Kıbrıs’tan bir cesur yürek kadın hikayesi: Dr. Dilara

Yaklaşık 10 yıl önce Tamer Garip’i yine sinemayla ilgili bir proje vasıtasıyla tanıdım. “Kıbrıs Avrupa Filmleri Festivali” sponsorluğu için yaptığımız görüşmede özel bir şirketin CEO’su olarak sinemaya ve festivale çok ilgi göstermişti. Başarılı İngiltere kariyerine yükselen bir ivmeyle devam ederken endüstrinin merkezini bırakıp her yönden ambargolu ülkesine dönüş yapması beni etkilemişti. Güzel bir sohbetin ardından sekreteri olumlu cevap için beni aramıştı. O zamanlar kendi hikâyeleri ve senaryoları bulunduğundan ve bunları bir gün film yapma hayali olduğundan bahsetmişti.

Kıbrıs’tan bir cesur yürek kadın hikayesi: Dr. Dilara
  • 12 Ekim 2016, Çarşamba 10:24

Murat OBENLER

Ben de bu hayali gerçeğe çevirmesi konusundaki olumlu dileklerimi kendisine iletmiştim. Bu hayallerden ilki 2011 yılında “Kod Adı: Venüs” ile gerçekleşti. İçinde ilk uzun metraj sinema filmini çekmenin getirdiği bazı çaylaklıklar, eksiklikler, maddi imkânsızlıklar ve dünyada film çekme kurallarının işlemediği bir ülkede film çekmeyi kapsayan zor bir süreci YDÜ’nün sihirli dokunuşuyla aşan Tamer Garip ikinci film projesi için daha iddialı şekilde hazırlanmaya başlamıştı.

Artık hayalini gerçekleştirmiş bir yönetmen olarak ikinci projesini şekillendiren Garip, 2015 sonunda başladığı çekimleri ocak ayında bitirerek ilk filminde olduğu gibi yine Cannes yollarına düştü.

Maddi olarak bu kez de Sweet Orange Productions ve YDÜ’nün destekleriyle bu yolu yürüyen Garip, özellikle YDÜ İletişim Fakültesi’nin teknik ekibi ve ekipmanının itici gücüyle 2. uzun metraj çalışması “Dr. Dilara”yı dünyaya getirdi.

13 Mayıs 2016 tarihinde Festival Palais salonunda ilk kez sinemaseverle buluşan “Dr. Dilara” Kuzey Kıbrıs’ın tanıtımı ve ülkemiz sineması adına da önemli bir işe de imza atmış oldu. Filmin ülkemizde seyirciyle buluşması ise 7 Ekim gecesi gerçekleşti. Kişisel olarak sinema filmi galalarını sinema salonlarında görmeye alışmış biri olarak YDÜ AKKM tercihinin yanlış olduğunu söyleyebilirim. Bazı teknik aksaklıklar ve iç-dış çevresel sıkıntılar gözlemlense de film başarılı bir şekilde seyirciyle buluştu. Film ülkemiz sinemalarımızda da 1-2 hafta boyunca vizyonda olacak.

İçinde birçok okumayı (felsefedeki hiçlik, boşluk, yalnızlık kavramları, siyasi çürümüşlük, para hırsının yarattığı gözü dönmüşlük, derin güçler, kültürel emperyalizm, insanı ve insan yaşamını hiçe sayan/savaşlar çıkaran liderler, Kâğıttan Bin Turna Kuşu efsanesi, ortak acıların son bulması umudu ve barış isteği, medeniyet çatışması vs.) barındıran film kocasını erken yaşta kaybetmiş bir kadının çocuğuyla beraber ayakta kalma mücadelesini anlatırken Dr. Dilara’nın bir yandan akademisyenlik ve annelik görevlerini bir yandan da sıkıntılar ve tehlikelerle dolu kayıp şahıslar meselesindeki aydınlanmayan noktaları aydınlatma görevinin altından cesaretle kalkma yolunda bilimsel olarak yol almasını izliyoruz.

Zor, Dr. Dilara Bessano karakterini başarıyla canlandıran genç oyuncu Ruhsan Ankay bu rolü ile filmi sürüklerken diğer oyuncular da başrole başarıyla eşlik ediyor. Filmin sürprizi ise usta oyuncu Cengiz Bozkurt’un konuk oyuncu olarak varlığıydı. Film çekildikten sonra vefat eden, herkesin sevgilisi hocamız Atila Türk’ün hiç değişmeyecek gülümsemesi ve selamının filmde çok kısa bile olsa yer alması ise salonda alkışlar kopmasına sebep oldu. Bu saygı ve vefa için de Tamer Garip’i kutlamak lazım. Gerek karakterlerin yakın çekimleri gerekse Kuzey Kıbrıs’ın güzelliklerinin yansıtılmasındaki çekimlerin sahibi Hollandalı görüntü yönetmeni Pieter Verburg ve yardımcısının filmdeki katkısını da unutmamak gerek.

Bir yandan filme konsantre olmaya çalışırken bir yandan da gözlerim sinemanın tanıtımdaki önemini kavrama yetisinden uzak ülke yöneticilerini aradı ama nafile çünkü onların her zaman olduğu gibi çok önemli (!!!) işleri vardı.

YDÜ Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel, YDÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan Suat Günsel ve mütevelli heyeti üyelerine ise vakit ayırıp filmi izledikleri için tebrikler. Bu ilgisizlik ve vurdumduymazlıktan bizler utanıyoruz. Uluslararası festivallerde “Sizin ülkenizde neden uzun metraj film çekilmiyor?” diye sorduklarında bizim ülkede sinemacılar maalesef “öksüz-yetim” diyoruz. Bir gün kültür-sanattan iş olsun diye değil de gerçekten anlayacak yöneticilerin ülkeyi yönetmesi umuduyla sinema dolu günler.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık