“Sanat, insanlar üzerinde iyileştirici güce sahip”

Hayatına temas eden duyguları tuvale yansıtan sanatçı Ayşe Rabo, çizim yaptığında huzur bulduğunu söyledi

“Sanat, insanlar üzerinde iyileştirici güce sahip”
  • 12 Ağustos 2018, Pazar 12:40

Aliye ÖZENCİ

Sanatçı Ayşe Rabo, yazma düşüncesiyle eline aldığı kalem kağıdı, çizdiği resimlerle süsledi.


Kara kalem çalışmasıyla kendini keşfeden sanatçı, bugün duygularını çizdiği resimlerle renklendiriyor.

Gördüğü ve etkilendiği olaylara çizimleriyle hayat veren Rabo, sanatın her yerde var olduğu gibi insanlar üzerinde de iyileştirici gücü olduğunu vurguluyor.


Rabo, resim sanatını “İnsan ruhunu rahatlatarak görüş ufuklarını alabildiğince genişletmekte olan bu varlığın her kesin hayatının bir parçası olmalı” diyerek tanımlıyor.


Ayşe Rabo, her zaman öğrenmeyi, yeniliklere açık olmayı ve üretmeyi kendine hedef belirledi. Şimdilerde ise çalışmalarını Türkiye’de devam ettiriyor.


Geçtiğimiz günlerde SOL Atölye / Sergi Salonu ve Kıbrıs Amerikan Üniversitesi (KAÜ) tarafından düzenlenen No.1 +39 sergisi için Kıbrıs’a gelen Rabo, röportaj için bizlere de zaman ayırdı.


 

Yeni bir yolculuk

 


Ayşe Rabo, 21 Kasım 1986’da Lefkoşa’da doğdu. Ortaöğretimini Lapta’da tamamladıktan sonra Yakın Doğu Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezun oldu. Daha sonra çeşitli sektörlerde çalışma fırsatı yakaladı.


Ailesiyle yaşamını Girne’de sürdüren Rabo hayatını, “Bir yıl kadar İstanbul’da yaşadım ve orada müthiş deneyimler edindim. Şu an Kıbrıs’a geri dönüş yaptım ama kısa süre sonra yeni bir serüven için, yıllardır yaşadığım adadan ayrılıp Ankara’da yaşamaya başlayacağım” dedi.

 

Karakalemle başlayan serüven

 


Rabo, resim alanına olan ilgisini ve yeteneğini keşfetme sürecini ise şöyle anlatıyor:


“Çok küçük yaşlarda odama kapanıp resim yaptığımı, dergilerden parçalar kesip kolajlar oluşturduğumu hatırlıyorum. Zamanla köreldiğimi, bundan üç yıl önce bir şeyler yazmak için elime aldığım kağıt kalem ile çizmeye başlayınca anladım. Yani resim serüvenim üç yıl önce karakalemle başladı.


Bu alanda kendimi geliştirmek amacıyla teknik eğitim almak için resim kursuna katıldım. Fakat çok sıkıcı gelen kurslara iki gün katıldım.


Katıldığım kurs beni mutsuz etti ve bana haz veren bu güdüden beni vazgeçirebileceğini düşündüm. Araştırarak ve her boş fırsatta çizerek kendimi geliştirmeye çalıştım. Softpastel ile boyaya geçiş yaptım. O da yetmedi akrilik ve yağlıboyayı deneyimledim. Bu süreçte hem resmimi hem de kendimi keşfettim diyebilirim”.

 

Zihnimizi öğrenmeye ve üretmeye açmalıyız”
 


Sanatçı Raboy’la sohbetimizde kendisinin özellikle bir tema üzerinde çalışıp çalışmadığını sordum, onun cevabı ise şöyle oldu:

  “Çizdiğim resimlerin belli bir teması yok tamamen içgüdüsel. Ama etkilendiğim durumlar da ister istemez resme yansıdığı için kendiliğinden bir tema oluşturuyor”.


