Rollerinin tersine ciddi bir insandı

KIBRIS Ekonomi eki yazarı Engin Yıldırım üniversite yıllarında tanıştığı Kemal Sunal’ın bilinmeyen yönlerini anlattı

Rollerinin tersine ciddi bir insandı
  • 03 Temmuz 2018, Salı 9:31

Aliye ÖZENCİ

Türk sineması içerisinde gelmiş geçmiş en büyük komedyenlerden olan Kemal Sunal, büyük küçük herkesin kalbinde taht kurdu.

Filmlerindeki rolü kadar hayat hikayesiyle de herkesin idolü olmayı başaran Sunal, 3 Temmuz 2000 yılında, “Balalayka” filminin çekimleri için uçak yolculuğuna hazırlanırken kalp krizi geçirerek hayata veda etti.

Ölümün 18’inci yıldönümünde Sunal'ın üniversite arkadaşı Engin Yıldırım, Kemal Sunal’ı anlattı.

Yıldırım, Türk televizyonlarında filmleri en çok gösterilen ve ekranlara mıknatıs gibi çeken Kemal Sunal’ın Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden sıra arkadaşı. Onunla lisans ve yüksek lisans eğitimi süresince aynı sırayı paylaştı daha sonra da vefatına kadar hayatında yakın arkadaşı olarak yer almaya devam etti.
   Abi kardeş gibi gezdiler, dost oldular, hatta Kemal Sunal’ın akrabası gibi aile içinde yer aldı. Yıldırım, Yeşilçam’ın en tanınmış simalarından biri olan Kemal Sunal’ın bilinmeyen yönlerini ve onunla ölümüne kadar yaptığı arkadaşlığı hakkında bilgi verdi.

Soru: Kemal Sunal ile tanışmanız nasıl oldu?
YILDIRIM: Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ikinci sınıfa başladığımda okulda Kemal Sunal’ın aftan yararlanarak Üniversiteye ikinci sınıftan başladığını duydum. Birinci sınıftan itibaren derslere düzenli olarak giren, iyi not tutan ve el yazımın da iyi olması nedeniyle üniversitedeki arkadaşlarımın çoğu ders notlarını benden alırdı. Bir süre sonra, herkese tek tek defterimi vermekten ise tüm ders notlarımın fotokopisini kırtasiyeye bırakmaya başlamıştım. Herkes notlara bu şekilde ulaşırdı. Ders notlarım bir şekilde Kemal Abi’ye de ulaşmış. O da diğer arkadaşlar gibi notlarımı alıyormuş. Üniversitenin bahçesinde bir gün karşılaştığımızda notların yazarı olduğumdan bir arkadaş bahsedince bu şekilde tanışmış olduk.

Çok ciddi bir insandı

Soru: Kemal Sunal’ın en belirgin özelliği neydi?
YILDIRIM: İşi gereği sosyal bir insan olmasına rağmen, aslında içine kapanık bir insandı.

Soru: Filmlerde gördüğümüz Kemal Sunal ile gerçek hayattaki arasındaki farklar nelerdi?
YILDIRIM: Filmlerde canlandırdığı gibi çok iyi bir insandı. Ama gerçek hayatta ciddi bir insandı. Örneğin, otomobilinde beraber bir yere giderken kırmızı ışıkta yolda durduğumuzda, sevenleri onun görünce sanki filmlerdeki Kemal Sunal’ı görmüş gibi hareket etmeye başlıyorlar ve hatta kimileri abartıp otomobilin camına yapışıyorlardı. Halbuki film başka, yaşam da başkaydı. Kemal abi, ciddi, az ama öz konuşan bir insandı. Ancak ailesi ve yakın dostlarının yanında türkü söyler, şakalar yapar ve hepimiz normal hayatımıza nasıl devam ediyorsak o da devam ederdi.
Seviyeli, dürüst, vefalı, yardım sever ve ciddi bir insandı.

Türküleri severdi

Soru: Nasıl bir aile babasıydı? Çocuklarıyla arası nasıldı?
YILDIRIM: Örnek bir sinema sanatçısı olduğu gibi, örnek bir aile babasıydı. Çocuklarını her açıdan en iyi şekilde yetiştirmiş iyi bir aile babası idi. Ailesini magazin programlarından uzak tutar ve Türkiye’nin en önemli sinema sanatçılarından biri olmasına rağmen mütevazıydı. Gerek eğitim gerekse sosyal açıdan en iyi şekilde yetişmeleri için ne gerekiyorsa yapmıştır.

