Sanat, hayattır ve ruhun gıdasıdır

banner37

Mutlaka herkesin hayatında örnek aldığı kişiler vardır… Yeteneklerini ortaya çıkarmasına veya gelecek planlarını yapmasına yol gösteren büyükler…Mehmet Toykan Yorgacı da çocukken darbuka çalan abisini hayranlıkla izler ve kendini onun yerinde hayal ederdi

banner87
Sanat, hayattır ve ruhun gıdasıdır
banner90
banner8

Aliye ÖZENCİ

Abisinin kendisine öğrettiği ritimleri, fırsat buldukça ezberleyip çalmaya başlayan Yorgancı’yı darbukadan çıkan her ses heyecanlandırdı ve onu müzik yapmaya teşvik etti. 


O günlerde 8 yaşında olan Yorgancı, azimle çalışmayı sürdürdü ve bu alanda kendini geliştirdi. Zaman içerisinde ise müziğe olan ilgisinin arttığını ve özellikle vurmalı müzik aletlerini ilgi duyduğunu keşfetti.


Müzik artık onun için vazgeçilmezdi ama en doğru seçimi yapabilmek için çeşitli enstrümanları da deneyimleyip hayatına tecrübe kattı.


Yorgancı, ilk sahne deneyimini şöyle paylaştı:


"İlk sahne performansımı doğduğumdan beri yanımda olan, geleceği parlak bir gitarist ve genç yeteneklerimizden arkadaşım Eren Serdarlılı ile tattım.


Onunla birlikte maddi amaçlı olmadan, birçok mekanın sahnesinde yer aldık… Doğaçlamalarımızla hem sahnede eğlendik hem de kendimize yeni tecrübeler kattık”.

Sadece müzik ile değil tiyatro, halk dansları ve fotoğrafçılıkla da ilgilenen Yorgancı, “Sanat, mutlaka hayatınızın bir yanında olsun çünkü sanat; hayattır ve ruhun gıdasıdır. Sizi ayakta tutar ve sağlam temeller atmanıza yardımcı olur” dedi.


Bugün 18 yaşında ve Atatürk Meslek Lisesi Gıda Mühendisliği bölümü son sınıf öğrencisi olan Yorgancı, “Öğretimime sınıf öğretmenliği okuyarak devam etmek istiyorum. Çünkü; çocuklara gelecekti yollarını çizmelerinde yardımcı olmak, onlarla birçok bilgiyi paylaşıp, Baş Öğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden gitmek benim için paha biçilemez bir duygudur” diyerek hedefini anlattı.


Yorgancı, ilgilendiği sosyal aktivitelerin hayatına kattığı değerleri ve tiyatroya başlama hikayesinin de bizlerle paylaştı.

Grup Frekans ile aynı sahnede…

Yorgancı  “Hobilerim sayesinde yeni insanlar, hayata dair deneyimler kazandım. Hepsinin anısı ve heyecanı ayrı güzeldi” diyerek asla unutamayacağı bir anısını şöyle paylaştı:


“Ülkemizin sevilen isimlerimden ve hayranları olup birçok konserine katıldığım Grup Frekans’ın, bateristi olarak sahneye çıktım. Onlardan rica ettim ve onlar da teklifimi kabul ederek beni çok mutlu ettiler. Onlara tekrardan çok teşekkür ederim”.

Çok küçük yaşta arkadaşları ve büyükleriyle çıktığı konser ve gösterilerde sahnenin tozunu yutan Yorgancı, bir folklor gösterisinde sol ayağının tarak kemiğini kırdığını ama kısa sürede iyileşip güçlenerek yeniden sahnelere dönmeyi başardığını belirtti.


İlgi duyduğu tüm hobilerini, severek ve keyifle yapan Yorgancı, tiyatronun kendisini zorladığını ama inanç ve azimle çalışmanın, engelleri aşıp kendisini başarıya ulaştırdığını söyledi. 


Yorgancı, hayatına birçok değer katan tiyatro ile tanışma hikayesini ise şöyle anlatıyor:


“Her şey, üzerimizde emekleri büyük olan sevgili İsmihan Yorgancı ve Serdarlı köyünün Sağlık ve Kültür Derneği Başkan’ı Şenay Serdar sayesinde başladı.  Bana, köy de bir tiyatro ekibinin kurulduğu ve aralarında beni de görmek istediklerine dair bir haber geldi. Ben de kabul ederek, ilk çalışmaya gittim.


Çalışmalar, Serdarlı Sağlık ve Kültür Derneği binasında yapılmaktaydı. Binaya vardım ve kapıdan içeri girdiğimde ekip disiplinli bir şekilde çalışıyordu. Biraz geç kalmıştım. İçerdeki herkesi tanıyordum bundan dolayı içim rahattı. İçerdeki bireyleri tanıyordum ama ilk defa onların sevgisini ve sıcakkanlılığını gün geçtikçe hissedip içimde yer ediyordum”.

Cemal karakteri


SERSAD tiyatro ekibin genç üyelerinden olan Yorgancı, geçtiğimiz yıl İsmihan Yorgancı’nın yönettiği Sevil Emirzade’nin yazdığı Çifte Nikah oyununda Cemal karakteriyle rol aldı.


Yorgancı, oynayacağı karakterin hikayesini şöyle anlattı:


“Hikayesi bir köyde geçiyordu ve bana da fakir bir ailenin çocuğu, evini geçindirmek için İngiliz askeri olacak olan Cemal isimli bir karakter oynayacağım söylenmişti. İleride başına kötü olayların geleceği ve bununla da kalmayıp kız kardeşinin mutluluğu için görücü usulü zengin çolak bir kızla evlenmek zorunda kalacaktı fakat kızın çolak olduğunu hikayenin sonunda öğrenecekti”.

Çalışmalara oyunun yazarı Sevil Emirzade’nin ve eşinin de katıldığını belirten Yorgancı, “Bizlerle tecrübelerini paylaştı. Sahne de kendimizi nasıl hissedeceğimizi, ayrıca duygularımızı rolümüze göre nasıl yansıtacağımızı öğretti” dedi.

SERSAD tiyatro ekibi geçtiğimiz yıl gecesini gündüzüne katarak ve kolektif bir emekle çalışarak Çifte Nikah oyununu, başarıyla sahneledi. 

Yorgancı, “İlk gösteri günü geldiğinde hepimiz çok heyecanlıydık. Sahnede birbirimizin hatalarını örttük. Soğuk kış gecelerinde süren uzun provalar ve çıktığımız 8 gösteri benim için unutulmaz tecrübeydi. Yaşadığım bu süreç bana kocaman bir aile de kazandırdı” dedi.

Güncelleme Tarihi: 26 Mayıs 2020, 12:17
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75