Kaynak olacak bir eser

banner37

Tözer Karafistan, İngiltere’de çıkan Türkçe gazeteler çalışmasını, “Yüz Ellinci Yılında İngiltere Türkçe Gazeteleri (1867-2017)” kitabında topladı

banner87
Kaynak olacak bir eser
banner99

Aliye ÖZENCİ

Tözer Karafistan, uzun soluklu ve önemli kaynak değeri olan “Yüz Ellinci Yılında İngiltere Türkçe Gazeteleri (1867-2017)” kitabını okuyucuyla buluşturdu.

1867-2017 yıllarını kapsayan kitabın araştırması, bir hata sonucu başladı. Karafistan, İngiltere’ye göç ettiği 1980’li dönemlerde, arkadaşlarıyla burada da ilk Türkçe gazeteyi yayınladıklarını sandı. İlk baskı sonrasına aldıkları tepkiler bu hatanın, tarihsel bir araştırma sürecinin başlamasına neden oldu.

Karafistan, ulaşabildiği yazılı ve sözlü bilgiler sonucunda, İngiltere’ye göç eden Türkiyeliler ve Kıbrıs Türklerinin çıkardıkları gazeteleri yavaş yavaş arşivlemeye başladı.

Bu arşiv sayesinde hangi dönemde hangi gazetenin çıktığı, sahibinin kim olduğu, yapılan haberlerle insanlarının yaşantıları, olaylar gün yüzüne çıkmaya başladı.  Karafistan, araştırmaları sonucunda 100’den fazla gazete arşivine sahip oldu. Deyim yerindeyse bir oda dolusu gazeteye ve bilgiye sahip olan Karafistan, bu değerleri kendine saklamak yerine, toplumsal bir görev olarak insanlarla paylaşmak istedi.

Ve böylece kaynak ve gazetecilik konusunda yazılı belge niteliğinde olan “Yüz Ellinci Yılında İngiltere Türkçe Gazeteleri (1867-2017)” kitabını yayınladı.

Kitap, 263 sayfa. Kapak tasarımı ve resimler Ali Karafistan’a ait.

“Vazgeçilmez bir hobi”

Tözer Karafistan, 1955, Kıbrıs doğumlu. Ege Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu ama mesleğini hiçbir zaman yapmadı. Ülkede bulunduğu sürede askerlik, işsizlik derken ekonomik koşulların kötü olduğu 1983’te

İngiltere’ye göç etti ve 36 yıldır yaşamına orada devam ediyor.

İngiltere’ye ilk gittiği dönemde basın ve yayıncılık alanında görevler aldı.  Bugün bambaşka bir meslekle uğraşan Karafistan, yazmaktan asla vazgeçmedi. Araştırmalarına, gezip gördüğü yerleri not alarak devam ediyor. Türkçe gazetelere de yazılar yazıyor. Daha önce yayınladığı “Cumhuriyet Gazetesi Derleme ve Araştırma” kitabı da bulunmakta.

Karafistan yazmanın kendisi için “vazgeçilmez bir hobi” olduğunu vurguladı ve devam etti:

“Yazmaya hep merakım vardı. Ortaokul yıllarında şiirler yazardım ve hepsi çok değerliydi. Fikret Demirağ’la da tanışma fırsatım oldu. Hatta bir keresinde beni evine davet etti ve şiir yazma konusunda beni cesaretlendirdi.

Fakat lise yıllarında kompozisyon yazmaya meraklıydım. Edebiyat öğretmenim, okul bittiği zaman bir gazetede yazılar yazmamı ve bu yönde ilerlememi önerdi. O gün bugündür yazmaktan asla vazgeçmedim”.

Gazetecilik serüveni

Tözer Karafistan, gazetecilik mesleğindeki ilerlemesinin üniversiteye gittiği dönemde başladığını anlattı:

“Gazetecilik serüvenim, Türkiye’de Halkın Sesi gazetesinin İzmir muhabirliğini yaptığım dönemlerde başladı.

