Marmaris Kısa Film Festivali, ‘göç ve mültecilik’ konusuyla başladı

banner37

Açılışta “Kıyıya Vuran Tahta Valiz” filmi gösterildi; konuyla ilgili bir de panel gerçekleştirildi

Marmaris Kısa Film Festivali,   ‘göç ve mültecilik’ konusuyla başladı
banner90

Murat OBENLER/MARMARİS
 

Bu yıl 15-20 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen 5. Marmaris Uluslararası Kısa Film Festivali (MUKFF)
Tahsin İşbilen’in yönettiği, “Kıyıya Vuran Tahta Valiz” isimli belgesel, yönetmenliğini Sinan Uzun ve Pelin Uzun’un yaptığı “Akdeniz” adlı klip gösterimi ve ardından gerçekleşen “Göç ve Mültecilik” konulu panelle resmen açıldı.

Marmarisli sinemaseverlerin yoğun ilgi gösterdiği Armutalan Kültür Sanat Merkezi’nde yer alan açılış törenindeki panelde yönetmen Tahsin İşbilen, yapımcı Cem Arıkan ve Mete Hüsünbeyi (Konak Kent Konseyi Mülteci Meclisi Başkanı Mete Hüsünbeyi birer konuşma gerçekleştirdi. 
 

Hüsünbeyi: Mültecilik bir haktır ve

banner9
mültecileri günlük hayata katmalıyız
 

Konak Kent Konseyi Mülteci Meclisi Başkanı Mete Hüsünbeyi 2008’de oluşturdukları “Mültecilerle Dayanışma Derneği” vasıtasıyla Konak Kent Konseyi altında oluşturdukları Mülteci Meclisi ile koordine içinde özellikle genelde İzmir, özelde de Basmane ilçesinde mültecilerle ilgili yaptıkları çalışmaları anlattı.

Hüsünbeyi, “Mültecilik bir haktır. Mültecilerin hayata, karar süreçlerine daha fazla katılmaları sağlanmalıdır çünkü bu insanlarla birlikte yaşıyoruz. Dünyada her 2 saniyede bir insan göç ediyor. Bir mülteci bir de sığınmacı kategorisi vardır.  Suriyeliler ise Türkiye’de  “geçici korunma” statüsündedirler ama 8 yıllık durum geçici olamaz. Bu insanlara geçici gibi davranmamalıyız. Yasadışı/kaçak göçmen ifadesi de çok yanlıştır. “Düzensiz göç edenler” ifadesi kullanılması gerekir” dedi. 
 

İşbilen: Mültecilerle ilgili şiddeti tekrarlayıcı,

acındırıcı filmler çekmekten kaçınmalıyız
 

Yönetmen Tahsin İşbilen, bilginin kalıcılığını amaçlayan belgesel sanat üretiminde şiddet, savaş, göç, mültecilik gibi konularda olgunun oluşa oluşa zamanla sıradanlaştığını ve meşrulaştığını söyledi. İşbilen, mültecilerle ilgili üretimlerde bu insanların acınacak kişi gibi sunulması, nefret söylemi yaratacak söylemlerden ve sinema dilinden kaçınmak gerektiğini, şiddeti meşrulaştırmaktan kaçınan ürünler yapılması gerektiğini ifade etti.
   Bu yıl ana teması “Göç ve Mültecilik” olarak belirlenen ve toplamda 211 filmin gösterileceği festivalde yarışma filmleri 16 Ekim’den itibaren sinemaseverlerle buluşmaya başlarken “Sinemasal Saatler adlı bölümde de kısa film yönetmenleri sanatseverlerle buluşuyor. Şehirdeki 4 farklı mekanda gerçekleşen festival 20 Ekim gecesi yapılacak ödül töreni ile kapanacak. 

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96