Sağlıklı düşünebilen birey olabilmenin yolu satrançtan geçer

banner37

Satranç çoklu zekayı geliştirir, eğitimde başarıyı arttırır, özgüven oluşturur, farkındalığı artırır ve hayal gücünü besler

Sağlıklı düşünebilen birey olabilmenin yolu satrançtan geçer
banner87

Murat OBENLER
  
Satranç, faydaları anlatmakla bitmez dedikleri cinsten beyin jimnastiği olarak da bilinen bir zekâ oyunudur. Uzman Gül Şeb’in bu ay yayınlanan “Çocuklarda Problem Çözme ve Satranç” adlı akademik araştırma kitabı dolayısıyla satranç-eğitim ilişkisi bağlamında birçok konuyu konuştuk. Prof. Dr. Nergüz Bulut Serin’in destek ve katkılarıyla bu konuda ülkemizdeki ilk kitabı yayınlayan Uzman Gül Şeb ile satrancın sosyal yaşam, eğitim yaşamı, aile yaşamı, bilişsel dünya, davranış bilimi üzerindeki olumlu etkileri üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.


  

SORU: Neden bu kitabı yazmaya karar verdiniz?
ŞEB: Bunun hikâyesi biraz geçmişe dayanıyor. Ortaokulda satranç oynuyordum ve yaşadığım bölgede satranç eğitimi veren kişiler çok değildi. Ben kendi aramızdaki okul satranç maçlarında çok başarılıydım. Ortaokuldan üniversite bitimine kadar satrancı bırakmıştım ki abimin benden satrançla ilgili bir kitabın çevirisini istemesiyle tekrar satranca dokundum ve öğrenerek başladım. O zaman ortaokulda satranç oynayan 5-6 arkadaşın da çok başarılı öğrenciler olduğu aklıma geldi. Bir ara da Lapta Anaokulu’nda öğretmen olarak çalıştım ve orada çocukların ciddi anlamda hiçbir problemle yüzleşemediğini gözlemledim. Satrancın bu konudaki etkisini düşünerek bu bağlantıyı (Satranç-Problem çözme becerileri) incelemekten başlamak istedim. Çocukları satranca yönlendirmek lazım. Onun için de ailelerin farkında olmasını sağlamak lazım.

“Satranç-eğitim ilişkisi bağlamında ülkemizdeki ilk kitaptır”
 

SORU: Bu kitabın araştırmaları sırasında yaptığın literatür çalışmalarında durum nasıl çıktı? Teknik kitaplar dışında ülkedeki kitap sayısı kaçtır?
ŞEB:
Maalesef olmadığı için size sayı veremeyeceğim. İlk benim kitabımdır. Türkiye’de dahi bu alanda yazılmış sadece bir makale vardır. Hem eğitim hem psikolojik hem de sosyal ilişkiler bağlamında satrancın faydalarını anlatan çok iyi bir kitap yazmaya çalıştım.

 

SORU: Satrancın içinden gelen biri olmanızın kitabı yazmaktaki etkisi nedir?
ŞEB:
Tabii ki satranç oynamanın verdiği çok büyük bir etki var. Ayrıca farkındalık var ve satrancın bilişsel olarak çocukların gelişimine bir nevi öncülük ettiğini düşünüyorum.

 

SORU: Konuyla ilgilenmen, araştırma, yazma ve baskı-kitaplaştırma süreçleri nasıl gelişti?
ŞEB:
2017 yılında ülkemizde eğitim gören ilkokul ve ortaokul öğrencileri üzerinde uyguladığım anketle başladım. Farklı bölgelerden öğrencilere sorular sorduk ve sonuçları değerlendirdik. Burada satranç eğitimi alan ile almayan çocuklar arasındaki sonuçları değerlendirmeye aldım. Problem çözme becerilerinin alt ölçekleri olarak güven, özdenetim, kaçınma ve farkındalık gibi kavramları aldık. Satranç oynayan çocukların farkındalığı inanılmaz yüksek çıktı. Kitap Bayram sonrasında Ankara’da basıldı ve Türkiye’deki kitabevlerinde satışa girdi. Burada da farklı kitabevleri ile iletişime geçiyoruz.
  

SORU: Bu alt boyutları ve sonuçları biraz anlatmanızı istesem...
ŞEB:
Satranç eğitimi alan çocukların anne-babalarının eğitimli olduğu ortaya çıktı. 4.ve 5. sınıflarda pek bir farkındalık olmadığı ama yine de almayanlara göre seviye yüksek çıktı.