O yıllarda film sanatçıları, şarkıcılarla röportajlar yaptım. Sanat ağırlıklı, öğrenci sorunlarıyla ilgili haberler yazdım. Kısacası bir öğrencinin yapabileceği kadar, gazetecilik yapmaya çalıştım”.

Karafistan, öğrencilik yıllarında gazetecilik mesleğinin ruhuna işlediğini ve bugün bunun etkisi altında olduğunu söyledi:

“Okul bittikten sonra İngiltere’ye gittim. Oradaki demokratik örgütlerin broşür yayını ile uğraşıyordum. Daha sonra “Londra Toplum Postası” gazetesinde editörlük yapmaya başladım. Çalışma arkadaşlarımla, çıkaracağımız gazetenin daha aktüel, tarafsız, yığınsal bir kesime hitap etmesi için çaba harcadık. Kıbrıs, Türkiye ve dünyadan haberler vardı. Amaç Londra’da olan Türk toplumuna yönelik yayın yapmaktı. O dönemde sürekli durumu iyiye giden ve yükselen bir tirajla gazeteyi çıkardık”.

Araştırmalar…

Karafistan, “Londra Toplum Postası” gazetesinin yenileyerek hayata kazandırdıkları dönemde yaptıkları bir hatanın, bugün çıkan kitabının taşlarını oluşturduğunu belirtti. Karafistan, şöyle devam etti:

“İngiltere’de ‘Londra Toplum Postası’ ilk 1983’de çıktı, ben de 1989’ da çalışmaya başladım. Biraz sağa sola sordurduk, bugüne kadar başka gazetenin çıktığını duymadık. Biz de baş sayfada “Londra’da ilk Türk Gazete” başlığıyla haber yaptık. Gazete yayınlanıp okuyucuya ulaştıktan sonra, belli arkadaşlar ve daha önce gazete çıkarmış olanlar İngiltere’de basılan ilk Türk gazete olmadığı konusunda bizleri uyardı. Bu hata sonucu kendi gazetemizde ilanlar yayınlayarak konu hakkında bilgi sahibi olan kişilerden yardım istedik. Ben de kütüphanelere, araştırma yapabileceğim, kaynak bulabileceğim birçok yere başvurdum”.

Araştırmalar sonucunda, 1967’de yayımlanan Vatan gazetesine ve 100’den fazla gazeteye ulaştıklarına dikkat çeken Karafistan, Sosyoloji Profesörü Cavit Orhan Tütengil’in kaleme aldığı “Yeni Osmanlılardan Bu Yana İngiltere’de Türk Gazeteciliği” kitabına da ulaştı. 1969 yılında yayınlanan kitap 1867-1967 dönemini kapsıyor.

Toplumsal bir sorumluluk

Araştırmalarının sonu olmayacağını fark eden Karafistan, hızla gazetelerin kapanıp yeni yayınların çıktığına dikkat çekerek şöyle dedi:

“Bir tarih aralığı belirleyip, elimde olan bilgileri kitaplaştırıp ve toplumla paylaşmaya karar verdim. Tütengil’in kitabı, 1867-1967 dönemini kapsamakta. İlk 100 yılı geniş bir şekilde anlatarak, o dönemin siyasi olaylarını, gazetelerinin çıkmasını, sosyolojik yönden inceleyerek kitabında yer verdi. Ben de bu kitabı kaynak kullanıp, ek olarak 2017’ye kadar olan araştırmalarımı; elde ettiğim arşivi derleyerek, tüm önemli bilgileri “Yüz Ellinci Yılında İngiltere Türkçe Gazeteleri (1867-2017)”kitabımda bir araya getirdim.