Soru: Yaptığı hobileri, müzik zevkleri, gelecekle ilgili düşünceleri nelerdi?
YILDIRIM: Okumayı çok severdi. Popüler şarkıları dinlemekle birlikte özellikle türkü ve Türk Sanat Müziği dinler, hatta dost meclislerinde çok mutlu olduğu ortamlarda kimi zaman türkü de söylediğine şahit oldum.

Soru: Türk sinemasıyla ilgili konuşmalarınız oldu mu?
YILDIRIM: Çok konuştuk. Sinemaya geçiş öyküsünden (Mavi Boncuk filmiyle), Propaganda’ya kadar filmlerde yaşadıklarını, üzüntülerini, sevinçlerini; Hatta kimleri daha çok sevdiğini, kimleri daha az sevdiğini, ona göre kimlerin haybeden ünlü olduğunu, kimlerle neden film çekmediğini vs. konuşurduk. Her zaman en çok üzüldüğü konulardan biri ise telif yasasının geç çıkmış olmasıydı. Malum Kemal Sunal filmleri defalarca yayınlanır ve televizyonlarda rayting rekorları kırmasına rağmen çoğu telif yasasından önce çekildiği için bu gelirden pay alması mümkün olmuyordu. Ancak son dönem çevirdiği birkaç film ve dizi film hariç telif hakkından hiç faydalanamayan mağdur sanatçılarımızdandı. Eğer faydalanabilseydi telif hakları nedeniyle belki de Türkiye’nin sayılı zenginlerinden biri olurdu.

Soru: Üniversiteyi niçin geç yaşta bitirmeye karar verdiğini söylemiş miydi?
YILDIRIM: Hababam sınıfında film icabı da olsa okulu bitirememişti. Ancak liseyi 11 yılda, dört yıllık üniversite maratonunu ise 27 yılda tamamlamıştı. Herkese özellikle de gençlere örnek olmak için geç yaşta da olsa üniversiteyi bitirdi. Üniversiteyi bütünlemesiz bitirmesinin sırrını bir keresinde sormuşlardı. O da beni göstererek ‘Artık akıllandım, kendime uslu arkadaşlar edindim’ demişti. Ömrüm oldukça bu sözü unutmayacağım.

Ailesini desteklerdi

Soru: En sevdiği rollerden bahsetti mi hiç, ya da rol arkadaşlarından?
YILDIRIM: En sevdiği roller özellikle Şaban serisi, Hababam Sınıfı ve Şark filmleri idi. En sevdiği veya sevmediği rol arkadaşları ise bende kalsın. Zaten onlar da kendilerini biliyorlardır, ki bazıları da artık ebediyete göçtü.

Soru: Eşi ve çocuklarının gelecekleriyle ilgili planları var mıydı?
YILDIRIM: Çocuklarının kendi yollarını, kariyerlerini kendileri çizmesine özen göstermiştir ve çocuklarının aldıkları kararları desteklemiştir.

Eşi Gül Abla ile birlikte ise Gül Sunal Anaokulu’nu açmışlardı.

Filmlerinin incelenmesini istiyordu

Soru: Türk insanının, filmlerini ve kendisini çok sevmelerini neye bağlıyordu?
YILDIRIM: Herkesin kendisinden bir şeyler bulmasına, zaman geçse de filmlerin konularının güncelliğini korumasına, yüzüne, özellikle Hababam Sınıfı ve bazı seri filmlerinde Türk Sineması’nın en önemli sanatçı kadrolarıyla birlikte oynamasına, insanlara mesaj verirken de güldürebilmesine, kahramanın sonunda kötü insanlara galip gelmesine, filmi baştan sona takip etmeyen seyircinin bile filmi yakaladığı yerden itibaren gülmeye başlayabiliyor olmasına bağlıyordu... Kemal Sunal filmlerinin sosyologlar tarafından incelenmesini istiyordu.

Cimri değil tutumluydu!

Soru: Rahmetli Sunal için eli sıkı şeklinde söylentiler çıkmıştı...
YILDIRIM: Kemal Sunal için cimri yakıştırmasına katılmıyorum. O cimri değil, tutumlu idi. İkisi farklı bir şey. Maddi zorluklarla büyümüş bir insandı ve kazancını dikkatli harcaması çok normaldi. Birçok kimse bilmez ama o burs vererek öğrenciler okuturdu. Cimri biri bunu yapar mı sizce?
 

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık