Şiir sevgisi, tutkuya dönüştü, kitap yayımladı

banner37

Eğitimci, şair Akile Ruh Ekizoğlu, annesinin şiire olan merakı ve öğretmenlerinin teşvikiyle dizeler yazmaya başladı. “Çocuklarıma miras kalsın” diyerek, yıllarca biriktirdiği şiirlerini 2019 yılında “İki Parça” adını verdiği kitapta topladı

Şiir sevgisi, tutkuya dönüştü, kitap yayımladı
banner90
banner8

Aliye ÖZENCİ

Eğitimci, şair Akile Ruh Ekizoğlu’nun, şiire olan sevdası annesiyle başladı… Yıllar içerisinde de öğretmenlerinin teşviki ve cesaretlendirmesiyle şiir yazmaya adım attı.


Biriktirip dosyaladığı şiirlerini, çocuklarına miras bırakmak için kitaplaştıran Ekizoğlu, “İki Parça” ismini verdiği şiir kitabını 2019’da yayımladı.


“Şiir, bir fikrin, duygunun özetidir” diyen Ekizoğlu, şiirin hayatımda önemli bir yeri olduğunu ancak hak ettiği ilgiyi görmediğini söyledi. Ekizoğlu, “Bunun nedeni, genç kuşağın okurken anlatılmak istenene, çok düşünmeden ulaşmak istemesinden kaynaklanıyor” dedi.


Çocuk ve gençlerin şiiri okumaya teşvik edilmesi içim ailelere ve eğitimcilere büyük görevler düştüğünü söyleyen Ekizoğlu, “İlkokul yıllarımda öğretmenim bana şiir ve öykü yaz dediğinde, ilham alıp üretmeye devam ettim. Şimdi kitabım var. Onu minnetle anıyorum. Yıllar evvel benim öğretmenim bunu yapmışsa, bugünkü öğretmenlerimiz de bunu yapabilir” şeklinde konuştu.


 Ekizoğlu, “Ailelere de büyük görevler düşüyor. Çocuklara karşı mükemmeliyetçi ve kontrolcü davranılmamalı. Onlara güvenmeli ve yol göstermeli. Yaratıcılıklarını özgür kullanabilmeleri için hayal kurmalarına izin verilmeli. O zaman kendilerini geliştirirler. Şiire sanata edebiyata daha duyarlı olurlar. İnşallah yakın zamanda pandemi biter ve yüz yüze eğitim başlar. Çünkü hiçbir şey gerçeğin yerini tutamaz” dedi.


 

Salgın döneminde üretmeye devam etti


Eğitimci Akile Ruh Ekizoğlu, 1976’da Lefkoşa’da doğdu.


Çocukluk yıllarını orkidelerin diyarı Hisarköy’de geçirdi... Ortaokul ve liseyi Bayraktar Türk Maarif Koleji’nde okudu. Atatürk Öğretmen Akademisi’nde eğitimini tamamladıktan sonra, 16 yıl öğretmenlik yaptı. Şu an Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Yüksek Öğrenim Müfettişliği’nde görev yapıyor.


Çocuklarla iç içe, hareketli bir dönemden sonra, masa başında göreve başlayan Ekizoğlu, şöyle dedi:


“Hareketli cıvıl cıvıl bir ortamdan çıkıp dingin ve monoton bir göreve başlamak bende şok etkisi yarattı. Ama öğretmenlik misyonumun tamamlandığını düşündüğüm bir zamanda sınavlara girdim ve başarı elde ettikten sonra şu anki görevime atandım.


 Hal böyle olunca, hayatımı renklendirecek sanatsal etkinliklere katılmaya başladım. Tabii şimdi salgın dolayısıyla her yer kapalı ama yazmak özellikle pandeminin ket vurmadığı bir şey… Evimizde otururken yazabiliyor ve üretebiliyoruz. Kitap okuyarak dağarcığımızı doldurmak, online eğitimlere katılmak gibi… Kendimi geliştirmek adına, merak duyduğum konularla ilgili daha çok bilgi sahibi olmak için okudum, araştırdım ve şiirler yazdım. Bu süreci iyi değerlendirdim”.

Annesi ona örnek oldu


İlkokul yıllarında, annesinin gazete sayfalarından şiir okuduğunu ve televizyonda şiirler dinlediğini hatırlayan Ekizoğlu, “Şiire olan ilgim ve sevdam o yıllarda başladı. Yine o yıllarda sınıf öğretmenimizin ödev olarak şiir ve öykü yazmamızı istemesi bu sevdayı alevlendirdi” diyerek anlatmaya devam etti:


“Annem gazete sayfalarında çıkan şiirleri okumayı çok severdi. Hatta o kupürleri keser saklardı. Programcı Ayşe Egesoy televizyona çıkıp şiir okumaya başladığı an evde tıs çıkmaz, pür dikkat onu dinlerdik. O çocuk yaşımda benimde ilgimi çeker okunan şiirleri anlamaya çalışırdım.


Şiir yazmaya, ilkokul dördüncü sınıfta öğretmenimin etkisiyle başladım. Ödev olarak şiir ve öykü yazmamızı istedi. İlk farkındalık o zaman oldu. Yazabileceğimi bilmiyordum! Ama öğretmenimizin teşvikiyle yazdım.


