Mandala

banner37

Merkezdeki bir noktanın çevresine çizilen halkalar ve diğer şekillerden oluşan, çoğunlukla dairesel bir bütünlüğü olan bir şekil… Bu şekle, “Mandala” adı veriliyor… Bu çalışma, meditasyon ve farkındalığı geliştirmek amacıyla kullanılıyor. Bu alanda kendini geliştiren eğitmen Ferdiye Yurdakul,  deneyimlediği bu uğraşın faydalarını KIBRIS Ekran’a anlattı

Mandala
banner90
banner8

Aliye ÖZENCİ

Hinduizm ve Budizm’de evrenin yapısını simgelediği düşünülen, ritüel ve meditasyon amacı ile kullanılan sembollere “mandala” deniyor.


Mandala, Sanskritçe'de basitçe ‘çember’ anlamına gelir. Kelimenin kökenine bakıldığında, “Manda” enerji veya öz, “La” ise kap kavramını ifade ediyor; mandala ise “enerjiyi saklayan/tutan kap” olarak tanımlanıyor.


Mandala, merkezdeki bir noktanın çevresine çizilen halkalar ve diğer şekillerden oluşan, çoğunlukla dairesel bir bütünlüğü olan bir şekil olarak tanımlanıyor.


Meditasyon amacıyla kullanılan mandalalarda genellikle ortadaki nokta “ben” ve çevreleyen şekiller de “benim etrafımdaki evren” şeklinde düşünülür.


Uzakdoğu’da mandalalar, meditasyon ve farkındalığı geliştirmek amacı ile kullanılıyor.


Bu alanda kendini geliştiren eğitmen Ferdiye Yurdakul, mandala çalışmasının farkındalığı, yaratıcılığı artırdığını belirterek mandalanın terapi yöntemi olduğuna vurgu yapıyor.


Eli kalem tutan herkesin mandala çizebileceğini söyleyen Yurdakul, gerekli malzemeleri sıraladı:


Normal kağıttan biraz daha kalın resim kağıdı, cetvel, pergel, kurşun kalem, keçeli kalem ya da kuru boya… Evimizde bu malzemeler yoksa; küçük bir şişe kapağı, çay bardağı, çay tabağı, pasta tabağı, tencere kapağı”.
 


Mandala şablonu oluşturulduktan sonra, kişinin zevkine göre çizimler yapılıp renklendirildiğini anlatan Yurdakul, “Mandala çizilirken, boyanırken o anki duygular dışarıya yansıtılır. Kişi, kendini böyle ifade eder. Kendisini ifade ederken de kendisiyle olan ilişkisi de güçlenir” dedi. Yurdakul, mandalanın yetişkin ve çocuklar üzerindeki farkındalık, sebatkarlık, sabır, özgüven, yaratıcılık, konsantrasyon gibi faydaları olduğunu söyledi.


Bu uğraşa gönül veren ve eğitimler alarak kendini geliştiren Ferdiye Yurdakul’la mandalayı konuştuk…

Ferdiye Yurdakul kimdir?


Ferdiye Yurdakul, 5 Şubat 1976’da Kalkanlı köyünde doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Kıbrıs’ta tamamladı. 1997 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi “Türk Dili ve Edebiyatı” bölümünü bitirdi.

1998-2001 yılları arasında Finansbank A.Ş.’de bankacılık yaptı.


 2001-2008 yılları arasında TC Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı çeşitli okullarda Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği görevinde bulundu. 2008’de Kıbrıs’a geri döndükten sonra, öğretmenliğe 2010 yılına kadar Near East College bünyesinde devam etti. Yakın Doğu Üniversitesi’nde “Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlaması Ana Bilim Dalı”nda master yaptı. 2010’da Kıbrıs’ta Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda çalışmaya başladı. Bugün, Oğuz Veli Ortaokulu’nda Türkçe öğretmenliği yapıyor. 2015’te Anadolu Üniversitesi “Felsefe” bölümünden mezun oldu.


Yurdakul, kişisel ve mesleki gelişim eğitimlerine devam ederken, 2016’da yogayla tanıştı. Yurt dışında “Yin Yoga”, “Reiki”, “Yaşam Koçluğu”, “Masal Terapisi”, “Resim Analizi”, “Çocuk Yogası Eğitmenliği Eğitimi”, “Mandala”, “Mandala Eğitmenlik Eğitimi”, “Nefes Koçluğu” ve “NLP” eğitimlerine katıldı.


Şimdilerde, özel olarak Yin Yoga ve Çocuk Yogası dersleri yanında, yüz yüze ve online yaşam koçluğu hizmeti veriyor. Lefkoşa ve Girne’de düzenli olarak mandala atölyeleri açıyor; gönüllü olarak devlet okullarında mandala seansları yapıyor.