 

“Satrancı bilen kişiler Alzheimer hastalığına yakalanmıyorlar”
 

SORU: Satrancın bir alt veya üst başlangıç yaşı var mıdır?
ŞEB:
Satranç oynamak isterken amacın çok önemi var. Aileler çocukları 4 yaşında satranç kursuna getirdiklerinde biz çocuğu taşlarla tanıştırırız. 5 yaşında öğretmeye başlıyoruz. Çocuklara masal yaşıyor gibi öğrettiğin zaman çocuk oradan çıkmak istemez. Mesela siyah file “Kış Fili”, beyaz file “Yaz Fili” diyorlar. Çocuklar hayatın farkındalığına başlıyorlar. Yine de satrancın bir başlangıç yaşı yoktur. Satrancı bilen kişilerin Alzheimer hastalığına yakalanmadıkları da ortaya çıktı. Kardeş sayısı değişkeni etkileyicidir. 1. çocuk, 2. çocuk veya 3. çocuk olmanın sıkıntıları ve ailenin bunun üzerindeki etkileri önemlidir.
  

“Satranç oynayan çocuklar daha sosyal, aktif ve hoşgörülü oluyorlar”
 

Soru: Satrancın problem çözme becerilerini sadece eğitim üzerinde mi araştırdınız yoksa bu beceriler sosyal hayat, ev hayatı, arkadaş grubu, aile ortamı gibi yerlerde de mi kendini gösteriyor?
ŞEB:
Satrancın çoklu bir faydası vardır. Çocukları önce psikoloğa ve onun tavsiyesiyle bize getiren veliler var. Çocuklar satranca başladıktan sonra hayatlarına devam ederken daha sosyal, aktif, daha özverili, daha hoşgörülü oluyorlar. Zaten satranç bir centilmenlik oyunudur. Karşı tarafa zarar vermiyorsun. Çünkü kendini geliştirdikçe beynini daha çok kullanıyorsun, bakış açın da genişliyor ve her şeyi daha net ve rahat görebiliyorsun.
  

SORU: Satranç aynı zamanda bir lob meselesi midir?
ŞEB:
Öyledir. İlk zaman hiç kafasını kaldırmayan bir çocuğumuz vardı. Şimdi ise çocuğun birçok arkadaşları oldu ve hem satrançta hem de okulunda başarısı arttı, aktif oldu ve futbola da başladı. Çocukların kendilerini ifade edebilme becerilerini geliştirmesi çok güzel bir şey. Çocukların çoklu zekâları geliştiği için daha hızlı düşünüp karar veriyorlar.

 

“Satranç strese karşı bir panzehir gibidir”
 

SORU: Çocuklarda zaman zaman asabi davranışlar görüyoruz. Çeşitli problemler karşısında çözüme ulaşamadıklarında bir çatışma ve stres ortamı ortaya çıkıyor. Satranç sanki de bu konuda bir panzehir gibi midir?
ŞEB:
Evet. Satranç oynayan çocuklar strese karşı daha donanımlı oluyorlar çünkü çocukta bir özgüven oluşuyor, etrafa daha rahat davranışlar sergiliyorlar.
   Hayat zaten genel olarak stres dolu bir ortam. Aile ortamlarında çok stres var ve bu istem dışı çocuklara geçiyor. Okul ortamlarında arkadaşlarında ve bazen de öğretmenlerinde stresin yarattığı istem dışı davranışlara maruz kalıyor. Bir halka gibi birbirine bağlı bir döngü var. Satranç eğitimi alan çocuk bu ortamlarda çeşitli durumları problem olarak görmüyor veya rahat hareket tarzı ile hızlıca çözümlüyor. Bu da onu stresten uzak tutuyor. Satranç bireyin hem kendi iç huzuru hem de etrafının huzurlu kılınmasını sağlıyor.
   Çocuklar ileriki yıllar içerisinde de özgüvenlerinden dolayı bir motive yaşıyorlar. Aslında gençler kendi kendilerini motive ediyorlar. Satranç eğitimi almayan çocuklarda sürekli bir motive edilme güdüsü görülüyor.

