“Tiyatro insanı olmak için çok emek harcamak lazım”

Lefkoşa’da başlayan tiyatro sevdasına Bursa’daki Nilüfer Tiyatro’da devam eden Adem Mülazim, yönetmek, oynamak, farklı alanlara açılmak, farklı deneyimler yaşamayı istiyor

“Tiyatro insanı olmak için  çok emek harcamak lazım”
  • 31 Mart 2018, Cumartesi 11:02

Murat OBENLER

Lefkoşa’da başladığı tiyatro sahnesi yolculuğunu tiyatrodaki sanatçıların yetki, karar ve uygulama süreçlerine etkin olarak katıldığı Bursa’daki Nilüfer Tiyatro’da sürdüren genç tiyatrocu Adem Mülazim’le tiyatroyu konuştuk.

Sahnede olmayı seven ve tiyatronun yanı sıra dansla da ilgilenen Mülazim, tiyatro insanı olma yolundaki basamakları teker teker çıktığı yolculuğunu KIBRIS Gazetesi’ne anlattı.

Mülazim, “Benim içimde hep tiyatro insanı olmak vardı ve bunun için hep çabalayacağım. Tiyatro insanı olmak için çok emek harcamak lazım. Bir isim olmaktan ziyade yönetmek, oynamak, farklı alanlara açılmak, farklı deneyimler yaşamayı kastediyorum” diyor. Eğitimi tamamladıktan sonra adaya döneceğini söyleyen ancak oyunculuk alanında biraz da tecrübe sahibi olması gerektiği kanaatine vardığı için Türkiye’de kalan Mülazim, şöyle dedi:

“İstanbul- Bursa arası çok yakın ve orada da oyun izleme imkanı bulmak çok önemli bir deneyim. Nilüfer Belediyesi’nin de 1 ay boyunca çok güzel bir tiyatro festivali var.  Sonuç olarak en büyük arzum daha çok çalışmak, oynamak, tiyatro adına bir işe yaramak istiyorum. Ünlü tiyatrocu Muhsin Ertuğrul’a ‘Oyunculuk güzel mi?’ diye sormuşlar ve o da ‘40’ından öncesi rezalet, 40’ından sonraki çok güzel’ demiş. Bir hocam ‘Gerçeğin sanattan öğrenecek çok şeyi var’ demişti”.

SORU: Tiyatro aşkı sizde nasıl oluştu?

MÜLAZİM: Ben gençlik yıllarımda HAS-DER’e folklor oynamaya giderdim ve gençlik kamplarda yapılan gösteriler sayesinde tiyatroyla tanıştım. Konservatuar diye oyunculuk eğitimi alınabilecek eğitim kurumu olduğunu öğrendim ve o yönde çalışmalarımı yoğunlaştırdım. Bir de dans geçmişim var. Eşli danslar yapıyordum. Yolum bu sayede Osman Ateş’le kesişti ve “oyunculuk yapmak ister misin?” diye bana öneri getirince memnuniyetle kabul edip, 15 yaşında Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’na (LBT) başladım. Gençlik Ekibi’nde yer aldım ve Barış Refikoğlu beni sınavlara hazırladı. Aliye abla (Aliye Ummanel) ile de tanıştım.

Sahnede olmayı çok sevdim ve seviyorum. Seyircilerle aranda güzel bir etkileşim oluyor. Her bir oyunun diğerinden farklı olması, seyircinin reaksiyonları, tiyatroya karşı daha fazla merak hissi uyandırdı.

SORU: Konservatuar öncesinde LBT’de hiç rol aldın mı?

MÜLAZİM: Aliye ablanın yönettiği “Philipp Hotz’un Büyük Öfkesi” oyununda oynadım. Çok güzel bir süreçti. “Alice Harikalar Diyarı” oyununda ise beyaz tavşanı oynadım. Sonra da Ankara’da konservatuar yılları oldu.

SORU: Ankara ve İstanbul’da eğitim dışında sanatsal, kültürel yaşamla ne kadar içli dışlıydın?

MÜLAZİM: Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nü bitirdim. Bir yıl Ankara Devlet Tiyatrosu’nda çalıştım. Sonra İstanbul Kadir Has’ta oyunculuk üzerine yüksek lisans yaptım. Okulun verdiği en önemli şey vizyondur. Seçildikten sonra okulda her şey sana bağlıdır. Farklı hocalardan alınan farklı dersler var. Sonrasında her şey senin verilenleri nasıl harmanlayacağına bağlıdır. Sana malzemeyi verirler. Okul  ilerde başına geleceklere hazırlayan bir süreç. Okul seni oyuncu olduğuna inandırır. Ondan sonra her oyun bir okul aslında.

SORU: Seni okulda çok etkileyen hocaların oldu mu?

MÜLAZİM: Levent Suner hocamın derslerinden çok etkilendim. Diksiyon hocası olarak ondan çok şeyler öğrendim. Yüksel lisansta ise kendi ekolü olan hocam Çetin Sarıkartal benim birçok şeyi aşmamı sağladı.

“Nilüfer Tiyatro’da kararları biz sanatçılar üretiyoruz ve uyguluyoruz”

SORU: Tiyatrocular daha çok Ankara ve İstanbul’da kalmayı tercih ederken sen Bursa’ya geçiş yaparak Nilüfer Tiyatro’ya başladın. Nasıl oldu bu süreç?