Bireysel ve grup mandala workshoplarında ve çocuk / yetişkin mandala seanslarında, bu terapi yöntemini öğretmeye gönül vermiş, renklendirmekten çok; mandala çizimini öğretebilmek için mandala workshopları üzerinde yoğunlaştığını belirten Yurdakul, bu alanda daha çok kitleye ulaşmak istiyor.


“Follow Your Dreams” adında Türkçe - İngilizce açıklamalı, içerisinde ünlülerin, filozofların, bilim adamlarının sözlerinin de yer aldığı, 29 adet renklendirilmeye hazır mandala çizimlerinin olduğu mandala boyama kitabının ilk basımı Temmuz 2019’da Ankara’da yapıldı.

banner134

Doğal taşlardan malalar, bileklikler dizayn eden, kendi tarzında mandalalar çizen Yurdakul’un çalışmaları “Vishnu Lotus” facebook sayfasında ve @yurdakulferdiye instagram hesabında yer alıyor.

“Mandala şablonlarının büyüsüne kapıldım”


Geçirdiği bir trafik kazası sonrası, sakinliğe olan ihtiyacı doğrultusunda yoga dersleri almaya başlayan Yurdakul, aldığı dersler sonrası yoga eğitmeni olmaya karar verdi.


Dil eğitimi için Londra’ya gittiği bir dönem ise hiç eğitim almamasına rağmen şişe, tencere kapaklarını kullanarak mandala çizimleri yapmaya başlayan Yurdakul, çizimleri renklendirirken kendini daha iyi hissettiğini belirtti. Yurdakul; “Mandala yaparken o an rahatladığımı, hiçbir şey düşünmediğimi, çizdikçe kendime döndüğümü, sakinleştiğimi anlıyordum. Sanki, ben çizdikçe benimle birlikte çevremdekiler de değişiyor ve gelişiyordu. Her şey, daha iyiye gidiyordu” dedi.


Deneyimlediği bu terapi yöntemini araştırmaya başlayan Yurdakul, anlatmaya şöyle devam etti:


“İnternetten baktığım mandala şablonlarının büyüsüne kapılmıştım. Bir gün ben de böylelerini çizmeliydim. Hatta, Londra’da çeşitli kırtasiye dükkanlarına ya da galerilere gidip kalem, boya, üzerine mandalalarımı çizeceğim resim defterleri buluyordum. İleriki bir dönemde, Mandala Eğitmenlik Eğitimi için gideceğim eğitim, kurs ve workshoplara da karar veriyordum. Bu konuda da her şey karara bağlanmıştı. Kendi özel çalışmalarım ve gittiğim workshoplardan sonra, 2019 yılında iki önemli eğitim aldım. Böylece, amatör olarak başlamış olduğum mandala serüvenimi iki büyük eğitimle taçlandırdım”.

Yetişkin ve çocuklar üzerindeki faydaları



“Mandala çizilirken, boyanırken o anki duygular dışarıya yansıtılır. Kişi, kendini böylece ifade eder. Kendisini ifade ederken de kendisiyle olan ilişkisi de güçlenir” diyen Yurdakul, mandalanın yetişkin ve çocuklar üzerindeki etkileri ile faydalarına dikkat çekti:


“Mandalanın yetişkinler üzerindeki en önemli faydaları; farkındalık, sebatkarlık, sabır, özgüven, yaratıcılık, konsantrasyondur. İçimizde bizi rahatsız eden sesleri, karmaşayı, günlük safsataları sustururuz. İçimizde var olanı dinlemeye ve anlamaya yöneliriz. Böylelikle, ruhsal dinginliğimizi elde ederiz. Bütünlüğü görmemizi sağlar. Farkındalığımız artar. Bilinçaltında saklı kalanları açığa çıkarır. Konsantrasyonu artırır. Zihni sakinleştirir. Günlük yaşamın koşuşturmacasında genellikle sağ beyin atıl durumda kalır.


 Mandala çizdiğimizde ya da boyadığımızda bu durum, dengelenir. Estetik bakımından başarılı mandalalar, parça içindeki bütünü; bütün içindeki parçaları görmeyi sağlar ve görsel zekanın gelişmesini hızlandırır. El becerilerinin yanı sıra dikkat gelişiminde de faydalı olan mandalalar, sabırlı olmak konusunda, kişilerin direncini yükseltir ve başta stres olmak üzere pek çok olumsuzlukla kendi başına mücadele etme güç ve olanaklarını geliştirir.