 

SORU: Satranç oynayan birey ergen yaşlarda artık alternatif fikirler, yenilikçi fikirler üretiyor mu?
ŞEB:
Bu gençler ileriki yaşlarda doğru seçimler yapmayı öğreniyorlar. Problemler karşısında sorular sorarak, cevaplarını vererek, sorgulayarak ilerliyorlar. Satranca 5 yaşında başlayan bir çocuk 10 yaşına geldiğinde 15 yaşında bir çocuk gibi davranıyor. Satranç çocuğa bilgi, çözüm üretme becerisi, girişimcilik, özgüvenle birlikte olgun bir karakter oluşturmasında büyük katkı yapıyor. Bunu kendi sınıflarımda da gözlemledim. Çözüm üretme becerileri inanılmaz gelişiyor. Yaratıcılık arzuları gençte yeni keşifler yapmayı motive ediyor.

 

“Çocuğun hayal gücü genişliyor ve yeni şeyler ortaya çıkarmak istiyor”
 

SORU: Kitabınızda satrancın çocuklarda maceracı ruhu beslediğini söylüyorsunuz...
ŞEB:
Körleme dediğimiz satranç tahtasında taş olmadan oynanan bir oyunumuz vardır. Konumları ve oynanmış oyunları çocuk aklında tutarak belli bir süre sonra bir yeteneğe sahip oluyor. Çocuğun bu birikimlerle geldiği yerde hayal gücü çok genişliyor. O hayal gücü ile yeni şeyler ortaya çıkarmaya çalışıyor, alternatif fikirlere açık oluyor veya içindeki maceracı ruhla kendi keşfediyor.

  

SORU: Peki toplum olarak biz satranç oynayan taze beyinlerin üreteceği yeni üretimlere, alternatif fikirlere açık mıyız? Yoksa o üreten bireyi dışlama yolunu mu seçiyoruz?
ŞEB:
Belli kesimlerde tabii ki yaşanan çatışmalar olabilir ancak ben bizim toplumumuzun yenilikçiliğe açık, değişime açık olduğuna inanıyorum. Toplumda çocukların çoğunluğunun şu anki teknoloji ile ileriyi görebildiğine inanıyorum. Bu farkındalık ile ilerisi çocuklarımıza açıktır.
 

SORU: Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa ülkelerinde satranç neredeyse herkesin bildiği bir oyun ve başarılı sporcular da çıkardılar. Kasparov-Karpov çekişmesi geçen yüzyıla damga vurmuştu. Herkesin satranç bilmesini neye bağlıyorsunuz?
ŞEB:
Bu bir farkındalık meselesidir. Oralarda satranç en ufak okuldan en yüksek okula kadar her yerde vardı. Savaşlarda casusluk olaylarını en iyi Ruslar beceriyordu çünkü satranç bilen, oynayan bireyler duygularını çok iyi saklayıp dışarıya yansıtmıyorlardı. Yani stres yapmadan, telaş yapmadan serinkanlı düşünme ve hızlı çözüm üretme.

 

SORU: Tabii çocuk büyüyüp genç ve yetişkin oluyor ve bu yetişkin bireyler toplumları ve toplumlar da dünyayı oluşturuyor. Tüme varımsal olarak düşünecek olursak satranç hayatın neresinde yer alır?
ŞEB:
Çocuk önce taşları tanır, sonra taşların hareketini öğrenir. Her 6 ayda bir çocuğun gelişim süreçleri takip edilir. Satranç eğitimleri ile okuldaki eğitimleri arasında doğru bir ilişki vardır. Satrancın bazı faydalarından bahsetmek isterim:
-Satranç oynayan çocuklar özellikle başarılı oluyorlar. Kendi alanlarını seçebiliyorlar ve farkında olarak başarılı oldukları alanda ilerleyebiliyorlar.(akademik başarı)
- Farkındalık uyandırıyor. Çocuk satranç taşlarını bilincine yerleştiriyor ve zaman içerisinde o taşların ve hamlelerin hayata dair onlara çok şeyler öğrettiğini görüyor.
- Özgüven ve özdenetim oluşmasına yardımcı olur ve o da çocuğun rahat bir şekilde, strese, telaşa kapılmadan problemi çözmesini getirir.
- İlköğretimden itibaren zorunlu verilecek satranç dersinin çocukların genel eğitimine olumlu katkıları olur. Ana okuldan itibaren satranç zorunlu olmalıdır.
- Sınıf düzeylerine uygun satranç dersi verilirse çocukların mantıksal düşünceyi arttıracağı düşünülüyor. İlkokulda veya lisede birey satrançla tanıştıktan sonra beyini daha çok kullanır ve rahatlar çünkü beynini kullanan birey de önünü daha net görür.
Sorunuza gelmek istersek 4 yaştan itibaren satranç hayatımıza girerse bu topluma da yansır ve daha huzurlu bir gelecek bizleri bekler.
  

SORU: Toplumda satranç oynama oranı nedir?
ŞEB:
Bence çocukların yüzde 50’si satranç biliyor ama satranç eğitimi alan oran % 20 civarındadır. Eğer satrancı hobi olarak oynayacaksan istediğin yaşta başlayabilirsin ama eğitimi için küçükten başlamak gerekiyor.
  

SORU: Ülkemizde resmi eğitim sistemi içinde satrancın yeri nedir?
ŞEB: Satranç hak ettiği değeri görmüyor. Eğitimin yöneticilerinin daha çok önemsediği(!!!) şeyler var ama satrancın eğitime kattıklarının farkında olduklarını düşünüyorum. Satrancı önemsediklerini sanmıyorum.

 

“Satranç beyin jimnastiği olarak bilinen bir zeka oyunudur”
 

SORU: Spor dalları arasında satrancın yeri nedir?
ŞEB:
Dünya üzerinde çok önemli bir yere sahip satranç beynin yoğun kullanılması sonucunda kilo da verdiriyor. Satranç beyin jimnastiğidir. Beyin jimnastiği olarak bilinen bir zekâ oyunudur. Çok fazla tatlı isteği uyandırır çünkü şekerin düşer. Satranç oynayan kişiler ekstradan bir beden sporuna ihtiyaç duyar.
  

SORU: Satranç bir sanat mıdır?
Satranç tamamen bir sanattır. Her öğrenen birey bunu yapar. Analiz gücü, hayal gücü yüksek bireyler resim çizimi, edebi eserler yazma, tiyatro, şiir ve/veya birçok sanat eseri yaratmada daha başarılı olur. Çocuklara izin verilirse çok şeyler yaratabilirler.
  

“Okullarda satranç eğitimini sadece Federasyonun eğittiği hocalar vermelidir”
 

SORU: Ülkemizde satrancı okullarda öğretecek yeterli satranç eğitmenleri mevcut mudur?
ŞEB:
Satranç Federasyonu altında yeterli antrenör vardır. Okullarda eğitimi sadece Federasyon’un eğittiği hocalar vermelidir. Satranç oynamak ile öğretmek çok farklı şeyler. Ülkemizdeki yanlışlardan biri de ilkokul veya branş öğretmenlerinin satrancı okullarda öğretmeye çalışmasıdır. Aslında bu yöntem çocukların satrancı ciddi bir anlamda öğrenmesini engeller.


  

“Çocuk aileden gerekli desteği almazsa satrançtan soğur”
 

SORU: Bazı çocuklar yıllar sonra aniden satrançtan vazgeçiyor. Bunun nedenleri ne olabilir?
ŞEB:
Yanlış eğitim görmüş olabilir. 17-18 yaşına kadar satranç eğitimi almış genç hayatında başarılı olacak doğru tercihleri yapıp artık o çerçevede yoluna devam eder. Genç isterse devam eder isterse de zaman zaman maçlara katılır. Çocuk ailesinden satranca devam etmesiyle ilgili gerekli desteği almazsa ondan soğur ve vazgeçer. Sosyal çevrede çocuğun satranç oynayan akranları varsa o çocuk satrançtan kopmaz. Ayrıca çocuğu motive edebilen bir hocanın varlığı da önemlidir. Satranç haftada bir gelip ders almakla öğrenilmez. Çocuk sürekli satranç oynamalıdır.

SORU: Kitapseverler bu kitaba nasıl ulaşabilecek?
ŞEB:
Lefkoşa, Girne, Mağusa ve Güzelyurt’taki satranç dernekleri üzerinden kitaba ulaşılabilecek.
     

SORU: Son olarak neler eklemek istersiniz?
ŞEB:
Satranç oynayan çocukların başarılı bireyler olarak büyümelerine tanık oluyoruz ve satrancın küçük yaşlardan ilerleyen yaşlara kadar insan karakterinin gelişimi, beyin fonksiyonlarının çalışması, problem çözme gibi farklı yeteneklerin gelişmesi ve genel olarak kişinin sağlıklı düşünebilen bir birey olabilmesi yolunda çok güzel bir araç olduğunu da gözlemliyoruz. Bu kitabı yayınladığım için çok mutluyum ve umarım yeni kişilerin satranca başlamasında ve/veya satranç oynayanların bilgilerinin pekişmesinde/gelişmesinde bir katkısı olur.

Güncelleme Tarihi: 19 Temmuz 2019, 09:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER