Oymacılığın sırrı ‘sabır’

banner37

KIBRIS Ekran, HASDER El Sanatları Merkezi’nde verilen Kıbrıs kültürüne ait kurslara tek tek katıldı; çalışmaları yerinde gördü

Oymacılığın sırrı ‘sabır’
banner90
banner8

Aliye ÖZENCİ

HASDER El Sanatları Merkezi, Kıbrıs kültürünü yaşatmak için çeşitli kurslar veriyor… Her bir kursu yerinde gördüm, eğitimcilerin verdiği bilgiler doğrultusunda kursiyerlerin yaptığı çalışmaları yakından izleme fırsatı buldum.


Her bir kurs çalışması kendi içindeki farklılıklarıyla farklı bir mutluluk yaşattı.


Bu haftaki konumuz “Oymacılık Sanatı”…


Tahta kokusunun sardığı atölye içerisinde yankılanan tokmak sesi, kendinizi kaptırdığınızda melodi gibi kulağınıza doluyor… Her bir kursiyerin tokmağından çıkan ses, aslında ortaya çıkacak muhteşem sanat eserinin, ele emeğinin de habercisi.


Oymacılık kurslarını oymacı ustası Zeki Akkuş veriyor.


Maliyetli bir sanat ama ilgileneni çok… İşçilik isteyen bu sanat dalı, maharet, sabır ve dikkat de gerektiriyor.

Her gün yeni bir şey öğrenmeye devam ediyorum
 


Oymacı ustası Zeki Akkuş, 18 yıldır HASDER El Sanatları Merkezi’nde eğitmen olarak görev yapıyor.


Akkuş, 1987’de çırak olarak başladığı oymacılık sanatında kendini geliştirerek ustalık belgesi aldı.


Akkuş, “Oymacılık sanatına 13 yaşında merak saldım. Bu alanda usta olan ve bana ilham veren abimin yanında çıraktım. Sabır ve incelik isteyen bu sanata dört elle sarılarak yıllar içerisinde ustalığa terfi ettim. 2003’de HASDER El Sanatları Merkezinde Oymacılık atölyesinde usta olarak üretim ve kurs eğitmenliği yapmaya başladım” dedi.


Çekirdekten yetişerek bugünlere gelen Akkuş, bu alanda her gün yeni bir şeyler öğrendiğini belirtti. Kursiyerlerle birlikte, kendini geliştirmeye, fikir alışverişinde bulunup yeni bilgiler öğrenmeye devam ettiğini anlatan Akkuş, oymacılık sanatının sırrının ‘sabır’ olduğunu vurguladı. 


Her insanın yetenekleri olduğunu, bunu keşfetmenin önemine işaret eden Akkuş, kursa başlamadan önce verdiği ilk öğütlerin “sabırlı ol, dikkatli dinle ve iyi gözlemle” olduğunu ifade etti.


HASDER El Sanatları Merkezi Oymacılık kursunda yapılan ürünlerin ham maddesinin ağaç olduğunu belirten Akkuş, İsveç, gürgen, ceviz ve işlenmesi rahat olan ağaçları tercih ettiklerini söyledi.


Akkuş, şöyle devam etti:


“Kadın kursiyerlerimizin çoğunlukta olmasından dolayı İsveç ağacını tercih ediyoruz. Diğer ağaçlara göre daha yumuşak ve işlemesi daha kolaydır. Yapılması planlanan ürün için tahtalar önceden kesilerek düzeltilir. Daha sonra tahta özel araç-gereçlerle oyulur veya delerek şekil, motifler işlenir.

banner134

Tokmak, tırnak bıçağı, küçük ağızlı yan bıçak, geniş ağızlı bıçak, farklı ebatlardan ve şekillerden oluşan oluklu ıskarpela, kargaburnu, tırnak seti, temizleme aleti, el matkabı, kıl testeresi, balon, pırpır, kalıp çıkarmak için mukavva ve çeşitli boyutlardan meydana gelen zımpara malzemeleri kullanılarak eserler oluşturulur.


Burada sadece kursiyerlerimiz tercihlerine göre değil, dışarıdan gelen siparişleri de yapmaktayız”.

Sandıklar ilgi görüyor…


Genç kızların hayallerini süsleyen ve çeyizlerini sakladığı sandıkların son yıllarda yeniden ilgi görmeye başladığını belirten Akkuş, bastonluk, seyfol, boro gibi kuş motifli tornolu eşya siparişleri aldıklarını söyleyerek sandığın Kıbrıs kültüründeki yerini ve önemini anlattı:


“Kültürümüzde sandıkların yeri ve önemi büyük… Eski dönemlerde evlenecek olan kızın ailesi kendi bütçesine uygun az veya çok işlemeli sandık yaptırırdı. 2 metrelik olan sandıklar yorgan, çarşaf, yastık sığacak şekilde tasarlanırdı. Sandıklar üzerinde yer alan motifler ile teknikler bölgeleri ve insanların kazancını anlatıyordu.


Eskiden bu tür eşyalara daha çok önem verilirdi. Çünkü her evin ihtiyacı olan ürünlerdi. Günümüze baktığımızda meraklıları var ama maliyeti eskiye göre yüksek oluyor. Bunun sebebi ise yapım aşamasında daha kaliteli ağaçlar kullanılması ve ürünün kusursuz şekilde oyulmasında kullanılan aletlerin günümüzde çeşit çeşit olmasıdır. Buda Oymacının daha fazla emek vererek ince iş çıkarmasına imkan sağlıyor. Buda eski ve yeni arasında hem farklılar olduğunu gösteriyor hem de maliyeti eskiye göre artıyor. Eski işlere baktığımız zaman kusurlar buluyoruz ama onlarda ise ruh vardı”.

120 yaşındaki eşyalar…


Oymacılık atölyesinde uzun yıllar görev yapan Akkuş, Türk, Rum ve İngilizlere ait tahta eşyaların restoresini de yaptıklarını söyledi. Akkuş, devam ediyor:


“Atalardan kalma veya ganimet olan birçok tahta eşya, restore edilmesi veya çağdaş şekilde kullanıma hazırlanması için bizlere getiriliyor. 110 -120 yaşlarında olan birçok tahta işiyle karşılaştım. Bir parçası eksik olan eşyanın birebir yapılmasını isteyenler var. Sabır edip o ustanın yerine kendimi koyup, motife bakarak ustanın ruh halini, yaşadığı dönemi de göz önünde bulundurup çalışmalarımı yapıyorum.


O dönemlere ait en çok dinsel, kilse, kuş çiçek motifleriyle karşılaştım.


HASDER El Sanatları Merkezi’nde oymacılık kursu alan kişilerin çoğunluğunun kadın olduğuna dikkat çeken Akkuş, bunun sebebinin, kadınların daha sabırlı ve titiz işçilik yapmasından kaynaklı olduğunu söyledi.


Akkuş, “Oymacılık sanatını hobi olarak yapan ve meslek edinmek için öğrenmeye gelen gençlerimiz var” diyerek Kıbrıs kültürünü yaşatmak isteyen herkese kapılarının açık olduğunu vurguladı. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75