Birlikte yapılan mandalalar, keyifli vakit geçirmemize katkı sağladığı gibi; sosyal ilişkilerimizin güçlenmesine de yardımcı olur. Odaklanmayı artırır, dikkat dağınıklığını yok eder.

Çocukların duygusal zekalarının gelişmesi için bulunmaz bir etkinliktir. Bazı göz problemlerine de iyi gelmektedir. Mandala çalışmalarından sonra çocuklarda gözlenen değişiklikler: Kendilerini ve etraflarını saran gerçeği fark ederler. Kendi yaratıcılıklarını keşfederler. Hayal güçleri artar. El becerileri ve görsellikleri gelişir.

Kendileriyle baş başa kaldıkları için dinleme ve anlama yetileri gelişir. Bu çalışmaların sonucunda, sabır, sakinlik ve soğukkanlılık kazanırlar. Stresleriyle kolaylıkla mücadele ederler. Dikkat sürelerinde farklılıklar görülür. Daha uzun süre dikkatlerini o anki konu üzerinde toplayabilirler. Grup çalışmalarında, gruba uyum sağlamalarında olumlu etkiler görülür. Kullandıkları renkler, onların iç dünyalarına dair çokça ipucu verir. Böylelikle, çocuğu anlamak, daha net hale gelir”.

“Devinim, dönüşüm ve sonsuzluk”


Yurdakul, mandalanın daire formunda olduğunu belirterek anlatmaya devam ediyor:


“Mandalalar, daire formundadır. Ortadaki nokta, “ben”; ortadaki noktayı çevreleyen şekiller de “benim etrafımdaki evren” olarak düşünülmektedir. Mandalalar, her şeyin mistik merkezini temsil etmektedir. Merkezden başlar ve dışa doğru daireler şeklinde genişler. Dışa doğru genişleyen bu daireler, bütünü oluşturan sembollerden oluşmaktadır. Dünyanın da yuvarlak olduğunu ya da en büyük mandalanın gözbebeğimiz olduğu gerçeğini de göz önünde bulunduracak olursak; mandalanın daireselliğini kolaylıkla anlayabiliriz. Şekillerin daireselliği, insana sakinlik, enerji ve huzur verir.


Kişi, niyet edip o an içinden geldiği gibi çizer ve de tüm bunları daire içine alırsa; bunların gerçekleşeceğine inanır. Bundan dolayı da mutludur. Bu mutlu olma durumunun başka bir açıklaması da en çok mutlu olduğumuz yerin anne karnı olduğudur. Anne karnı da yuvarlaktır. Orada, yeni, mutlu, huzurlu bir yaşam vardır.

Mandalalar, yuvarlaktır; çünkü yuvarlağın bir enerjisi vardır. Mandalalar, mikro ve makro olmak üzere manyetik bir güce sahiptir. Bizi içerisine çeker ve içeride tutar. Bütün enerjiler, yuvarlak formatta çoğalır. Hortum, tsunami, değirmenler, bir uçağın motoru, makinelerin motorları… bu duruma örnektir. Herkesin bildiği gibi semazenler, aşkla ve aşka dönerler. Hep, durmak bilmeyen bir dönüş vardır. Buradaki çemberin anlamı, devinim, dönüşüm ve sonsuzluktur”.

 

Mandala şifa aracıdır



Eğitmen Ferdiye Yurdakul, mandalanın iyileştirici gücünün zaman içerisinde deneyimleyerek sağlanabileceğini söyledi. “Mandala, bir şifa aracıdır” diyen Yurdakul, 1900’lü yıllarda, Avrupa’da Jung’ın, mandala çizimini psikanalize dahil ederek danışanlarına mandala çizdirerek onların psikolojilerinde büyük gelişmeler kaydettiğini söyledi.


Yurdakul, “O yıllarda başlayan bu terapi yöntemiyle kendini bulmak, içsel yolculuğa çıkmak, bu yolculuğa her gün biraz daha iyileşerek devam etmek, öğrenilmiş, uygulanmış ve devamı sağlanmıştır. Bu dönemdeyse bizler, bu terapi yöntemini uygulamaktan korkuyoruz. Belki de bu konuda bilgi alındıkça, uygulamalara katılım sağlandıkça korkumuz azalacak ve kendi kendimizi iyileştirme gücünü elimize alacağız. Bu konuyu derinlemesine bilen bir kişi olarak kendimi sorumlu görmekteyim. Bu şifa yöntemini öğrendiğim ve deneyimlediğim, kendi yaşamımda olumlu sonuçlarını gördüğüm andan itibaren ulaşabildiğim kim varsa; bu yöntemle ilgili bilgi vermeye, uygulama yapmalarını sağlamaya kendimi adadım” dedi.



 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner75