesimler Utku’ya yüklendi. Yani Utku çizmeseydi bu karikatürü bu gerçekler yok olacaktı. Utku mu yani bu durumun sorumlusu? Ben son olayda sosyal medyadan yapılan yorumları da takip ediyorum ve farklı yorumlar var. Seçimler de yaklaşıyor malum (gülüşmeler). 3 ay önce yayınlandığında değil de neden şimdi aniden bir tepki doğdu?

“Dayanışma ruhumuzu kaybedince yok olmaya doğru gidiyoruz”

Biz bu topraklarda nice savaşları, toplumsal olayları yaşadık, acıları, ölümleri, göçleri gördük ama hiçbir zaman kimseye kin duymadık. İnsanı insan olarak görürüz. Yapıcı olmak lazım. Ben size daha ilgincini söyleyeyim. Karikatürde çıkılan adanın sahilleri yemyeşil, pırıl pırıl kumsallarla kaplı, tertemiz, buz gibi gösteriliyor. Yasamızda olmasına rağmen sahillerimiz işgal altındadır. İşte yıllar önce benim çizdiğim ve korsanların pisliğini bırakarak bu adadan geçtiklerini yansıtan karikatürüm.
Bizim ülkemizin gerçeği, insanımızın geçmişe göre daha iyi yaşam koşullarına ulaşmasına rağmen son yıllarda kendini güvende hissetmemesidir. Eskiden de olaylar vardı ama toplum bir bütündü, birlikti, herkes dayanışma içindeydi. O dayanışma ruhu toplumu ayakta tutardı. Şimdi toplum giderek çözülme ve yok olmaya doğru gidiyor. Başıboşluk, adamına göre uygulama, denetimsizlik aldı başını gider.

“İlk kez karikatür ülkenin gündemine oturdu ve böyle geniş tartışılıyor”

SORU: Son olarak neler söylemek istersiniz?

KAYRA: Kıbrıs karikatürünün 100 yılı aşkın bir geçmişi var. (Tek karikatürcü Ahmet Rifat Efendi idi) Bizim toplumun geçmişinde mizah kültürü hep vardı. Hoşgörü sahibi bir toplumuz. Sırasında küfürü de o mizah kültürü ile kullanırız. Bu meziyetlerimizi korumaya yönelik şeyler yapmamız lazım. Toplumu çeşitli ayrımlarla saflara ayırmamak gerekir. Karikatürcü olarak 100 yıllık tarihimizde ilk kez karikatürün gündemin üst sırlarında tartışılıyor olması sevindiricidir. Daha önce karikatür mahkemelere düştü, mecliste konuşuldu ama ilk kez bu kadar geniş olarak tartışılıyor. Hoşgörü ortamında tartışılırsa olumlu bir yere varabiliriz.

“Varoluşumuz iş üretmekten geçer”

Giderek daha toplumsal düşünceden bireyselciliğe kayan, bencilleşen dünyada, Kıbrıs Türk toplumunun tek varoluşu iş üretmekten geçer. Boş lafları artık bırakalım, her seviyede iş üretelim.
 

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 27 Ağustos 2017, 12:22
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104