“Kendimle Dans”

banner37

Levent Dirençay, kanser hastalığını nasıl yendiğini ve bu dönemde yaşadıklarını bir kitapta derledi

“Kendimle Dans”
banner90

Levent Dirençay, beşinci kitabı olan “Kendimle Dans Alkali ve Sağlıklı Yaşama Merhaba”yı okuyucuyla buluşturdu.

Kanser hastalığıyla mücadele edip, sağlığına kavuşan Dirençay, kitabında herkese umut olacak, yol gösterici bilgilere de yer verdi.

Dirençay, bundan birkaç yıl önce gözlerini yeni bir güne açtığında, dilinin üstünde bir şişlik hissetti.

Hemen doktora başvuran Dirençay, tahliller, filmler ve biyopsi derken; 2018 Aralık sonunda, dilindeki şişliğin kötü huylu bir hücre olduğunu öğrenir.

Doktorlar, bu dönemde izlenmesi gerek tedavi sürecini ve yapılması gerekenleri aileye aktarır.

Dirençay’ın eşi ve kızı ise, kanser hastalığında nelere dikkat edilmesi konusunda araştırmalar yaparak, hastalığa karşı mücadelede etkin rol oynar.

Farkındalık…

Levent Dirençay, yaşadığı bu zorlu yolculuğu “Kendimle Dans” kitabında anlattı.

Doktorlardan öğrendiklerini, okuyarak ve yaşayarak edindiği tecrübeleri kitabında anlatan Dirençay, kaleme aldığı bu eserini belki birilerinin hayatına dokunur veya katkı koyar düşüncesiyle tamamladı.

Bir sosyal sorumluluk projesi olan “Kendimle Dans”ın satışından elde edilen gelir, Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı’na bağışlanacak.

İnsan yaşamında en önemli şeyin sağlık olduğuna dikkat çeken Dirençay, “Her şey elinizde, tercih beyninizde mutluluk yüreğinizde şifa sadece sizdedir” mesajını verdi.

Dirençay, “Bu kitap, kanser rahatsızlığı konusunda farkındalık yaratmak, söz konusu rahatsızlığı farklı bakış açısı ile ele almak, verilecek mücadeleye yönelik bazı ipuçları verip yol göstermek için yayınlamıştır” dedi.

“Kendimle Dans” kitabında, kansere neden olan etkenler, bu süreçte yaşanılan tedavi süreci, yapılması ve yapılmaması gerekenler anlatıldı.

Bu süreçte yurtiçi ve yurt dışında aldığı tedaviler, bu tedavilerin nerede, nasıl ve neden kullanıldığı konusunda da bilgiler aktaran Dirençay, hayata kaldığı yerden sağlıklı bir şekilde devam edeceği inancından hiçbir zaman vazgeçmedi. Ve başardı.

Dirençay, kitabının sonunda yaşadığı bu süreci özetleyen “Süreçname” adlı şiir ile mini bir sözlüğe de yer verdi.

Beşinci kitap…

1961’de Lefkoşa’da doğan Dirençay, ilk ve orta öğretimini burada tamamladı. Üniversite öğrenimini 1983’de tamamlayarak, İzmir 9 Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun oldu.

Kamu görevine 1986’da Devlet Planlama Örgütü’nde başladı. Devlette farklı alanlarda çalışan Dirençay, sivil toplum örgütlerinde de görev yaptı.

Çeşitli gazetelerde köşe yazıları yayınlamış olan Dirençay’ın “Apaçık Düşünceler”, “Haklar ve Yasa(k)lar”, “Özer Komando Efsanesi” ve “Onurlu Bir Yaşamdan Dikine Kesitler” isimli yayınlanmış 4 kitabı var.

Beşinci kitabı olan “Kendimle Dans” ise geçtiğimiz aylarda okuyucuyla buluştu.

banner9
Kitabın yayımlanma amacı ise; okuyucuları bilgilendirip bilinçlendirmek ve farkındalıklarını artırarak sağlıklı yaşam mücadelelerine yön vermelerine yardımcı olarak katkıda bulunmaktır.

