banner6

Kaybolmuş cenneti arayan adam: James Douglas Morrison

banner37

Morrison’a göre hayatındaki en önemli anlardan biri 1949 yılında New Mexico’da yaptıkları aile gezisi sırasında olmuştur. Ve şöyle anlatır.

Kaybolmuş cenneti arayan adam: James Douglas Morrison
banner151

Erin Elizel Cekimser

Kaybolmuş cenneti arayan bir adam, diğer dünyayı hiç düşlememiş birine aptal gözükebilir…
JIM MORRISON     ‘Lizard King’

Morrison’a göre hayatındaki en önemli anlardan biri 1949 yılında New Mexico’da yaptıkları aile gezisi sırasında olmuştur. Ve şöyle anlatır.

“Ölümü ilk keşfettiğim an... Ben, annem, babam, büyükannem ve büyükbabam gün batarken çölde ilerliyorduk. Bir kamyon dolusu Kızılderili başka bir kamyona ya da bir şeye çarpmıştı. Kızılderililer bütün ana yola dağılmıştı; ve kanlar içinde ölümü bekliyorlardı. Babam ve büyükbabam, arabadan neler olduğuna bakmak için inmişlerdi. Ben daha çocuktum, o yüzden arabada oturup beklemem gerekiyordu. Ben bir şey görmedim. Tek gördüğüm şey garip, kırmızı boya ve yerde yatan insanlardı, ama bir şey olduğuna emindim. Çünkü onların yaydıkları dalgaları hissedebiliyor ve birden yerde yatan insanların da olay hakkında benim bildiğimden daha fazlasını bilmediklerini fark ettim. İşte o an ilk kez korkuyu tattım...”

Melbourne, Florida’da doğmuş ve ABD'li rock grubu The Doors`un söz yazarı ve vokali olmuştur. Birkaç şiir kitabı, dokümanları, kısa film denemeleri ve The Unknown Soldier için bir müzik video klipi denemesi vardır…

Morrison, 1961 yılında George Washington Lisesinden mezun olur. Morrison'un babası yüzünden aile Güney Kaliforniyaya transfer olur. Morrison tekrar babaannesinde kalmak için Clearwater, Florida ya gönderilmiştir. Orda St. Petersburg Junior College ‘inde okumayı denemiştir. Aslında taşınma işi ekonomik bir mantık içinde yapılmıştı. Babasının en başından beri sahip çıktığı evini askeri bir servise bağışlayarak oğlunun okul harcını çıkarmaya çalışıyordu. Fakat tutucu ve içki içmeyen ailesiyle epey sorunlar yaşadı. Daha sonra Florida Eyaleti üniversitesine geçti. Daha sonra da üniversitenin yakınlarına taşınıp, Geroge Greer’in oda arkadaşı oldu. Daha sonraları Morrison toplama bir ekiple çekilen bir filmde rol aldı.

1964 yılında üniversitedeki profesörlerden biri Morrison'un sinema üzerine olan yeteneğini farkeder ama müzik sinemanın önüne geçecektir. Üç arkadaşıyla kurduğu The Doors grubu onu dünyaca ünlü bir yıldız yapacaktır. Bir rock yıldızı. Jazz Rock'ın babası olarak sayılabilir. 1966'da başlayan profesyonel kariyeri 1971 yılına kadar uzanır. O yıl dinlenmek ve alkolle uyuşturucuyu bırakmak için sevgilisi Pam ile Paris'e giden Jim, çok genç bir yaşta ve sadece 5-6 senelik bir kariyerle aramızdan ayrılmıştır. Bir küvette ölü bulunmuş ve son sözleri de "orada mısın Pam" olmuştur. Hayatı boyunca hatta günümüzde bile anlaşılamamış adam olan Morrison kötü çocuk imajının arkasındaki dahiyi ne gizledi ne de teşhir etti. Tahmini iqsu 149 olarak belirlenmiştir. James bir konserinde seyircilere karşı sinirini belli etmek için cinsel organını pantolonunun üstünden tutmuştur, polis memurlarının iddia ettiğinin aksine herhangi bir gösterme bulunmamaktadır.Ayrıca James'in 1 ağır 3 hafif suçu bulunmuş ancak beraat edip kurtulmuştur. Muhafazakar ve Katolik çevrelerce hiç sevilmemiştir.

