“Resim çizmek benim için haykırış”

Ressam Şeniz Ercüment, yaptığı sanatı “özgürlüğe giden bir kapının açılışı” olarak tanımlıyor

“Resim çizmek benim için haykırış”
  • 02 Temmuz 2018, Pazartesi 9:35

Serkan SOYALAN

Tuvale fırça dokunuşlarıyla renk veren Şeniz Ercüment için resim yapmak bir tutku…

“Resim çizmek benim için bir haykırış” diyen Ercüment, resim yapmanın özgürlüğe giden bir kapının açılışı gibi bir şey olduğunu söyledi. Ercüment, resim çalışmaları kapsamında evde kişiye özel istekler ve reprodüksiyon çalışmaları yaptığını, bazen bir küçük tuvalle, kapalı ve kasıntı bir ofis ortamına deniz manzarasını taşıdığını ifade etti.

1979 yılında Londra’da dünyaya gelen resim sanatçısı Şeniz Ercüment, eğitimini tamamladıktan sonra, evlenip Kıbrıs’a yerleşti.

İki çocuk annesi olan Ercüment, şu anda özel bir kolejde resim aktivite öğretmeni olarak çalışıyor ve gençlere resim sanatını sevdirmeye çalışıyor.

Resim sanatının, ülkemizdeki diğer sanat dallarında olduğu gibi hak ettiği değeri bulmadığını düşündüğünü söyleyen Ercüment, resmin kendisi için bir tutku ve ifade şekli olduğunu söyledi ve “Resim benim için bazen bir haykırıştır” dedi.

“Umut verme şansını yakalıyorum”

Bazen duyduğu motive edici güzel sözleri resimle süsleyerek umut verme şansını yakaladığını vurgulayan başarılı sanatçı Şeniz Ercüment, başkalarına vermiş olduğu mutluluğun kendini çok mutlu ettiğinin de altını çiziyor.

Bugüne kadar ülkemizde farklı ressamlarla çalışarak iki tane bağış sergisinde yer aldığını da söyleyen Ercüment, yapmış olduğu reprodüksiyonların satıldığı sergide elde edilen tüm gelirin Mülteci Hakları Derneği ve Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar Kanserle Savaş Vakfı’na bağışlandığını da vurguladı.

“Kendimi bildim bileli çiziyorum”

Resim çizmeye çocuk yaşlarda başladığını da söyleyen Ercüment, “Kendimi bildim bileli hayatımda hep resim vardı” dedi.

Şu an çalıştığı okulda resme meraklı olan gençleri görmesinin kendini çok mutlu ettiğini ifade eden Ercüment, gençlerin hepsinin zaman içinde öne çıkan kişisel tarzlarını görmenin ve üreten gençlerin yetişmesinde yer almanın kendisi açısından gurur verici olduğunu da söyledi.

Julia F. Fleron’un “Yaratıcı yetişkin aslında hayatta kalmayı beceren çocuktur’’ sözüyle bir örnek veren Ercüment, iki tane çocuk kitabının illüstrasyonlarını yapmış olmasının kendisine bunun gerçekliğini yeniden hatırlattığını vurguladı.

Sonay Yakupsoy ’un yazdığı “Sultan ve Uzun Ayak” ve Suzan Polat‘ın “Ormanın Kardeşliği” adlı kitapların çizimlerini de yapan Ercüment, bu çalışmayla çocuklarımızın uçsuz bucaksız hayal dünyalarının güzelliğine yeniden dokunma fırsatı bulduğunu söyledi. Masal çalışmalarını yaparken konuşan hayvanları önce hayallerinde canlandırdığını sonra onları kağıt üzerinde şekillendirdiğini belirten Ercüment, bunu yaparken de illüstrasyon sanatı ile milyonlara ulaşmış sanatçıların pek çoğunun isminin bile bilinmediğini fark ettiğini kaydetti.

Antoine de Saint Exupery gibi sanatçıların isminin pek bilinmese de “Küçük Prens”in karakterlerini birçok kişinin bildiğini söyleyen Ercüment, hedefleri arasında ileride yine illüstrasyon çalışmaları yapmayı hedeflediklerini vurguladı.

Sanatın toplumu ileriye taşıması ile değer bulduğunu düşündüğünü de altını çizen Şeniz Ercüment, her çalışmanın sanat eseri olmak zorunda olmadığını da belirtti.

“Farklı düşüncelere saygı duyarak sanatın gerçekçi yahut hayalci olması fark etmeden toplum yararına yapılmasını doğru buluyorum” diyen Ercüment, bütün meselenin gündemin aynası gibi olup yozlaşmaya karşı durmak olduğunu vurguladı.

“Üreten yok olmaz!”

Ercüment, sanatın tanımını şöyle yaptı:

“Tek bir kelime kullanmadan başkalarına hikayeler anlatmış olan resimler,  notalarda yaşanan duyguların hissedilmesi,  bir şarkıda, şiirde yaşanmış zorlukları, acıları, direnişi anlatan eserler yaratmak. Duyguları tetikleyen yapıtlar. Bir tiyatro oyununda yaratılan bir kıvılcım ya da bir kitapta kıvılcımı ateşleyen cümleler ve yüzlerce yıl sonra bile bu duyguları canlı tutabilmektir bence gerçek sanat”.

Ercüment, gençlere verebileceği tek önerinin, kalpten en çok inandığı şey olan üretmeye devam etmek olduğunu söyledi ve  “Sanatsız bir hayat olamaz. Ürettikçe varız. Üreten yok olmaz!” dedi.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek