'Kısmet'in uzun metrajı için ortak senaryo yazıyoruz

banner37

Çektikleri filmlerle uluslararası alanda önemli başarılar elde eden sinemacı çift Doğuş Özokutan-Vasvi Çiftçioğlu, yeni bir müjde verdi:

banner87
'Kısmet'in uzun metrajı için ortak senaryo yazıyoruz
banner99

Murat OBENLER

“Olağan Denemeler” sonrasında son filmleri “Kısmet” ile uluslararası ilişkiler alanında Dış İşleri Bakanlığı’nı çoktan sollayan ve ülke tanıtımına sinema sanatı yoluyla büyük katkı sağlayan sinemacı çift Doğuş Özokutan-Vasvi Çiftçioğlu ile uluslararası sularda yüzmeye başladıkları sanat yolculuğunu, sinemaya destek konusunda Kuzey Kıbrıs’taki bilinç fakirliğini ve tabi ki yeni projelerini konuştuk.

Sohbetimiz sırasında Çiftçioğlu çifti, Adana Film Festivali’nde tanıştıkları senaristler Necip Güleçer ve Müjgan Tekin’in son filmleri ‘Kısmet’i çok beğendiklerini, bu nedenle filmin uzun metrajını birlikte yazmaya başladıklarını müjdeledi…

“Leeds Film Festivali’nde finale kalmamız çok önemli bir başarıdır”

SORU: 2018 sizin için nasıl bir yıl oldu?

V. ÇİFTÇİOĞLU: “Kısmet”li bir yıl oldu diyebilirim. Film dünya prömiyerini 12 Ekim’de Kansas’ta Tallgrass Film Festivali’nde yaptı. Bu festival Moviemaker dergisi tarafından “Başvurmaya değer 50 festival listesi”nde yer alan bir festivaldir. Kısa film ve bağımsız uzun metraj da gösterildiği için bizim adımıza “Kısmet”in dünya prömiyerini bu festivalde yapması çok önemliydi. Hemen arkasından film dünyayı gezmeye başladı. İsviçre merkezli Shint uluslararası film fetsivali aracılığıyla birçok ülkede gösterildi. Filmimiz 18 Ekim’den bugüne 12 festivale seçilmiş durumdadır. 20 ülkede 12 festival gezdi. Kısmet’in en önemli başarısı Brezilya’dan aldığımız Cinefest İzleyici Ödülü ve OSCAR ile BAFTA seçmesi yapan Leeds Film Festivali’nde İzleyici Ödülü’ne aday gösterilen 13 film arasında yer almasıydı. Başvuran 4 binin üzerindeki film arasından Leeds’te finale kalmamız Kıbrıs Türk Sinema tarihi adına da çok önemli bir başarıdır. Yine Seattle Türk Filmleri Festivali’nde son 10 filme kalarak finalist olduk.

SORU: Dünyada binlerce festival var. Peki siz festival stratejinizi neye göre oluşturuyorsunuz?

V. ÇİFTÇİOĞLU: Bu biraz da filmini bitirdiğin tarihle de alakalıdır. Tabi ki bizler bir takvimleme yapıyoruz ama bütçenin durumu bu takvimi ileriye atabiliyor.

D. ÇİFTÇİOĞLU: Kısa film dediğimiz türün seyirciyle buluştuğu yerler film festivalleridir. Uzun metraj gibi gişe, vizyon şansları yoktur. Kısa filmci filminin olabildiğince çok fazla seyirciye ulaşmasını ister. Bu stratejiyi belirlerken birçok unsuru göz önünde bulunduruyoruz. Shint Film Festivali kurduğu ağla dünyada farklı ülkelerde filmimizi 35 bin seyirciye ulaştırdı. Bu bizim için bir tercih sebebidir.

Endüstri temsilcilerinin-festival programcılarının da katılıp senin filmini izleme olanağı olan festivallere katılmaya çalışıyoruz. Oralarda bizim filmimizi görüp kendi festivaline davet eden çok insan oldu. Yani filmimizin gösterildiği her festivale biz başvurmuyoruz. Dünya prömiyerini veya mesela Avrupa/Asya /Amerika prömiyerini kendi fesivalinde yapmasını şart koşan organizasyonlar vardır. Böylece sen de tercih yaparsın. Yani kısaca o anda filmin bulunduğu şartlara göre, filmin ihtiyaçlarına göre bu strateji belirleniyor.

SORU: “Olağan Denemeler” dünyayı dolaştı, “Kısmet” de dünyayı dolaşmaya başladı. Sizler bu yolculukta hangi oranda filminizle birlikte seyirciyle buluşabiliyorsunuz?

D. ÇİFTÇİOĞLU: Güney Kıbrıs’ta aynı dönemde film çekmeye başladığımız bir yönetmen arkadaşımız son filmi ile 5 ülkelik bir dünya festival turuna çıktı. Devlet desteğiyle hem filmini çekti hem de devletin desteğiyle 5 ülkelik bir festivale katıldı. Yine genelde Güney’deki Rum sinemacı arkadaşlara böylesi bir yapım ve festivale katılım desteği veriliyor.

Örneğin “Olağan Denemeler” 23 ülkede 41 festivale katıldı. Biz bunların çok azına katılabildik. “Kısmet” filmimizde de yine bu oran çok az seyir ediyor. Ama günümüzün teknolojik imkanları ile yurtdışındaki bir festivalde filmimizi izleyen seyirciler/profesyoneller bize hemen tebrik mesajları/ yorumlar gönderiyor. Bu etkileşim alanı muhteşem bir keyif.

“Bu ülkenin insanı da uluslararası başarılarla gurur duymayı hak ediyor”

SORU: Bana da en çok sorulan sorulardan biri “Kısmet” kendi ülkesinde kısmetse ne zaman seyirciyle buluşacak?

V. ÇİFTÇİOĞLU: Ülke insanımızın bizimle ilgili görüşleri, mutluluğu anlatılamaz bir keyiftir. Bu ülkenin insanı da uluslararası başarılarla gurur duymayı, bu başarıları kucaklamayı hak ediyor. Bu ülke insanı ile bir önceki filmimizde olduğu gibi buluşmalar düşünüyoruz.

SORU: Sizin gibi uluslararası arenaya açılma başarısı gösteren sinemacıların ülkede el üstünde tutulması gerekirken bence büyük çoğunlukla farkındalık konusunda bile çağdaş standartları yakalayabilmiş değiliz. Peki bundan sonraki projeleriniz nelerdir? Ben “Mucize” diye bir animasyon projeniz olduğunu duymuştum.

D. ÇİFTÇİOĞLU: “Mucize” 2019’a bitecek. Kader ve ölüm temalı üçlemenin ilk iki filminden sonra üçüncüsü için de finansman arayışlarımız sürüyor.

“Daha profesyonel davranabilmek için yapımcılık atölyesine gidiyorum”

SORU: Zeynep Atakan’ın yapımcılık atölyesine katılmanı uzun metraj hazırlığı olarak değerlendirebilir miyiz?

D. ÇİFTÇİOĞLU: Yapımcılık sinema sektörünün vazgeçilmez bir unsurudur. Bizim ülkede bu konuda kesinlikle eksiklik var ve biz bir önceki filmimizle ilgili uluslararası satın alma gibi taleplerde nasıl hareket edeceğimizi bilemedik. “Olağan Denemeler” ile ilgili Güney Amerika’dan satın alma talebi geldiğinde biz yapımcılığın alanına giren bu konuda bilgimiz olmadığı için satmakta çekingen davrandık ve satmadık.

Yapımcılık filmi çekecek fonu bulma anlamında da önemli, teknik yapım aşamaları açısından da önemli, filmi satılması/gelir getirmesi alamında da önemlidir.

Bu yüzden haftanın bir günü İstanbul’a gidip gelerek 6 aylık bu yapımcılık atölyesine katılıyorum. Zeynep Atakan bana göre bu alanda eğitim alınacak en iyi isimdir. Daha profesyonel davranmamız açısından yapımcı olmazsa olmaz. Ancak ben sadece kendi filmlerimiz için değil arzu eden diğer filmci arkadaşlara da yardımcı olmaya hazırım. Biz bu ülkede birbirimize destek olarak yürümek zorundayız (Birbirimize rakip değil). Eğer filmlerimizi satıp para kazanamazsak ülkede bu alanda sektör oluşamaz. Sinema para kazanma potansiyeli olan bir iştir. Bu ülke sinemada da yetenekli insanların çıktığı bir ülkedir. Derviş Zaim’in Osman Alkaş’ın, Hazar Ergüçlü’nün çıktığı topraklardan bahsediyoruz.

Hedefimiz uzun metrajdır. Adana Film Festivali’nde tanıştığımız senaristler Nenip Güleçer ve Müjgan Tekin son filmimizi çok beğendiklerini söylediler ve “Kısmet”  filminin uzun metrajını birlikte yazmaya başladık. Oradan doğan sinerji ile ilk uzun metraj hedefimiz “Kısmet”tir. Tabi uzun metrajla ilgili bir zaman veremiyoruz.

“Sinema için ülkemizde bir birim kurulması gerekir”

SORU: Üretken bir yıl giriyorsunuz. Başarılar dilerim. Son sözleriniz...

V. ÇİFTÇİOĞLU: DAÜ’nin desteği olmasa biz bu film yapamayacaktık. Sinema için ülkemizde bir birim kurulması gerekir. Şu andaki gibi derneklere yardım tüzüğü altında değil sinemacılara doğrudan destek mekanizması olması gerekir. Daha fazla destek.

Güncelleme Tarihi: 06 Ocak 2019, 10:46
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96