MÜLAZİM: Ben Bursa’da çok mutluyum çünkü Kent Tiyatrosu’nda yeni bir yönetim biçimimiz var. Kendi yönetmenlerimizi kendimiz seçiyoruz. Bir yatay hiyerarşi modeli aslında. Genel kurul gibi yapıda bütün entelektüel kararları biz üretiyoruz. Tiyatronun vizyonunu bizlerin oluşturacağı bir gelecek öngörüyoruz. Daha demokratik bir yapı ve Nilüfer Belediyesi bizlere çok büyük bir özgürlük ve hareket alanı sağlıyor. Belediye bizlere sabit bir bütçe veriyor ve kentin ihtiyaçlarını da değerlendirerek oynayacağımız oyunlarımızı seçiyoruz. Kimi zaman metni seçip sonrasında aramızdan biri veya dışarıdan yönetmen bulup onla çalışıyoruz. Oyuncular her zaman farklı yönetmenlerle çalışırlarsa kendilerini geliştirebilir.

SORU: Levent Hoca’yla çalışmaya sizler karar verdiniz o zaman?

MÜLAZİM: Evet. Levent Hoca bu oyunu 10 yıl önce yönetmişti ve “İki Efendinin Uşağı”nı ikinci kez bizle yönetti. Bizim açılış oyunumuz oldu. Bu yıl Nilüfer Tiyatro olarak 3 büyük ve 1 çocuk oyunu sahneye koyuyoruz. “Cambazın Cenazesi”  ve “3. Reich’in Korku ve Sefaleti” oyunu. Çocuk oyunu ise “Nota Çalan Rüzgar”. 10 kişilik oyuncu kadrosu ile bu oyunları dönüşümlü olarak haftanın belirli günlerinde oynuyoruz.

SORU: Neden ilk oyununuzda Komedia Del Arte türünü seçtiniz?

MÜLAZİM: Komedia Del Arte, İtalyan geleneksel halk tiyatrosu türüdür. Oyunda yapılaşmış, gelenekselleşmiş stiller, davranma biçimleri var. Bir dolantı komedisi anlatıyoruz. Başa gelen beklenmedik şeyler ve bu şeylerden oluşan komiklerden doğan eğlenceli bir oyun. Levent hocanın yorumunda daha bir karnaval tadında ve festival havasında bir anlatı var. Oyunda bir anda tango, flamenko bir anda sessiz sinemaya tanık oluyoruz. Bir anda La Prima Cosa Bella şarkısını söylemek de bunlardan biri.

SORU: Silvio karakterine gelecek olursak...

MÜLAZİM: Ben metni Komedia del Arte’den uzak şekilde okuduğumda bunun neresi komik dedim. Aşıkların yürüyüşleri, uşakların davranışları eklendikçe oyun şekillenmeye başladı. Çok güzel bir okuma provası yaptık. Çok büyük aşka kapılan ama engellerden ve başına gelen aksiliklerden dolayı (kıskançlık da var) bir türlü aşkına kavuşamamış olan Silvio’nun serüvenini görüyoruz. Silvio’yu oynamak çok eğlenceliydi.

“Bir tiyatro seyirciye her şeyi sansürlemeden verebilmeli”

SORU: 16.yüzyılın ikinci yarısındaki Comedia del Arte geleneği ile günümüzün güncel konuları bu oyunda güzel bir şekilde harmanlanıyor…

MÜLAZİM: Mesela Smeraldina’nın tiradında “Ben biliyorum siz erkekler nasılsınız” diyor. Erkek kılığındaki bir kadın ile bir erkek dövüşüyor ve erkek kılığındaki kadın erkeği mat edebiliyor. Bir yerde yine “ben sana bluz yakıştırıyorum” der ve o da “Ben böyle giyinmeyi tercih ediyorum” der.  Biz tiyatro olarak sevgiyi, aşkı kısmak istemedik. Kraliçe Beatrice ve Florindo’nun aşkı daha çıtkırıldım ve duygusal boyuttayken Truffaldino ile Smeraldina’nın aşkı daha sert çizgide ilerliyor. Bir tiyatro, seyirciye her şeyi sansürlemeden verebiliyor olması lazım. Bir başka oyunumuz da Türkiye’de bir dönem yasaklanmış olan “3.Reich’’in Korku ve Sefaleti”dir. Bizi baltalayıp kesen bir yönetime sahip olmadığımız için çok şanslıyız.

Sahipler/Efendiler ve uşaklar arasındaki ilişki ise oyunun ana konularından biri. Günümüzün sömüren/sömürülen ilişkisi yani...

Oyunun konusu uşaklar üzerine kuruludur. Uşakların bir şeyleri karıştırması ve çözmesi tüm dolantının onların etrafında akmasını sağlıyor. Aslında bir rastlantı sonunda uşak(lar) devreye giriyor. Çünkü bir uşak ve iki efendi var.

SORU: Türkiye’de oyunculuk yapan Kıbrıslı arkadaşlarla görüşüyor musun?

MÜLAZİM: Birlikte okuduğum Pınar İnandım’la. Erdoğan Kavaz çok sevdiğim arkadaşım. Mehmet Osmanoğlu diye bir arkadaş var. Hazar Ergüçlü ile LBT Gençlik Ekibi’ndeyken beraberdik. Hala görüşüyoruz.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık