Polisiye roman 'Yakın Koruma' piyasada

banner37

Demet Mannaş Kervan, okuduğu polisiye romanlardan etkilenerek yazmaya başladı. Kendisinin de kurgulayıp yazdığı ilk romanı, geçtiğimiz yıl okuyucuyla buluştu

Polisiye roman 'Yakın Koruma' piyasada
banner99

Aliye ÖZENCİ

Demet Mannaş Kervan, 1981 Lefkoşa doğumlu. Evli ve yedi yaşında Uygar adında bir oğlu var.

Gıda Yüksek Mühendisi olan Kervan, iki yıl önce yazarlık hayatına adım attı. İlk kitabı olan “Yakın Koruma” geçtiğimiz yıl mart ayında okuyucuyla buluştu.

Kervan, polisiye türündeki romanları okumayı çok seviyor. Okuduğu romanlar hayatının bir parçası haline dönüşmeye başlayınca, kendi de kurgulayıp yazmaya başladı.

Yazdıkları çoğaldıkça, heyecanı da artan Kervan, yazdıklarını okuyucuyla da paylaşma kararı verdi.

“Yakın Koruma” romanı Deniz Plaza, Işık, Remzi ve Khora kitapevlerinde satışa sunuldu.

SORU: Yazmaya nasıl başladınız?

KERVAN: İki yıl önceydi. Okuduğum polisiye romanlardan o kadar çok bir şeyler biriktirmişim ki, kafamda ister istemez konular ve kurgular canlanmaya başladığını fark ettim. Kafamda birikenleri yazıya dökmeye başladığımda ortaya bir roman çıkar mı ya da nasıl bir şey çıkar diye düşünmeden sadece yazdım. İlk başta bitirebileceğimden bile emin değildim ama yazdıkça çok keyif aldım.

Romanımın bittiği gün yaşadığım mutluluğu tarif edemem. Hele ki basımevinden aranıp da “kitabınız hazır gelip alabilirsiniz” dedikleri gün resmen bulutların üzerinde yürümek neymiş anladım.

SORU: Neden polisiye tarzı seçtiniz?

banner134
KERVAN: Kitap okumayı aşırı seven biriyim. En severek okuduğum tür polisiyeydi. Dolayısıyla en çok vakıf olduğum bu tür olduğu için polisiye yazmaya karar verdim. Bir de polisiye romanların kendi içinde çok güçlü bir matematiği vardır. Karakterleri oluşturmak, mekanı seçmek bir faktör. Ama esas mesele hikayeyi oluşturmak ve okuyucuyu yakalayacak, sürükleyecek şekilde kurgulamaktır. İyi bir polisiye kitabı, okuyucuyu ilk bölümden yakalayıp merak içinde sürükleyerek en sondaki vurucu sona taşımalıdır. Yani çok bilinmeyenli bir denklem gibidir.

Ben kendim okurken aldığım zevki, kitap yazarken, çeşitli düğümler atıp sonra da onları çözerken yaşadığım heyecanı okuyucuyla paylaşmak istedim.

SORU: Kitabın tanıtımı ne zaman olacak?

KERVAN: Kitabım ilk çıktığında birkaç televizyon programına konuk olarak katıldım. Ama bir tanıtım ve imza günü düzenlemedim. Bunun sebebi tipik, alışılmış tanıtım ve imza günlerinin bana sıkıcı gelmesinden dolayı çok daha orijinal ve daha önce KKTC’de yapılmamış bir etkinlikle kitabımın tanıtımını yapmak istememdi. Geçen yaz bununla ilgili bir proje geliştirdim. Madem ki ben polisiye yazıyorum, o halde neden kitap tanıtım günümde “Katil kim?” tarzında bir oyun yazıp, bunu sahneye koymayayım dedim. Standart bir söyleşi ve imza etkinliğiyle sınırlı bir tanıtım günü yapmaktansa söyleşi ve imzanın yanı sıra bir tiyatro gösterisi şeklinde sahnelenecek “Katil Kim” oyunu hazırladım. Bu amaçla ilk olarak Agatha Christie’nin bir hikayesini oyunlaştırdım ancak bu oyun için oyuncu bulmakta zorlanınca tamamen kendi yazdığım ikinci bir oyun hazırladım.

Bu projemi geçtiğimiz kasım ayında Hak-Sen yönetim kurulu üyesi ve organizatör arkadaşım Sevinç Tozduman’a sunduğumda çok beğendi ve hemen hazırlıklara başladık. Şu an yazdığım ve yönettiğim bu oyunun çalışmaları devam ediyor. İnşallah kısa süre sonra bu farklı tanıtım gününde okuyucularla birlikte olmanın mutluluğunu yaşayacağız.

SORU: İlerleyen zamanlarda yeni bir kitap yazmayı düşünüyor musunuz?

KERVAN: Aslında yazdım bile. İkinci romanım “Şaşırtmaca” ocak ayında tamamlandı ancak basmak için acele etmiyorum çünkü bu romanla ilgili başka planlarım var.

Türkiye’de birkaç önemli yayıneviyle temaslarım oldu. Oradan gelecek sonuca göre ne zaman ve nerede basacağıma karar vereceğim. Zaten şu an tamamen ilk romanım “Yakın Koruma”nın tanıtım gününe kanalize olmuş durumdayım. Ülkemizde yazılan ilk polisiye romanın tanıtımında da bir ilki gerçekleştirmek ve tiyatro gösterisiyle kitap tanıtımının bir arada olacağı bir etkinlik düzenlemek için uğraşıyoruz.

SORU: İki romanınızın da konusuyla ilgili bir şeyler paylaşmak ister misiniz?

KERVAN: “Yakın Koruma” romanımda baş karakterim hastaları peş peşe seri cinayetlere kurban giden bir psikiyatristti. Kahramanım, şüpheler kendi çevresinde toplanmaya başlayınca hem kendini hem de çevresindeki sevdiklerini korumak adına katilin izini sürmeye başlar. Aile bağları, arkadaşlık ve bazen de aşırıya kaçabilen sevginin sonuçları üzerine yorumlar getiren bir polisiye “Yakın Koruma”.

İkinci romanım olan “Şaşırtmaca” ise, polisiyenin yanı sıra bir suç romanı aslında. Mekan olarak Kıbrıs ve Türkiye’nin Antalya ve Adana şehirleri arasında geçen romanda KKTC ve Türkiye polisinin ortak çalışmasını gerektirecek kadar büyük bir suçla karşı karşıya kalıyor okuyucu. Tabi seri cinayetler de var. Kurgusu, mekan seçimleri ve karakter çeşitliliği açısından çok zengin bir roman olduğunu düşünüyorum.

Güncelleme Tarihi: 12 Nisan 2017, 09:53
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75