Sanatçının yaşam felsefesi, “büyük düşün, küçük yaşa ve an’da kal”… Rabo, şöyle devam ediyor:


“Şöyle ki; insan sadece kendi çapında düşünmemeli. Kocaman bir dünyada yaşamamıza rağmen gezegende sadece bir iğne ucu kadar olduğumuzu hep hatırlayıp basit yaşamalıyız. Bizi ilgilendiren kişilerin hayatları, mal-mülk, etiket vs olmamalı. İşte bu noktada büyük düşünüp zihnimizi bilgiye, öğrenmeye ve üretmeye açmalıyız. Çünkü insanoğlunu iç huzura götürecek tek şey budur. Öteki türlü yavan bir hayat sürmüş oluruz ve mutsuzluk kaçınılmazdır. Ve tabi ki en önemlisi an’da kalmak. Bilinmez olan bir sonraki günü bile düşünüp bugününü kaçırmak yani geri alamayacağımız zamanı kaybetmek lüksümüz olmamalıdır. Aslında her şey çok basit. Buna düşünerek başlayabiliriz. Ayrıca Schopenhouer felsefesini okumanızı tavsiye ederim”.

Sanatçı Ayşe Rabo, ülke sanatına değer verilmediğini, birçok konuda da geri kalındığını söyledi.


Rabo, “Mesela kaç tane gencimiz kültürel bir etkinliğe, entelektüel bir girişime ilgi duyar? Ya da neden gençlerimiz sporlarda, restoranlarda ve kafeler de zamanını öldürür? Bu gibi uğraşlar tüketmekle doğru orantılıdır. Haliyle sanat üretmeye kıymet verilmesi beklenemez” dedi.
 

“Yeter ki isteyin”

 


 Rabo, sanatın insanlar üzerinde iyileştirici bir gücü olduğunu düşünüyor.


“Bu üreten için de ilgi duyan için de geçerli. Sanatçı iç dünyasını yansıtarak (ki bu onun kendini ifade biçimidir), ilgilenen kişi de sanat eserinde kendi iç dünyasından ortak paydalar yakalayarak, benzer duyguları paylaşarak kendini iyileştirebilir” diyen Rabo, mekan zaman fark etmeden yaşadığı veya yaşanmış bir olaydan ilham alabiliyor.


Rabo, şöyle dedi:


“Resimlerimin hikayeleri var tabi ki. Mesela çocuk portresi olan bir resmimi İstanbul'da yaşadığım zaman içerisinde sokaktaki dilenci çocuktan etkilenerek yapmıştım. Çocuğun yüz ifadesindeki aşırı mutsuzluk beni çok etkilemişti ve onunla simitimi paylaşmaktan başka hiç bir şey yapamamıştım. Gördüğümü çizmek yerine dışavurumcu bir tarzım var. Çizimlerimde ayrıştırıcı bir fark olarak bunu söyleyebilirim.

Üretmeye devam edeceğim. İnsanların herhangi bir sanatsal uğraşı olması gerektiğini düşünüyorum. Ve inananın 'ben yapamam' diye bir kaide yoktur. Yeter ki isteyin”

Beğendim 0 Muhteşem 1 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 4 4 0 0 6 12
2 BAF ÜLKÜ YURDU 5 3 1 1 6 10
3 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 5 3 1 1 5 10
4 GÖNYELİ SK 5 3 0 2 4 9
5 GENÇLİK GÜCÜ TSK 4 2 2 0 6 8
6 ÇETİNKAYA TSK 5 2 2 1 0 8
7 CİHANGİR GSK 4 2 1 1 0 7
8 GİRNE HALK EVİ 5 2 0 3 4 6
9 LEFKE TSK 5 1 3 1 0 6
10 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 5 1 2 2 -3 5
11 ESENTEPE KKSK 4 1 1 2 -5 4
12 TÜRK OCAĞI LİMASOL 4 1 0 3 -2 3
13 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 4 1 0 3 -3 3
14 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 4 0 3 1 -3 3
15 BİNATLI YSK 4 1 0 3 -6 3
16 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 5 0 2 3 -9 2
yukarı çık