Pamela Susan Courson, efsane Rock grubu The Doors'un solisti Jim Morrison'ın en uzun süreli ilişkisidir … Jim’in yazdığı çizdiği pek çok şeyin ilham kaynağı olarak bilinir.Öğrencilik yıllarında tanışan ikili aşklarını evliliğe taşımazlar.Birbirlerinin ruh ikizi olduklarını düşünen çiftin aşkları günümüzde bile hala konuşulmaktadır…

Kitaplar: Tanrılar Yeni Yaratıklar

Filmler: HWY: An American Pastoral

Müzik grupları: The Doors (1965 – 1971), Rick and the Ravens (1965)

Müzik tarihinin efsanevi grubu The Door’a dair:

Grup adını Aldous Huxley’nin yazdığı The Doors Of Perception adlı kitaptan alır. Hatta Huxley’nin kitabının adını koyarken de, William Blake’in “kapıların ardında bilinen ve bilinmeyen gerçekler vardır” dizelerinden etkilendiği söylenir. Morrison, UCLA’i bırakıp bohem bir şekilde takılırken (tam olarak kumsalda güneşlenirken) Manzarek’le karşılaşır, ki Manzarek zaten Morrison’ın sınıf arkadaşıdır. Jim, Ray’a kendi yazdığı Moonlight Drive adlı şarkıyı söyler. Ray bu şarkıyı çok beğenir ve grup kurmayı önerir. Robby Krieger ve John Densmore’un da gruba katılmasıyla 1965’te The Doors resmen kurulur.Grup Jim’den sonra da çalışmalarını sürdürmüş olsa da, Jim’le olduğu gibi bir başarı yakalayamamıştır. Bu “physcodelic blues rock” grubu, Morrison’dan sonra Other Voices adlı tek bir albüm yapabilmiştir.

Grup arkadaşı Ray Manzarek’e “Ben bir kuyruklu yıldız olmak istiyorum. Herkesin durup baktığı, birbirine gösterdiği bir kuyruklu yıldız. Sonra? Boooooom ve ben yokum. Bir daha hiçbir zaman böyle bir şey görmeyecekler ve beni hiç unutmayacaklar” demiştir. Aynı zamanda bir şair olan Morrison’ın şiirleri “Tanrılar, Yeni Yaratıklar” adlı bir kitapta toplandı.

Takma adı Lizard Kingdir. (kertenkele kral)

Bu takma adın kaynağı Not To Touch The Earth'da geçen "I'm the lizard king, I can do anything" dizesidir

Ölüm konusunda bir seçim yapma şansı verilseydi, ne şekilde ölmeyi tercih edeceğini şu sözlerle anlatmıştı: “Bir uçak kazasında ölmek güzel bir gidiş olurdu. Uykumda, yaşlanınca ya da aşırı doz uyuşturucudan ölmek istemiyorum. Ölümü hissetmek, koklamak, tatmak, duymak istiyorum. Ölüm bize yalnızca bir kez gelecek, bu fırsatı kaçırmak istemem.”

James’in daha 27 yaşındayken Paris'te ölümü nedeniyle gömülürken ve gömüldükten sonra bile sonsuz bir söylenti James’in arkasından devam etti. James’in esrarı hala sürmektedir. . .

‘Kata ton daimona eaytoy’

Jim Morrison’ın mezar taşında yazan bu yazı “içindeki kendi şeytanına dair” ya da “içindeki şeytana doğru” anlamına gelir. Paris’teki mezarından alınıp Los Angeles’a nakledilmesi düşünüldü ama buna izin verilmedi. Mezarı halen Paris’te birçok büyük ismin de gömülü olduğu Pere Lachaise mezarlığındadır.

Jim Morrison’a dair aslında o kadar çok şey var ki…Sahne şovlarında kendi döneminin en çılgın şarkıcısıydı Morrison herkes için marjinaldi. Sadece sahne şovları değil, şarkı sözleriyle de sınırları zorladı. Şiddet, seks, alkol, uyuşturucu, intihar gibi temaları içeren şarkı sözleri sebebiyle hukukçular ve polis peşini bırakmadı…

Bu dünyadan bir Jim Morrison geçti… Az kişinin bildiği, ama bilenlerin ve dinleyenlerin taparcasına sevdiği -sadece bir solist değil- bir şair… Şiir yazdı, şarkı söyledi, âşık oldu, sevişti, uyuşturucu kullandı, şu anda bile tabu olan bazı şeyleri kimseyi umursamadan yaptı, toplumun ona dayattığı değer yargılarını reddederek yaşadı. Sonra öldü. Bundan tam 45 yıl önce bugün. Jimi Hendrix ve Janis Joplin’le anlaşmış gibi 27’sinde hemd e…

Ölmeden kısa bir süre önce bir şiirinde şunları yazmıştı:

   Kapıda biri var

bir mütecaviz içeriye dalıyor kapıyı kırıp

ne acı, ne de ölüm

   Biziz sadece, tekrar tekrar.

   İçeri geliyoruz

tamam, arayın bakalım etrafı

hiçbir şey bulamayacaksınız

   Tüm perspektifleri bir anda görmek

her şey donduğunda

ve sanki kendine doğru.

Güncelleme Tarihi: 26 Eylül 2016, 10:20
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner110

banner104