Mutlu olmam için bir tiyatro sahnesi görmek bile bana yetiyor

banner37

Genç Yetenekler-42

banner87
Mutlu olmam için bir tiyatro  sahnesi görmek bile bana yetiyor
banner90
banner8

Aliye ÖZENCİ

Ülkemizde kendini sanatın çeşitli alanlarında geliştiren birçok genç yeteneğimiz var. Küçük yaşlardan sanata merak salan bu gençlerimiz, aldıkları eğitimlerle, kendi çabalarıyla yeteneklerini geliştirerek bugün önemli başarılara imza attı. KIBRIS, sizlere adı bir yerlerde saklı kalmış “Genç Yeteneklerimizi” tanıtıyor. Dramaturg /Yönetmen/Eğitmen İsmihan Yorgancı’nın yardımıyla sosyal medya üzerinden ulaştığımız gençler, hem kendi serüvenlerini anlattı hem de sanata meraklı gençlere mesajlar verdi.

Psikoloji bölümü öğrencisi Gülten Yüksel, 2015’te Girne Belediyesi Gençlik Tiyatro Ekibine katıldı. Yüksel, tiyatroyu tanıdıkça, hayatının vazgeçilmez bir parçası olduğunu söyledi:

 

Mutlu olmam için bir tiyatro sahnesi görmek bile bana yetiyor

   Gülten Yüksel, 19 yaşında, Uluslararası Final Üniversitesi Psikoloji Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi. Aslen Hataylı olan Yüksel, 15 yıldır ailesiyle birlikte Kıbrıs’ta yaşıyor.

   Tiyatroyu, resim çizmeyi ve kitap okumayı seven Yüksel, yaz tatillerinde çeşitli festivallerde stant açıp geçici dövme yapıyor.

   Yüksel, tiyatroyla tanışmadan önce voleybol, fotoğrafçılık ve daha birçok aktiviteye katıldı ama tiyatronun kendisine verdiği mutluluğu ve keyfi hiç birinde bulamadığından dolayı kısa süre sonra bıraktı.

   Lise yıllarında tiyatroya ilgi duyan Yüksel, “2015 yılında Girne Belediyesi’nin dağıttığı bir broşür elime geçti. Üzerinde ‘tiyatro atölye çalışmaları başlıyor’ yazıyordu. Görür görmez yüreğimde bir heyecan hissettim ve belediyeye koşarak, kurs için kaydımı yaptırdım.

   Çalışmalar başlayınca tiyatronun tam da bana göre olduğunu anladım. Bu zamana kadar hiçbir şey beni tiyatroda olduğum kadar mutlu etmemişti. Mutlu olmam için bir tiyatro sahnesi görmek bile bana yetiyor” dedi.

   Psikoloji bölümü öğrencisi olan Yüksel, “Hedefim okuduğum bölümle tiyatroyu birleştirebilmek… Tiyatro ve psikoloji arasında çok güçlü bir bağ olduğuna inanıyorum… Bu bağın gücünü değişik aktivitelerle herkese göstermek istiyorum” diyerek, sanatın hayatının her evresinde olmasını düşlediğini söyledi.

Sabır ve azim

   Yüksel, tiyatronun kendisine çok önemli değerler kattığını söyledi ve bunu “Sabredince güzel şeylerin olacağını ve azmin her zaman başarıyı getirdiğini öğrendim” cümlesiyle ifade etti. Yüksel, yaşayarak deneyimlediği bir hikayeyi de paylaştı: 

   “Çalışmalarımızı İsmihan Yorgancı hocamızla yapmaya başladık. Sahneleyeceğimiz ilk oyun “Midas’ın Kulakları” ydı. Bu oyuna yaklaşık bir sene boyunca çalıştık. Bu kadar uzun sürme sebebi ise, tiyatroya kayıt olan kişilerin, kısa süre sonra çalışmalardan vazgeçmesiydi. Oyunda rol alacak olan kişiler sürekli değişiyor ve bu da çalışmalarımızı etkilemişti.

   Bu durumdan ben de çok etkilendim, ‘galiba hiç sahneye çıkamayacağım! Diğer yaptığım aktiviteler gibi bunun da sonu geldi” diyerek içten içe üzülüyordum. Ama asla vazgeçmedim. Çünkü her seferinde beni tiyatroya bağlayan farklı duyguları keşfettim ve tiyatrodan asla kopmadım.

   Sonunda bazı ekip arkadaşlarım iki- üç rol alarak oyunumuzu sahneledik. İşte tiyatro bana sabrın ve azmin nasıl güzellikleri peşinde getirdiğini böyle göstermişti”.

  

Tebessümle hatırladığı bir anı…

   Yüksel, ilk oyunla sahnenin tozunu yutmuştu ve artık tiyatro onu için hayatının vazgeçilmez bir parçasıydı. Başarılı öğrencilik hayatının yanında Girne Belediyesi Gençlik ve Çocuk Tiyatro Ekibi’nde çalışmalarına devam etti.

   Geçtiğimiz yılda, Yönetmen İsmihan Yorgancı’nın sahneye koyduğu ‘Yedi Kocalı Hürmüz’ oyununda Hürmüz rolüyle sahneye çıktı.

   Yüksel, oyunun tiyatro severlerle buluşacağı gün, ekibin heyecanlı ve gergin olduğunu belirterek, sahnede yaşanan unutulmaz bir anısını paylaştı:

   “Oyun da sahneleri bağlamak için anlatıcılar çıkıyor ve oynanacak sahne hakkında kısa bilgiler veriyordu. O anın heyecanıyla anlatıcı arkadaşımız kendi sırası olmamasına rağmen sahneye çıktı. Farklı bir sahne için bilgi vermeye başladı. Bunun yanında tabi ki sahne ışıkları da sıraya göre ayarlandığı için ışıklarda uymadı.

   Biz kuliste ne yapacağımızı şaşırdık, sırası olan arkadaşımız ise sahneye çıkamayacağı için çok üzülmüştü. Sırası olmadan sahneye giren arkadaşımız da konuşup kulise girdiğinde çok üzgündü “ne yapacağım ben” deyip duruyordu ve ağlamak üzereydi.

   Bizde sahneye oradan devam etmedik o hiç çıkmamış gibi normal sırayla devam ettik ve onun sırası geldiğinde de sözlerine “evet, az öncede anlattığım gibi” deyip tekrar anlatmasını istedik. Seyircilerin bir kısmı bir sorun olduğunu anlayabilmişti ama en azından oyunun hiçbir sahnesi atlanmadan devam edilmişti”.

   Girne Belediyesi Gençlik ekibi olarak dayanışma içinde olduklarını belirten Yüksel, “Sahne heyecanıyla böyle şeyler herkesin başına gelebilirdi bu yüzden aramızda hiçbir tatsızlık yaşanmadı. O an her ne kadar gergin ve içinden çıkılmayacak bir durum gibi görünse de şimdi tebessümle hatırladığım ve anlattığım bir anı” dedi.
 

Güncelleme Tarihi: 24 Mayıs 2020, 13:56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75