Bu bilgileri insanlarla paylaşmak benim için toplumsal bir sorumluluktu. Çünkü bazı gazetelerin tek örnekleri bende vardı. Ne yazık ki yayıncılarımızın bir bölümü çıkardıkları gazetelerin bir kopyasını bile günümüze ulaştıramamışlar. Ben de İngiltere’de çıkan Türkçe gazeteler konusuna elimde ne varsa ortaya koymam gerektiğini düşündüm. Arşivimde bulunan gazete görsellerine de kitabım da yer verdim”.

Karafistan, kitabı okuyanların olumlu veya olumsuz geri dönüşler yapmasını, özellikle eksik gördükleri bilgileri kendisiyle paylaşmak isteyen kişilere çağrıda bulundu.

İngiltere ve Kıbrıs’ta satışı başlayan kitabın, her eve girmesini umut ettiğini söyleyen Karafistan, “Kitap umarım her eve ulaşır ve yeni bilgilerle, geliştirilmiş olarak ikinci baskısı çıkar” dedi.

“Muhbir”

Karafistan, kitabının içeriğini ve İngiltere’de çıkan ilk Türkçe gazetenin hikayesini şöyle anlattı;

“1867’de Jön Türklerin yani, Osmanlı toprakları içerisinde Türkçülük hareketinin başlamasıyla Namık Kemal ve arkadaşları Paris’e sürgüne gönderilir. Burada Jön Türk Örgütü olarak, Jön Türk hareketini Osmanlı toprakları içerisinde yaymak için bir gazete yayımlama çalışması yaparlar. Paris’te sürgündeyken bir gazete çıkarmak çok zor birşey. O ülkede bulunan Osmanlı elçiliğinin de izni gerekmekteydi. Tabii bu kolay olmayacaktı çünkü, Osmanlının aleyhine çıkacak bir gazeteye onay verilmeyecekti.

Namık Kemal ve arkadaşları başka çareler düşünür. Böyle bir gazeteyi basmanın Londra’da mümkün olduğu öğrenilir. Ali Suavi Londra’ya gider ve “Muhbir” gazetesini çıkarır. 1867’de eski Arapça harflerle çıkan Muhbir Londra’da ilk Türk gazetedir. 1 yıla yakın çıkan gazetenin bir diğer en önemli yanı da Osmanlı toprakları dışında dünyada ilk kez İngiltere’de bir Türkçe gazete çıkmasıdır.

O dönemler İngiltere’de Türk yoktur, basılan gazeteler de elle veya posta yolu ile gönderilmek şartıyla yayınlandı. 1 -1 buçuk yıl sonra Namık Kemal da Londra’ya gider ve “Hürriyet” gazetesini çıkarır”.

Arapça harflerle çıkan gazete

Karafistan, o yıllarda Arapça harflerle yayınlanan gazeteleri tercüme ettirerek kitabında kullandı.

Tercüme ettirdiği gazetelerde, o dönemlerde insanların düşüncelerine, yaşanan olaylara dikkat çekmek istediğini söyleyen Karafistan, devam etti:

“Yayınlanan her gazeteyi atlamadan araştırdık. Ama beni en çok ilgilendiren 1917’de Türklerin Londra’ya göç ettikleri dönemdi. Göç sonucu Türk nüfusunun 20-25 bini bulması ve 1959’da kendi gazetelerini Türkçe olarak çıkarmalarıydı. Londra Türk Sesi isimli gazete toplumsal anlamda orada bulunan halkın kültürünü ilişkilerini belirliyordu. Türkiye’den Kıbrıs’tan giden toplumun sorunları onların nasıl yerleştikleri ve çoğaldıkları gibi konular ilgimi çekiyordu.

Topladığım arşivde 100’ü geçen bir gazete birikimi oldu. Onlardan alıntılar çıkış amaçları çıktıkları tarihler yani bir kaynak kitabı haline geldi.

Sadece kaynak olarak değil, her insanın okuyup eski bir tarihte İngiltere’de böyle bir nüfusun varlığından ve yayınlanan gazetelerin olduğunu öğreneceği bir hazine”.

Karafistan sohbetimizde, araştırmaya ve yazmaya devam edeceğini belirtti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96