Taş el değirmeni

banner37

Taş el değirmeni
banner90

El emeğiyle yapılan, alın terinin olduğu her iş çok değerlidir. Teknolojinin henüz hayatımıza girmediği dönemlerde insanlar tarlalarını çift öküzle sürerdi, çapayla, kürekle, tırmıkla işlem yapardı topraklarına. Şimdiki gibi tarımda kullanılan iş araçları yoktu. Varsaydı bile kimsenin gücü bu araçları almaya yetmezdi.

Herkes kendi ürettiğinden yazlık ve kışlık yiyeceklerini çıkarırdı. Her iş zordu. Sabahın saat 04.00’ünden belki de daha erken gün başlardı onlar için. Çünkü yapılacak çok iş vardı. Evde, tarlada baş edilmesi gereken, emek bekleyen işler sıraya konulurdu.

Her mevsimin öncelikli işleri vardı. Şimdi de köylerde yaşayan, üretimle uğraşan insanlarımız aynı zahmeti, aynı emeği, aynı alın terini döküyor. Ama bu kez, işleri teknolojinin sağladığı imkanlarla daha kolay oluyor.

Bu haftaki konum taş el değirmenleri…

Eskiden kırma ve öğütme aleti olarak kullanılan taş el değirmeniyle, tahıl taneleri (buğday, arpa, mısır, çavdar) iki taş arasında ezilerek, un elde edilirdi. El değirmenleri yuvarlak, üst üste iki sert taştan oluşurdu.

Ortası delik olan değirmende, üstteki taş üzerine takılan kol, elle çevrilerek döndürülürdü.

banner9
El değirmenleri eskiden tüm evlerde vardı.

Makinelerin sağladığı kolaylık olmadan tahıl tanelerini un ve bulgur haline getirmek epey zahmetli bir işti.

Ekmek yoğurma teknesi veya bir siniye (tepsi) doldurulan tahılı el değirmeninde öğütebilmek için saatlerce diz üstünde oturmak gerekiyordu. Üstteki taşı el değirmeninin sonuna kadar itip sonra da geriye doğru çekmek ise, kollarda ve sırtta büyük ağrıya neden olurdu.

Teknolojik aletlerin olmadığı bu dönemde, üretim için insan gücüne ihtiyaç vardı. Daha çok kadınların üstlendiği bu görev, oldukça meşakkatliydi.

Buğdayı kaynattıktan sonra, el değirmenlerinde saatlerce öğüterek bulgur elde eden kadınlar, kışa hazırlık için günlerce uğraşırdı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96

banner108