banner6

Toprağa dokun, 5000 yıllık Vounous'u yaşa

banner37

Huzur içinde anaerkil yönetimde yaşayan Vounouslular’la tanışma fırsatı.

Toprağa dokun, 5000 yıllık Vounous'u yaşa
banner8

Murat OBENLER

Çatalköy Belediyesi organizasyonuyla hayata geçirilen “Vounous Nekropoli” hakkında araştırmacı/seramik sanatçısı Rauf Ersenal’le Çatalköy’ün dağlık bölgesinde yer alan orijinal Vounosluların yaşadığı topraklar üzerinde tarihe kısa bir yolculuk yaptık.

Kıbrıs tarihinin 5000 yıl öncesinin önemli bir kesitini günümüze aktaracak dev projeyle “dünyanın kültür turizmi” adı altında yapılan turlara girebilecek bir alan yaratılıyor.

Ülkemizde ilk kez yer alacak bu alan, 7 Eylül’deki açılışla kapılarını 5000 yıl sonra yeniden insanlığa açacak huzur, üretim ve barış alanı Vounous; tüm insanlığı toprağa dokunarak anaerkil yönetim modeli olan hayatı yaşamaya çağırıyor.

Ekip arazide 3 aydır çalışıyor, sıfırdan bir köy yarattılar. Köyde her bir ev, bir atölye olarak kullanılacak ve sanatçılar burada eserler pişirecek. Turizm programlarına konması durumunda burası da yaşayan bir mekan haline dönecek.

SORU: Vounous’un tekrardan gün yüzüne çıkmasının fikirsel çalışmaları ne zaman ve nasıl başladı?

ERSENAL: 2000’li yılların başında Kıbrıs’ın geneline yönelik yaptığım “Kıbrıs’tan kaçırılan eserler” ile ilgili bir çalışmam vardı. Çok uzun yıllar yaptığım araştırmalar ve oluşan 15-16 yıllık birikimin sonucunda ülkemizdeki kültürel zenginliklerin daha görünür olması işin somut projelere geçtik. 2014’te Akdeniz köyünde “Pişmiş Toprak Sempozyumu” yaptık. Çok başarılı ve etkili bir sempozyumun sonrasında oradaki eserler Akdeniz köyüne yerleştirildi. Vounous’la ilgili çalışmalarım da o döneme denk gelir. Kırmızı ve siyah kapların nasıl yapıldığına dair çalışmaları bir proje haline getirmiştim. Şimdi o projeyi daha da genişleterek hayata geçiriyoruz.

SORU: Tabii ki Kıbrıs’ın çok zengin tarihi geçmişi ve kültürel mirası olduğunu biliyoruz. Siz neden bu zengin mirastan Vounos’u seçtiniz? Vounous’un özelliği ve tercih önceliği olacak önemi nedir?

ERSENAL: Vounous’un özelliği aynı dönemde Kıbrıs’ta yaşayan insanlar arasında Anadolu’dan inkişaf (yetişmiş) halinde gelen, her şeyi bilen, o dönemin modern kişileri olmalarıdır. Tarım, hayvancılık, madencilik, seramikçilik gibi yeteneklerle donanmış kişiler olan Vounous insanları o dönemin sosyal yaşamını yansıtmayı başaran ince, detaylı eserleriyle dikkat çekiyorlardı. Bize çok şey aktardılar. Çift süren köylüler, tarımla uğraşan, ekmek yoğuran kadınlar hep Vounous’tan çıktı. Milattan önce 2300-2400’lerden yani günümüzden 4500-5000 yıl öncesinden bahsediyoruz.

Burada su vardı, hayvancılık ve tarım vardı. Ta ki deniz kavimleri gelerek tüm Akdeniz’i yakıp yıkana kadar. 100 yıllık huzur dönemi de bitiyor ve buranın insanları da Doğanköy, Ozanköy’ün olduğu bölgelerde oluştuğunu sandığımız kentlere göçüyorlar. Kentli oluyorlar yani.

SORU: Peki projenin hayata geçmesi ve bu alandaki somut çalışmalar ne zaman başladı? Bu çalışmaların ciddi bir ekip işi olduğunu gözlemledim. Kimler var Vounous’u tekrar Kıbrıs’a kazandıran ekipte?

ERSENAL: Projeyi Çatalköy Belediye Başkanı Mehmet Hulusioğlu’na bahsettiğimde çok heyecanlanarak destek verebileceklerini söyledi ve Belediye Meclisi’nin de onayı ile çalışmalara başladık. Tabii ki bu projenin mali boyutları var. O kısmı belediye tarafından çözüme kavuştuktan sonra projeyi arkadaşlarım Celal Dimilliler, sanat danışmanımız Şenol Özdevrim, Fevzi Derat ve daha birçok gönüllü ile alana taşıdık.