Dirençay, 2018 yılının son günlerinde kötü haberi öğrendiği o günü şöyle anlatıyor:

“Patoloji raporumu elime aldığım zaman kötü huylu hücrenin kağıt üzerine sırıtarak bana ‘Piyango sana çıktı, kurada sen çıktın’ dediğini duyar ve görür gibi oldum. Ne piyangosu? Ne kurası? diye sordum. ‘Yılbaşı kurası’ diye yanıtladı. Benim piyango veya kura için bir talebim ve girişimim olmadığını söyledim.

‘Bizim var’ dedi ve ekledi, ‘biz seni seçtik’.

Peki ne yapmalıyız? diye sordum.

‘Dans etmeliyiz’…

İyi de ben dans etmeyi bilmem ki, dedim.

‘Öğrenirsin’ dedi.

Peki o zaman, mademki dans edeceğiz, en iyi şekilde onun dilini öğrenmeliyim diye düşündüm. Ben bu düşüncelerdeyken sevgili kızım, bunun nasıl bir rahatsızlık olduğunu, neler yapmamız gerektiğini ve nasıl dans edeceğimizi, hangi müziği kullanacağımızı, hangi mimiklere ve figürlere ağırlık vereceğimizi araştırmaya başlayarak, beni bilgi bombardımanına tuttu”.

Yoluna ışık

tutan kitaplar

Dirençay, çıktığı bu uzun yolculukta, kendi vücudunu tanıyabilecek, hastalığı sürecinde yoluna ışık tutacak kitaplar okudu. Vücudundaki organları tanıdıkça, sağlığına daha da dikkat etmeye başladı. Dirençay, şöyle devam etti:

“Edindiğim bilgiler ve deneyimlerden zihnimi, aklımı, bilinçaltımı nasıl daha iyi kullanabileceğimi öğrendim. Vücudumuzun hücre ve atomlarında bulunan reseptörlerin aklımda çalışmasını sağlayarak kötü düşüncelerin, korku, endişelerin içeriye girmesine izin vermiyorum. Daha önceden girmiş olan ve bana hizmet etmeyenleri ise artık silip dışarıya atıyorum. Artık ben de seçiciyim. Deneyimlerimi yaratan benim aklımdır ve aklıma bilinçaltıma girmesini istediğim şekilde ben programlıyorum. Her insanın içerisinde olan ama fark edemediğimiz ve günışığına çıkaramadığımız bilgeliğimizi fark ederek kullanma yolunu seçtim.

Yaptığımız araştırmalar edindiğimiz bilgileri değerlendirerek, tartışarak kendimizce bir yol haritası belirledik. Geçici bir süreç olarak kabul ettiğimiz aydınlanma, öğrenme, bilgilenme ve özgürleşme sürecinde eski yıpranmış düşünce kalıplarından kurtulma ile başladık. Her deneyimi olumlu bir fırsata çevirme ve değişim yolunda azimli ve kararlı bir şekilde yürümeyle devam ettik”.

Firuze taşı…

Dirençay, vücut direncine iyi gelecek olan en doğal yiyecek ve içeceklerle beslenmeye özen gösterdi. Sadece yediğine içtiğine değil, doğanın güzelliklerini ve bize sunulan mucizeleri en iyi şekilde değerlendirdi.

Bir gün organik ve bitkisel ürünlerin satıldığı dükkanı ziyaret eden Dirençay, orada masa üzerinde duran renkli taşları merak etti.

Bunlar enerji taşıydı. Dükkan sahibi Dirençay’a hangi taşın kendisine yakın hissederse onu almasını söyledi.

Dirençay, “Taşların etrafında bir tur attıktan sonra elime Turkuaz renkli bir taş aldım. Adının Firuze taşı olduğunu ve özelliklerinin ne olduğunu o an öğrendim… O gün bugündür Firuze taşımı hep yanımda taşırım. Bu taşla aramızda pozitif bir enerji oluştu. Adeta bütünleştik. Bana her zaman moral, güç, ve pozitif enerji verdi” dedi.

Bugün sağlığına kavuşan Dirençay, hastalığı sürecinde öğrendiği “sağlıklı yaşam” biçiminden vazgeçmedi.

Dirençay, “Hastalığımız ve sağlımız düşünce kalıplarımızla doğrudan ilişkilidir. Olumlu ve sevgi dolu düşünceler insana sağlık getirir” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96