Kültürümüze sahip çıkmamak bizim suçumuz

Nurperi Özgener, Kıbrıs halk dansları ve müziğini konu aldığı “Rembetiko’nun Kıbrıs Halk Danslarımıza Etkisi ve Halk Halkdanslarımızla İlgili” kitabını yayımladı… Özgener’in “kültür” vurgusu yaptığı kitabında, önemli bir de tespiti var

Kültürümüze sahip çıkmamak bizim suçumuz
  • 01 Ekim 2018, Pazartesi 15:57

Aliye ÖZENCİ

Nurperi Özgener, “Rembetiko’nun Kıbrıs Halk Danslarımıza Etkisi ve Halk Halkdanslarımızla İlgili” adını verdiği kitabını okuyucuyla buluşturdu.


Kitabın kapak tasarımını karikatürist Utku Karsu, editörlüğünü ise araştırmacı yazar Eralp Adanır yaptı.


Özgener, kültürümüze sahip çıkmak ve yaşatılabilmesini sağlamak amacıyla kaleme aldığı eserinde, araştırdığı halk danslarında değişime uğrayan figürlerin nedenini anlattı.


Halk danslarına ve müziğe büyük ilgi duyan Özgener, bu alanda araştırmalar yaptı.


Köy köy gezen Özgener, bugün hayatta olan sözlü kaynaklara ulaşarak, yazılı belgelerle kendi bildiklerini harmanladı.  Özgener’in hepimizi ilgilendiren bir serzenişi var… “Göçler devam ediyor ve farklı kültürler geliyor ama burada etkileşim olmuyor sorun da orada başlıyor yani burada çeşitli kültürler olmasına rağmen kültürler etkileşmiyor sadece o kültür baskın gelip yerli kültürü yok ediyor” diyor Özgener ve vurguluyor:
“Kültürümüze sahip çıkmamak bizim sorunumuz ve suçumuz”.

 

Figürlerdeki sürekli değişimi merak etti

 


Özgener, kitabındaki veri ve analizlerin başka araştırmacılara da ilham kaynağı olacağı düşüncesinde.


Özgener, şöyle diyor:


“Aslında kitap yazmak hiç aklıma gelmemişti. Ama küçük yaşlarda, halk danslarına ilgim vardı ve dans etmeyi çok seviyordum.


İlkokul çağından tutun da üniversite yıllarına kadar, hatta en son kızım Nejla 3 yaşındayken, Lefkoşa Folklor Derneği’nde 2 seneye yakın bir süre dans ettim. Ve bu sürede halk danslarımızın, müziğimizin sürekli değişime uğradığını gözlemledim. Bunun sebebini hep merak ettim ve bu konu üzerinde daha önce yapılmış çalışmaları inceledim. Ama ne yazık ki çok fazla yazılı materyale ulaşamadım.


Sözlü ulaştığım bazı bilgiler ise yazılı belgelere zıt düşüyordu. Bunlar da, aklımda olan sorulara netlik kazandırmadığından konuyu derinlemesine araştırmaya başladım. İlk olarak yaptığım araştırmaları 3. Kıbrıs Havaları Sempozyumu’nda sundum. Fakat Kıbrıs Havaları Derneği bu araştırmanın bilimsel bir çalışma olmadığını iddia ettiği için kitaplaştırmadılar. Ben de kitabı genişleterek basıma hazırladım.


Bu konuyu detaylarıyla ‘Kıbrıs Oyunlarına Hayır!... Milli Oyunlara Evet!’  başlığı altında topladım”.

 

‘Sizin kendi halk danslarınız yok mu?’

 


Nurperi Özgener’le sohbetimizde halk danslarımız üzerine detaylı bir sohbet gerçekleştirdik… Kitabında halk danslarımızın figürlerinde sürekli değişim olduğundan söz eden Özgener’e bunun nedenini sordum… Yanıt şöyle:


“Savaştan yeni çıkmıştık, yeni bir devlet kurulacaktı ve 1960’larda öğretmenler, Türkiye’den gelmekteydi. Onlar da bize Anadolu halk danslarını sunuyordu. Siyasiler ve toplum da bunu benimsemişti.


1973’de Kıbrıs Türk Halk Dansları Ekibi, İzmir Uluslararası Festivali’nde ‘Antep’ oyunuyla sahne aldı. Buradaki sorumlular ‘–neden Antep oyunlarıyla katıldınız? Sizin oyunlarınız yok mu?’diye Kıbrıs ekibine sordu. Onlar da bu soru karşısında şaşırmış. Bu olay sonrasında araştırma ve analizler yapılarak bir sonraki festivale kısa sürede yoğun çalışmalar sonucunda ilk kez Kıbrıs oyunlarıyla katıldılar. Ve bu şekilde bizim kendi özümüz ve halk danslarımız ortaya çıktı”.


 

Gözlemler Halk danslarımızla ilgili araştırma yaparken, edindiği bilgiler ışığında sürekli kafası karışan Özgener’in okudukları, atalarının anlattıkları ve oynadıkları oyunlar hiç birbirini tutmuyordu.


Özgener, “Ulaştığım bilgilerde boşluklar vardı. Aklımda daha fazla soru işaretleri oluştu. Köylere gittim. O dönemleri yaşayan halka ve oyunculara öncelikle şunu sordum. ‘Sizin danslarınız düğünlerde oynadığınız oyunlar acaba şimdi derneklerin sunduğu oyunlara benziyor muydu?’. Büyük oranda erkekler ‘evet’, kadınlar ‘hayır’ dedi. Kadınların oynamaması beni şüpheye düşürmüştü. Birçok köyde araştırma yaptım. Bu araştırmalarımda gördüm ki özellikle kadın oyunlarımız genele yayılmamış. Bunun nedenlerini kendi gözlemlerimle ve öğrendiğim bilgileri detaylarıyla kitabımda okuyucuya aktardım” dedi.



 

Rembetiko müzik akımı

 


Nurperi Özgener, kitabında bir müzik akımı olan ‘Rembetiko’ya da yer verdi. Bu akımla tanışmasını, kitabında nasıl yer verdiğini şöyle aktarıyor Özgener:


“Rembetiko hiç duymadığım bir müzik akımıydı. Kızım Nejla’nın üniversitede yılsonu araştırma ödeviydi. Ben de araştırmalara başladım ve ilgimi çekti. Bu müzik akımında ilk gözüme çarpan ‘çiftetelli’, ‘zeybek’ ve ‘hasapiko’ olan baş danslarıydı. Zeybek konuya giriş noktam oldu. Çünkü atalarım da burada zeybetiko diyordu. Buradan yola çıkarak bizim müziğimizle uyuştuğunu gördüm. Biliyorsunuz adaya birçok göçler oldu ve müzik farklı bir ülkeye girdiği zaman kendi ruhuyla harmanlanarak küçük değişikliklerle, dönüşüme uğruyor.


Adamız da bu göçlerden nasibini aldı. Halk danslarımızın da kökünün rembetiko müzik akımından geldiğine inanıyorum. En azından yaptığım araştırmalar bu yönde iz bırakıyor.


Kaynaklarda İzmir Rumlarına, Yunanlılara ve Osmanlılara bol bol rastladım.


Eski yıllarda Rumlar, Türkiye’de vatandaş olarak yer alıyordu. Daha sonra Lozan Anlaşması’yla mübadele olmuş Yunanistan’a yerleştiler ve var olan bu müzik her iki tarafı da etkiledi. Araştırmalarımda Yunanistan her ne kadar bu müziği kabul etmese de daha sonra ulusal oyunları oldu. Adaya gerçekleşen göçlerle bu akımın geldiğini düşünüyorum.
 


Eski yıllarda yapılan Türk düğünlerinde davul-zurna, Rum düğünlerine keman yer alırdı.


Bugün baktığımızda düğünlerimizde davul- zurna neredeyse hiç kullanılmıyor. Zaten bu ülkede benim bildiğim 3 tane kayıtlı Kıbrıs havalarını icra eden davulcu ve zurnacı var. Bu da beni çok üzüyor. Onlar gittikten sonra bu kültüre kimler sahip çıkacak. Kültürümüzü yaşatmak ve sahip çıkmak adına bu konu üzerinde bir an önce çalışmalar yapmamız gerekiyor. Göçler devam ediyor ve farklı kültürler geliyor ama burada etkileşim olmuyor sorun da orada başlıyor yani burada çeşitli kültürler olmasına rağmen kültürler etkileşmiyor sadece o kültür baskın gelip yerli kültürü yok ediyor. Kültürümüze sahip çıkamamak bizim sorunumuz ve suçumuz”.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 13 10 2 1 22 32
2 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 10 2 1 17 32
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 0 5 9 21
4 CİHANGİR GSK 12 6 3 3 2 21
5 ÇETİNKAYA TSK 13 6 3 4 1 21
6 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 6 2 4 9 20
7 GÖNYELİ SK 13 6 2 5 4 20
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 6 2 5 -3 20
9 LEFKE TSK 13 5 4 4 0 19
10 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 3 4 8 18
11 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 2 7 3 -10 13
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 2 4 6 -8 10
13 BİNATLI YSK 12 3 1 8 -10 10
14 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 1 5 7 -16 8
15 GİRNE HALK EVİ 13 2 1 10 -10 7
16 ESENTEPE KKSK 12 2 1 9 -15 7
yukarı çık