Çocuk dünyasında neler var? Çiçek, kelebek, ilkbahar, annem, 23 Nisan şiirlerim ve öykülerimde bu hep bu temalar vardır. Zaman içinde şiire daha çok yöneldim ve yazdıkça yazdım”.

banner134

“İki Parça”nın doğuşu…


“Şiir yazmak, ilk başlarda içimi dökebildiğim bir terapi gibiydi… Dünyamda gelişen olumlu veya olumsuz tüm duygularımın yükseldiği bir noktada onları dışa vurmak ihtiyacı hissettiğim anda ifade etmek için, kağıt kaleme sarılır şiirler yazardım” diyen Ekizoğlu, 2019’da “İki Parça” ismini verdiği kitabında şiirleri topladı.


2019 Ekim ayında şiir severlerle buluşan kitap, ülkemizin en seçkin kitap mağazalarında raflardaki yerini alırken, “kahvenin en güzel arkadaşı kitaptır” düşüncesiyle kitabın kafelerde de satışa sunulduğunu belirten Ekizoğlu, şiirlerini kitaplaştırma hikayesini şöyle anlattı:


“Yıllardır yazıyorum. Yazarken aklımda hiç şiirlerimi kitaplaştırma düşüncem yoktu. Hatta beni şiir yazmaya cesaretlendiren isim ise merhum Türkay Altay hocamdı. Hocamın Yönettiği Türk Sanat Müziği korosunda çalışmalara katılıyordum. Bir gün besteler için sözler yazmamızı istedi.


Mükemmeliyetçi bir kişiydi… Yazdığım şiirleri ve sözleri okuduğu zaman ‘ne güzel sözler’ diyerek, bunları neden kitaplaştırmadığımı sordu. Onun sözleriyle yüreklendim ve şiirler yazamaya devam ettim.


Dosyalar içinde duran şiirlerimi elime aldığım zaman acaba bu şiirler, bir gün ne olacak! diye düşünmeye başladım. Yakılacak mı yoksa atılacak mı?… Sonra çocuklarıma hatıra kalsın diyerek kitaplaştırmaya karar verdim.


İlk başlarda çekincelerim vardı… Yazdığım şiirler görücüye çıkacak ve öncesinde bir takım süzgeçlerden geçmesi lazımdı. Yardım almaya karar verdim. Üniversite yıllarımda öğretmenim olan Kamuran Semra Eren’e şiirlerimi okumasını için rica ettim, nasıl kitaplaştırabiliriz veya ne yapabiliriz diye de fikir istedim. Onun teşvikiyle bu işe giriştim”.

“Bahar” ve “Hazan”


 

“İki Parça”da yer alan şiirleri incelendikten sonra “Bahar” ve “Hazan” başlıkları altında okuyucuyla buluştu.


“Yaşama sevinci, kişiye duyulan sevgi, umut, barış… Pozitif duygularla yazılan bu şiirler Bahar bölümünde yer alıyor” diyen Ekizoğlu, “Hazan” bölümündeki şiirlerinin de negatif duyguları yansıttığını ifade etti.


Yazmaya, üretmeye devam eden Ekizoğlu, “Şiirlerimi kitaplaştıracak kadar biriktirebilirsem, bu kez profesyonel anlamda yayımlamak isterim” dedi.


Ekizoğlu, yaşadığı zorlu süreçten de söz etti:


“İlk kitabım için sponsor bulamadım. Ülkemizde görüştüğüm yayınevleri ise ekonomik sıkıntılardan dolayı şiir kitaplarını basmadıklarını söyledi. Türkiye’de yazıştığım yayınevleri oldu ama kendi yayınevlerimizle çalışmayı tercih ettim. Bende kendi imkanlarımla kitabımı yayımladım. Basım, dağıtım oldukça zor bir süreçti.

Ama insanların kitabımı satın aldığını görmek, sosyal medyada paylaşılması beni mutlu ediyor. Onun ötesinde Milli Kütüphanemiz ve halk kütüphaneleri de şiir kitabıma yer verdi. Bu benim için çok özel… belki bir gün bireysel kütüphaneler kaybolabilir ama devletin kütüphanesinde duran kitap yıllar yılı orada kalacak ve nesillerden nesillere de ulaşabilecek.

  Bir duyguyu, düşünceyi en kısa şekilde şiirle anlatırsınız. Şiir bu kadar etkili olmasına ve insanların belli amaçlar için kullanmasına rağmen şiir kitaplarına ve şiir okumaya ne yazık ki ilgi az.


Özelde şiire genelde okumaya ilgi az… Okumayan bir toplumuz… Okumaya teşvik de çok fazla değil. İlkokulda görev yaparken çocukları okumaya teşvik ederdim. Hayal güçlerini geliştirecek hem okumak hem de yazmak ile ilgili farkındalıkları gelişsin diye de atölye çalışmaları da yapardım. Çocuklara örnek olmamız lazım.


İnsanlar şiirleri okudukları zaman kolayca anlamak istiyor. Gençler, çocuklar soyut şiirleri anlamakta zorlanıyor, üzerlerinde düşünmek istemiyor.


Okuyucunun merak edip araştırmasını sağlamak amacıyla kendi şiirlerimde farklı kelimeler kullanıyorum. Bu anlamda gençler şiirlerimi okudukları zaman anladıklarını söylüyor. Onlardan aldığım yorumlar ise, çok yalın, hayatlarının içinde var olan, hikaye ve duygular buldukları şeklinde. Okuyucudan şimdiye kadar güzel dönütler aldım. Yazdığım şiirler ve yayınladığım kitabımla gençlerin şiiri sevmesine katkıda bulunursam bu beni mutlu eder. Hem kendim hem de edebiyatta şiirin sevilmesi adına mutlu olurum”.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75