Aslında bu proje Çatalköy Belediyesi organizasyonu olarak ilerliyor. Zaten burada halka mal olmuş bir proje var (proje başkanı, Rauf Ersenal’ın projesi değil) ve çünkü o kişi projesini insanlarla paylaşmışsa o proje artık halkın/toplumun bir projesi halini almıştır. Bu arazide 3 aydır çalışıyoruz ve sıfırdan bir köy yarattık. Köyde her bir ev, bir atölye olarak kullanılacak ve sanatçılar burada eserler pişirecekler. Çatalköy Belediyesi de bu eserleri kendi sınırları içinde uygun gördüğü yerde sergileyecek. İleri aşamalarda ise burası turistlerin gelip ziyaret edebileceği önemli bir kültür noktası, tarihi mekân olacak (hedefimiz odur).

Turizm programlarına konması durumunda (ki biz koyacaklarını düşünüyoruz) burası da yaşayan bir mekân haline dönecektir. Turistlerin kendilerinin de yapmak istemesi durumunda sanatçılarımızın yardımlarıyla o hizmeti de vereceğiz.

SORU: 5000 yıl öncesinin “Vounous Nekropoli” hakkında bize küçük ipuçları verirseniz toplum da bu konuda bir ön bilgiye sahip olur? Malum insanımız artık betonun hegemonyasındaki köylere ilgi gösteriyor.

ERSENAL: Vounous Nekropoli’nde her şey primitiftir (ilkel). Nekropolis ölüler kenti demektir yani mezarlık. Buraları o insanların mezar alanlarıydı. Yerleşim yerleri hâlâ bulunamadı. Umarım yakın bir gelecekte bizim arkeologlarımız yerleşim yerini de bulacaklar. Bu iki olay bütünleştiği zaman dünyada çok ses getirecek bir proje de ülke turizmine, tarihine kültürüne kazandırılmış olacak. Sadece idame edilmesi için devlet desteğinin verilmesi şartı var. Gelecek yıla bronz çağı evlerinin kerpiçten yapılması ve hatta sanatçıların da burada yaşayarak sürekli üretimde bulunması, arkeologların bir arkeoloji evi yapılmasının programlanması gerekir. Bir taraftan deneysel arkeolojik araştırmaların bir taraftan kazıların sürmesi buraya çok büyük bir canlılık kazandıracaktır.

SORU: Bir nevi tarihsel bir laboratuar alanı yaratıyorsunuz...

ERSENAL: Evet. Bu ülke için burası büyük bir kazanımdır. Deneysel arkeoloji alanındaki eksikliğimizi de bir nevi kapatmış olacağız. Çamur hazır, kil (Vounousluların kullandığı kil) hazır, pişirimler tamam, her şey hazır. Kabak formlu kaplar için kabakları ektik. Bronz çağının en belirgin formu kabaktı. Tamamen her şey yerli Vounous. Bir tek bunu meraklılarına sunmak kalıyor.

banner134

SORU: Bu sunumlar nasıl ve ne zaman olacak?

ERSENAL: 1-16 Eylül arasına yayılan bir programımız var. Seramik sanatçıları, heykeltıraşlar, Türkiye ve dünyadan öğretim görevlilerinden oluşan 80 civarı insan burada buluşacak. Burada üretile eserler halkla paylaşılacak. 2 Eylül’de başlıyoruz ama can alıcı nokta açılış töreninin olduğu 7 Eylül Perşembe saat 18.30. Muazzam bir gösteri olacak ( ışık, ses ve müzik). O gece buraya gelecek insanlar 5000 yıllık bir zaman tünelinden geçecek.

Gündemde hiç bitmek bilmeyen siyasi tartışmalar, milliyetler üzerinden suçlamalar vs olduğu için milliyetçiliğin olmadığı o dönemleri anlatacak bu proje bir nevi milliyetçilik ötesi insanlığın medeniyet yürüyüşünden bir kesiti yansıtmış gibi oluyor.

Siyasi boyutu yok. Tamamen kültürle ilgili bir proje. Dünyanın dört bir yanından (Rumlar da dahil) sanatçılar burada bir aile oluşturacaklar. Vounouslular huzur içinde yaşayan, üreten ve barış içinde olan insanlardı, savaşçı kavim değillerdi. Savaş kaygıları yoktu ve bu durum üretimlerine de yansıyordu. Biz o ortamı da yansıtan bir konsept ve tema yaratıyoruz. Ana fikir topraktır. Biz bir nevi toprağı uyandırıyoruz. Toprağa dokunursan geçmişi yaşayacaksın. 50 haneli aileler veya komünler barış içinde üretiyorlardı. Önemli bir nokta da kadınların yönettiği, anaerkil bir idarenin ve yaşamın olmasıydı. Kadın üstündü çünkü kadın doğuruyordu, yaşam veriyordu ve kutsaldı. Tanrıça figürleri de kadındır.

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 23 Ağustos 2017, 09:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88