Sahne korkusunu  tiyatroyla yendi

banner37

Genç Yetenekler-38

banner87
Sahne korkusunu  tiyatroyla yendi
banner90
banner8

Aliye ÖZENCİ

Ülkemizde kendini sanatın çeşitli alanlarında geliştiren birçok genç yeteneğimiz var. Küçük yaşlardan sanata merak salan bu gençlerimiz, aldıkları eğitimlerle, kendi çabalarıyla yeteneklerini geliştirerek bugün önemli başarılara imza attı. KIBRIS, sizlere adı bir yerlerde saklı kalmış “Genç Yeteneklerimizi” tanıtıyor. Yazar ve tiyatrocu İzel Seylani’nin yardımıyla sosyal medya üzerinden ulaştığımız gençler, hem kendi serüvenlerini anlattı hem de sanata meraklı gençlere mesajlar verdi.

Berkay Rasıh Vaiz, ilk başta sıkıcı olarak gördüğü tiyatronun, zaman içerisinde eğlenceye ve sevdaya dönüştüğünü söyledi

Sahne korkusunu  tiyatroyla yendi

   Berkay Rasıh Vaiz, Birleşik Krallık University of Surry’de eğitim görüyor…

   Bu sene mezun olacak olan 20 yaşındaki Vaiz, yeni yerler görüp keşfetmeyi, sinemaya gitmeyi, tiyatro ve folklor oynamayı seviyor.

   Vaiz, sanat sevdasıyla, yurtiçinde ve yurt dışında birçok etkinliğe katıldı, bunların bir kaçı ise şöyle:

   “Mesarya Tiyatro Şöleni, Beyarmudu Belediyesi Patates Festivali, Adana Şehir Tiyatroları Buluşması, Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları ve CIOFF’un organize ettiği İspanya, Macaristan, Fransa gibi ülkelerde yer alan dans festivalleri.”

   Berkay Vaiz, tiyatroya arkadaşları sayesinde başladığını ifade ederek ilk başta sıkıcı olarak gördüğü tiyatronun, zaman içerisinde eğlenceye ve sevdaya dönüştüğünü söyledi.

   Vaiz, “Bu duyguyu herkes bilmez ama provalarda dökülen ter, ezberlenen satırlar, sarf edilen emek, ayrı ayrı çalışılan sahnelerin bulmaca parçaları gibi birleşip bir büyük resmi oluşturması ve ilk alkış aldığım o an, yaptığım bu işe heyecanla ve tutkuyla devam etmem gerektiğini anladığım andı” dedi.

   Vaiz, sorduğum sorulara esprili bir dille cevaplar verip, tiyatronun hayatına giriş serüveninin ve kendisine kattığı değerleri anlattı.

“…savaşmayı bırakıp  tiyatroya katıldım”

   Vaiz anlatmaya şöyle devam etti:

   “Tiyatronun hayatıma girişinden sorumlu olan kişi, bana katılmam için sabah akşam baskı yapan arkadaşım Hüseyin Kasapoğlu’ndan başka biri değildi.

   Beyarmudu Belediyesi’nin katkılarıyla açılan tiyatro ekibinden sonra, arkadaşlarımın çoğunu burada kaybettim. En sonunda yalnız kalınca savaşmayı bırakıp ben de tiyatroya katıldım. Bu gençlerin bu dalda ne bulduklarını, bana sıkıcı görünen tiyatroda neyin bu kadar eğlenceli olduğunu, kendi gözlerimle görmeye karar vermemle, tiyatroya olan sevdam da başlamış oldu.

   Bu duyguyu herkes bilmez ama provalarda dökülen ter, ezberlenen satırlar, sarf edilen emek, ayrı ayrı çalışılan sahnelerin bulmaca parçaları gibi birleşip bir büyük resmi oluşturması ve ilk alkış aldığım o an, yaptığım bu işe heyecanla ve tutkuyla devam etmem gerektiğini anladığım andı.”

   Vaiz, eğitiminden dolayı, bir süre tiyatroya ara vermek zorunda kaldı ama hayatında büyük bir eksiklik hissetti. Vaiz, bu nedenle akademik eğitimini tamamlayıp adaya döndüğü zaman tiyatro, müzik ve folklöre devam etmeyi düşündüğünü söyledi.

   Güney Mesarya Halk Tiyatrosu’na katılmadan önce sahne korkusu yaşayan Vaiz, tiyatroya katılmak istememesinin, ilk başta gelen sebeplerinden birinin bu olduğunu söyledi.

   Bu korkusunu tiyatroyla yenen Vaiz, bu sanat dalının hayatına birçok değer kattığını “Tiyatro benim için sadece provalardan ve sahne üzerinde sergilediğimiz performanstan ibaret değildi. Oyun öncesi ve sonrası da benim için bir o kadar önemliydi. Oyundan sonra ekip arkadaşlarımızla beraber sahneyi toplamamız bile.

   Takdir edersiniz ki tiyatro, verilen işi yerine getirmekten çok daha fazlasıydı benim için. Ekip olmaktı… Birlikte çalışmak, birlikte başarmak, birlikte kutlamaktı. Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şeyi, birlik ve beraberliği öğrendiğim yerdi” dedi.

   Vaiz sahnenin kendisine yaşattığı ve unutmadığı duyguları şöyle paylaştı:

   “İlk oyunumuzun sonunda aldığımız alkışın verdiği duygu başka olsa da, ondan sonraki tüm temsillerimizde verilen selamın üstüne gelen alkışı hiç unutamam.

   Karşındaki insanın sarf ettiği emeğin farkına varması, çok başka bir duygu. Sınav haftalarında gece 12’ye kadar prova yaptığımız günler ve harcadığımız emek, o alkışı aldığımız an her şeye değer.”

   İzel Seylani’nin yazıp yönettiği Şaman oyununda rol alan Vaiz, ayin sahnesinin, mani atışmalarının ve oyunun sonunda sergilenen dans koreografisinin unutamadığı anıları arasında olduğunu belirtti.

Güncelleme Tarihi: 30 Nisan 2020, 16:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75